8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 91
“8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları Sayfa 91 SDR İpekyolu Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
8. Sınıf Din Kültürü Ders Kitabı Cevapları SDR İpekyolu Yayınları Sayfa 91
Âlemlere rahmet olarak gönderilen, bizler için en güzel örnek olan Hz. Muhammed (sav), yaşadığı toplumda sevilen saygı duyulan bir insandı. Hiç şüphesiz onun sevilmesinin, kendisine saygı duyulmasının esas nedeni, üstün ahlaki özellikleriydi. İşte doğruluk ve güvenilirlik de Hz. Muhammed’in (sav) hayatı boyunca en çok dikkat ettiği ahlaki ilkelerin başında yer alıyordu. Hz. Muhammed (sav) hiçbir zaman yalan söylememiş, hile yapmamış, kimseyi aldatmamıştır. O, doğup büyüdüğü Mekke toplumunda küçük yaşlardan itibaren çalışmaya başlamış, gençlik yıllarında ticaret yaparak hayatını sürdürmüş, kırk yaşında da peygamber olarak görevlendirilmiştir. Allah’ın Elçisi (sav), peygamberlikten önce de peygamber olduktan sonra insanların güvenini sarsacak herhangi bir davranışta bulunmamıştır. O; verdiği sözleri tutmuş, yaptığı anlaşmalara sadık kalmış, yalan ve hileden daima uzak durmuştur. Yapamayacağı şeyler için hiçbir zaman söz vermeyen, verdiği sözleri mutlaka yerine getiren Hz. Muhammed (sav), yaşadığı toplumda “Muhammedü’l-Emin” (Güvenilir Muhammed) olarak tanınmıştır. Hz. Peygamber’in (sav), emin (doğruluğu ilke edinen, üstün bir şahsiyet ve toplumda güvenilir bir kişi) olduğunu gösteren birçok örnek olay vardır. Örneğin Hz. Muhammed (sav) otuz beş yaşındayken Mek- keliler; sel, yağmur suları, fırtına vb. tabiat şartları nedeniyle duvarları zarar gören Kâbe’yi yıkıp yeniden inşa etmeye karar verdiler. Masraflar için ortak bütçe oluşturdular, gerekli malzemeleri toplayıp hemen işe başladılar. Hızlı bir şekilde çalışan kabileler, Kâbe’yi özenli bir şekilde yeniden inşa ettiler. Ancak iş, kutsal olduğuna inanılan Hacerü’l-Esved taşının yerine konulmasına gelince anlaşmazlığa düştüler. Her kabile, bu taşı yerine koyma şerefinin kendisine ait olmasını istiyordu. Bu konudaki tartışmalar uzadıkça uzadı. Neredeyse kabileler arasında Hacerü’l-Esved’in yerine konulmasına ilişkin ihtilaf nedeniyle çatışma çıkacaktı. Bu sırada Mekke’nin ileri gelenlerinden biri olan Ebu Ümeyye, Kâbe’nin kapısından girecek olan ilk kişinin hakem olmasını ve onun vereceği karara uyulmasını önerdi. Bu konuşmadan bir süre sonra oraya gelen ilk kişi Hz. Muhammed (sav) oldu. Onu görenler; “Bu, kendisine güvenilen kimsedir. Onun vereceği hükme razıyız.” dediler.1 Hz. Muhammed (sav) de her kabileden bir temsilci istedi. Sonra bir yaygı üzerine Hacerü’l-Esved’i koydu. Kabile temsilcilerinden de Hacerü’l-Esved’i, koyulacağı yere kadar yaygı içinde taşımalarını istedi. Nihayet Hacerü’l-Esved’i yaygıdan alıp kendi elleriyle yerine koydu. Bu olay, Hz. Muhammed’in (sav) hem herkes tarafından güvenilir bir kişi olarak tanındığını hem de hakkaniyetli çözümler ürettiğini göstermektedir.- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
8. Sınıf SDR İpekyolu Yayınları Din Kültürü Ders Kitabı Sayfa 91 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok