9. Sınıf Demokrasi ve İnsan Hakları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 36
“9. Sınıf Demokrasi ve İnsan Hakları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 36 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
9. Sınıf Demokrasi ve İnsan Hakları Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 36
Soru: Sümer Kanunları ile ilgili metin ve kaynaklardan yararlanarak soruyu cevaplayınız.
Yazılı hukukun ilk örnekleri Sümerlerde görülmüştür. Bu dönemde hukuki düzenlemeler yapan farklı krallar olmasına rağmen bilinen ilk yazılı kanun metinlerinin Lagaş Kralı Urukagina tarafından yürürlüğe konulduğu bilinmektedir (Görsel 1.12). Bu metinler ile sosyal düzen yeniden sağlanırken devlet otoritesi güçlenmiştir. Ülkesinde sosyal adaleti sağlayan ve halkına özgürlük getiren Urukagina, insan hakları açısından önemli bir hukuk metni oluşturmuştur. Önceki yönetimlerin kötü idaresi sonucu halkta meydana gelen huzursuzluğu ortadan kaldırmayı amaçlayan bu metinler ticaret, özel mülkiyet ve aile hukukuna ilişkin düzenlemelerden oluşmakta; din adamlarının devlet ve toplum üzerindeki etkisini sınırlandırmaktadır.
- Cevap:
Urukagina talimatnamesinde: "(Kral) eskiden mevcut olan hüküm ve âdetleri tekrar tesis etti ve kiralı olan tanrı Ningirsu'nun, sözünü (memlekette) hâkim kıldı" ve "hürriyeti tesis etti, öksüze ve dul kadına kuvvetli (kimse haksızlık) etmedi" ibareleri mevcuttu. Urnammu kanununun (...) ahlâki kısmında: "Sümer memleketindeki bürokratik suiistimallerin reformlarla bu Kral tarafından bertaraf edildiği, tartı ve ölçülerin ıslâh edildiği, yetimlerin, sakatların, fakirlerin fenai muam elelerden korunduğu" ifade edilmekte idi.
İÖ 1850 dolaylarında Sümer ülkesinde bir cinayet işlendi. Üç kişi (...) bir tapınak görevlisini öldürürler. Katiller, belirtilmeyen bir nedenle, kurbanın(...)karısına kocasının öldürüldüğünü haber verirler. (...) kadın onların sırrını saklar ve yetkililere bildirmez. (...) Sümer yurdunda, adaletin kolu uzun ve kesindi. Cinayet, Kral Ur-Ninurta'ya (...) bildirildi ve o da davayı (...) mahkeme işlevi gören Yurttaşlar Meclisi'nin önüne çıkardı.
Bu mecliste bulunanlardan dokuzu, yalnızca üç katilin değil, kadının da cezalandırılması gerektiğini savlayarak suçluların sayısını artırırlar; olasılıkla cinayeti öğrendikten sonra suskunluğunu koruduğu için suç ortağı olabileceğini düşünmüşlerdi. Bunun üzerine meclisin iki üyesi kadının savunmasını üstlenirler. Onun cinayette yer almadığını ve bu nedenle de cezalandırılmaması gerektiğini öne sürerler.
Mahkeme üyeleri savunmanın görüşüne katılır. Kocası sağlığında kadının gereksinimlerini karşılar gibi görünmediğinden kadının suskun kalmakta haklı olduğunu bildirirler. "Gerçek katillerin cezasının infazına" ifadesiyle karar sonuca bağlanır. (...) (...) benzer bir durumda çağdaş bir mahkemenin vereceği kararla karşılaştırmanın yerinde olacağını düşündük. (...) o zaman Pennsylvania Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanı olan merhum Owen J. Roberts'a (...) görüşünü sorduk. (...) Kendi sözlerinden aktaralım: "Bizim yasalarımıza göre, kadının olay sonrası suç ortaklığıyla suçlanabilmesi için cinayetin işlenmiş olduğunu bilmesi yeterli değildir; suçluyu görmesi, onu teşvik etmesi ya da yardım etmiş olması gerekir."
Soru: Sümer Kanunları'mn yazılı hâle getirilerek suç ve cezanın önceden belirlenmesinin insan hakları düşüncesinin gelişimindeki etkileri neler olabilir? Açıklayınız.
- Cevap:
9. Sınıf Meb Yayınları Demokrasi ve İnsan Hakları Ders Kitabı Sayfa 36 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.