Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
8. Sınıf İnkılap Tarihi Dersdestek Yayınları

8. Sınıf İnkılap Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 188-189-190

8. Sınıf Dersdestek Yayınları İnkılap Ders Kitabı Sayfa 188-189-190 Cevapları‘na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

8. Sınıf İnkılap Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 188-189-190

8. Sınıf İnkılap Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Çözümleri Sayfa 188

Ç. TÜRKİYE’DE ÇOK PARTİLİ SİYASİ HAYATA GEÇİŞ

Türkiye uzun süre tarafsızlığını koruduğu II. Dünya Savaşı’nın son günlerinde ABD, İngiltere ve Fransa gibi demokrasi ile yönetilen ülkelerin yanında yer aldı. Ayrıca bu devletlerin öncülüğünde toplanan San Francisco Konferansı’na katılarak Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden biri oldu. Türkiye savaş sonrası dönemde de aynı dış politikayı devam ettirerek bu ülkelerin kurduğu Batı Bloku ile birlikte hareket etti. Söz konusu ülkelerle ilişkilerini geliştirmek için de onlar gibi çok partili demokratik hayata geçmeye karar verdi.

İsmet İnönü’nün yukarıdaki sözlerinde de vurguladığı gibi Türkiye Cumhuriyeti zaten kurulduğu günden beri demokratik bir karakterdeydi. Ancak ülkemizde elverişli şartların bulunmaması nedeniyle demokrasiyi hayata geçirmek mümkün olamamıştı. II. Dünya Savaşı’ndan sonra ise gerek ülkemizde gerekse dünyada demokrasiye geçiş için uygun bir ortam meydana gelmişti.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de savaşın getirdiği sıkıntılardan bunalan halk kitleleri demokrasi taleplerini daha güçlü bir şekilde dile getiriyorlardı. İktidarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi içinden de bazı milletvekilleri hükümetin ekonomi politikalarını eleştiriyor ve artık çok partili hayata geçme zamanının geldiğini söylüyorlardı. Aynı günlerde Birleşmiş Milletlerin kuruluşu için San Francisco’da (Görsel 7.17) bulunan Türk heyeti de Türkiye’de tek partili yönetime son verileceğini ve yeni partilerin kurulacağını açıklamıştı.

Demokrasiye geçiş konusunda içeride ve dışarıda yaşanan bu gelişmeleri Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün “ülkemizde muhalefet partilerinin kurulması gerektiği” yönündeki demeci izledi. Böylece Türkiye’de demokrasiye geçiş için gereken şartlar kendiliğinden ortaya çıkmış oldu.

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

8. Sınıf İnkılap Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Çözümleri Sayfa 189

İlk olarak Temmuz 1945’te Nuri Demirağ tarafından Millî Kalkınma Partisi kuruldu (Görsel 7.18). Onu CHP’den ayrılan milletvekilleri Celal Bayar, Fuat Köprülü, Refik Koraltan ve aşağıda kısa öz geçmişi verilen Adnan Menderes’in 7 Ocak 1946’da kurduğu Demokrat Parti izledi. İlerleyen günlerde siyasi hayatımıza başka partiler de katıldı.

Adnan Menderes (1899-1961)

Aydın’ın Koçarlı ilçesi Çakırbeyli köyünde doğdu. Fethi Bey’in başkanlığında kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkasına giren Adnan Menderes, partinin Aydın örgütünü kurarak il başkanı oldu. Bu partinin kendi kendini kapatması üzerine de siyasi yaşamına CHP’de devam etti. Önce CHP Aydın İl Başkanlığına ardından da Aydın milletvekilliğine seçildi. Bu arada Ankara Hukuk Fakültesinde öğrenim görerek 1935 yılında mezun oldu.

1945 yılına kadar CHP milletvekilliğini sürdüren Adnan Menderes, o yıl hükümetin getirdiği Toprak Kanunu Tasarısı’nı reddederek Refik Koraltan ve Fuat Köprülü ile birlikte partiden ayrıldı. Adnan Menderes 7 Aralık 1945’te yine CHP’den ayrılan Celal Bayar ile birlikte Demokrat Partiyi kurdu. 1950 seçimlerinde İstanbul milletvekili seçilerek 1960 yılına kadar sürecek olan başbakanlık görevine başladı. 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi sonucunda iktidarı kaybetti.

Demokrat Parti, seçim kampanyalarında iktidardaki CHP’nin devletçi politikalarına karşı çıkarak milleti öne çıkaran bir strateji izledi (Görsel 7.19). Demokrat Partinin eleştirileri ekonomi konusunda yoğunlaşıyordu. Başta Adnan Menderes olmak üzere bu partinin kurucuları ekonominin asıl sahibinin kişiler ve özel sektör olması gerektiğini savunuyorlardı. Bu görüşe göre devlet ekonominin içinde işletmecilik değil, düzenleyicilik görevi üstlenmeliydi. Bunun gereği olarak da kamu hizmeti verenler dışında devletin elinde bulunan işletmeler özel teşebbüse ve kooperatiflere devredilmeliydi.

Demokrat Partinin ekonomi politikası ülkemizde hangi değişiklikleri ortaya çıkarmış olabilir?

  • Cevap: Ekonomik alanda bir rahatlama devresi yaşanırken ve DP’nin halkla ilişkileri de yolundayken ana muhalefet CHP’nin üzerine gidildi. 1953 yılında CHP malları hazineye devredildi. Halkevleri kapatıldı. 28 Ocak 1954’te köy enstitüleri kapatıldı. 1954’te laiklikten uzaklaştığı gerekçesiyle MP kapatıldı.

8. Sınıf İnkılap Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Çözümleri Sayfa 190

Türkiye’de ilk çok partili genel seçimler 21 Temmuz 1946’da yapıldı (Görsel 7.20). Seçimleri kazanan CHP, iktidarını 1950 yılında yapılacak olan çok partili demokratik hayatımızın ikinci seçimlerine kadar devam ettirdi (Grafik 7.1).

Türkiye çok partili hayata geçerek vatandaşlarının seçme ve seçilme haklarından tam anlamıyla yararlanmalarını sağlamış oldu. Demokrasinin gerekleri olan düşünce ve ifade özgürlüğü ile parti kurma haklarının önündeki engelleri kaldırdı. Ayrıca partilerin serbestçe propaganda yapmasına ve seçimlere katılarak iktidara gelmesine imkân hazırladı. Böylece kurucu üyeleri arasında bulunduğu Birleşmiş Milletlerin kuruluş belgesinde yer alan temel hak ve özgürlüklere saygılı olduğunu gösterdi.

Çok partili hayata geçilmesi ülkemize hangi yararları sağlamış olabilir?

  • Cevap: Ülke yönetimi tek bir siyasi düşünce ve grubun elinde olmadığı için denetim olanağı arttı. Eleştirel ve alternatif farklı siyasi partiler tek bir ideolojinin hegomanyasına engel olundu. Farklı fikirlere söz hakkı verildi ve böylece toplumsal gelişimi arttı.

8. Sınıf İnkılap Ders Kitabı Çözümleri Dersdestek Yayınları Sayfa 188-189-190 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2023 Ders Kitabı Cevapları

Bir cevap yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!