Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları TIKLAYINIZ

Sponsorlu Bağlantılar
Ana Sayfa / Kitap Cevapları / 9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Cevapları / 9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı İnsanlığın Hafızası Tarih Cevapları

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı İnsanlığın Hafızası Tarih Cevapları

Sponsorlu Bağlantılar


9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı İnsanlığın Hafızası Tarih Cevapları

9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Meb Yayınları 1. Ünite Tarih ve Zaman Sayfa  12,13, 14, 15, 16, 17  İnsanlığın Hafızası Tarih Etkinlik Soruları ve Cevapları

İnsanlığın Hafızası Tarih

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 12 Cevabı

1. İnsanoğlunun, geçmişte yaşanmış olayları öğrenmek istemesinin nedenleri nelerdir?

  • Cevap: İnsanlar sürekli olarak geçmişe bir ilgi duyarlar. Yaşanmışlıklar insanların hatıraları olarak özlem duymalarına neden olur. İnsanoğlunun her ne kadar teknik ilerleme sağlasa da sürekli olarak geriye gitme merakını yenememiştir.

    İnsanın geçmişe özlem duyması, yaşanmışlıkları insan hayatında bir iz bırakmasıdır. Bu izler bizi geçmişe yani köklerimize bağlar. İnsanları merak etmek, yaşanmışlıkları merak etmek anlamına gelir. İnsan hayatında merakın önüne geçmek mümkün değildir. İnsanlar zaman makinesi yapmak isteseler de sürekli olarak geriye gitmek isterler, ilerisi her zaman sonraki plandır.

    İnsanoğlu, meraklıdır, özlem duyar, yaşanmışlıklara değer verir. Bu nedenle insanoğlu her zaman geçmişe ilgi ve merak duymuştur.

2. Toplumsal bilincin oluşmasına tarih öğrenmenin katkıları nelerdir?

  • Cevap:  Toplululuk halinde yaşamak bazı sorumlulukları da beraberinde getirmektedir. Bu sorumluluklar toplumsal bilincin oluşmasını sağlar. Toplumsal bilincin oluşması insanların elindedir. İnsanların elinde olan eğitimin gerçekleşmesi de bilincin oluşmasında etkili olmaktadır.

    Toplumsal bilincin oluşmasında tarih öğrenmenin de etkisi vardır. Tarih geçmişle olan bağın kuvvetlenmesinde ve insanın ata ve analarıyla olan bağının köklü bir şekilde incelenmesinde ve ortaya konmasında etkili olmaktadır. Geçmişe dayalı ve geleceğe daha planlı bir şekilde bakmak tarihin öğrenilmesinde ve toplumsal bilincin sağlanmasında önemlidir.

    Toplumsal bilincin oluşmasında eğitim ve tarih öğrenimin etkisi çoktur. Bu nedenle tarih öğrenimine özellikle dikkat edilir ve akademide önemli bir yeri vardır.

3. Günlük yaşamda karşılaşılan tarihî bilgilerin doğruluğunun tespit edilmesinde uygulanması gereken yöntemler nelerdir?

  • Cevap:  Tarih, bilgi ve belgeler ışığında yazılan bir alandır. Bilgi ve belgeye dayanmayan ve arasında bir neden-sonuç ilişkisi olmayan bilgiler tarihi olma niteliği taşımamaktadır. Geçmiş zamanda yaşanan bu gelişmelerin incelenmesinde bilgilerin güvenilir olması çok önemlidir.

    Tarihi bilgilerinin doğruluğunun tespit edilmesi, kaynakların güvenilir olması, olayların şahitlerinin bulunması ve kıyaslamanın yapılabilir olmasıyla birlikte farklı kaynaklara bağlı olarak değerlendirilmelerin yapılması söz konusu olmaktadır. Tarih bu bakımdan en önemli dallardan birini oluşturmaktadır. Tarih öğrenimi, bir toplum için geçmiş ile olan bağların kuvvetlenmesi ve toplumsal bilincin de oluşmasını sağlar.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 13 Cevabı

Hafızasını kaybeden insan, geleceğini planlayabilir mi? Neden?

  • Cevap: Hafızasını kaybeden insan geleceğini planlayabilir mi sorusu günümüzde en çok sorulan sorulardan biridir. Hafıza kaybı yaşanması muhtemel bir olay olarak beyin sarsıntısı geçirmekle meydana gelmektedir. Hafıza kaybının yaşanması durumunda ya geçici ya da kalıcı olarak geçmişe ait bilgilerin unutulduğunun ortaya çıkması görülmektedir.

    Geçmişi olmayan birinin geleceği planlaması ilk aşamada mümkün gözükmeyebilir. Fakat insanlar geleceği planlamakta her zaman mahirdir. Geleceği planlamak için insanlara ihtiyaç duyulması geçmişi olmayan biri için en büyük zorluklardan biri olacaktır. Yaşadığı psikolojik buhran insanın plan yapmasına engel olabilir. Bu da hafızasını kaybeden insanın geleceği planlamasının zor olduğunu gösterir.

Tarihle ilgili tanım ve yorumlara dikkat edildiğinde hangi ortak noktalara ulaşılır?

  • Cevap: Tarih ile ilgili yorumlar ve tanımlar her geçen gün daha fazla yapılmaktadır. Fakat bu yorum ve tanımların birçok ortak noktası bulunmaktadır. Tarihle ilgili tanım ve yorumlar geçmişteki olayların yaşanmışlığı ve ele alınma şekli olarak ortak noktalar bulunmasından ileri gelmektedir.

    Tarihle ilgili tanım ve yorumlara dikkat edildiğinde ortak nokta olarak, geçmişte yaşanan olayların o günün şartlarına göre ele alınması gerektiğini ortaya koymuşlardır. Bu tarihin en büyük belirsizliklerinden ya da ihmal edilen noktalarından biridir. Tarih, bilgi ve belgeler kanalıyla olayların arasındaki neden ve sonuç ilişkisinin ortaya çıkarılması anlamına gelmektedir.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 15 Cevabı

Talas Savaşı
744 yılında II. Kök Türk Devleti’ni yıkan Uygurlar, onların yerini dolduramadı. Bu nedenle Çinliler batıya doğru ilerlemeye başladı. Bunun üzerine Karluk Türkleri tarafından desteklenen Müslüman Araplar ile Çinliler arasında meydana gelen Talas Savaşı’nda (751) Çinliler ağır bir mağlûbiyete uğradı. Çinliler bu yenilgiden sonra Batı Türkistan’a hâkim olma emellerinden vazgeçmek zorunda kaldı. Türk boyları Çin baskısından kurtuldu. Batı Türkistan’da sarsılan Türk nüfuzu yeniden kuruldu. Türk-Arap mücadelesi Talas Savaşı’ndan sonra yerini dostluğa ve iş birliğine bıraktı. Sağlanan bu barış ortamında İslâmiyet’in Türkler arasında yayılması hızlandı.
Talas Savaşı kültür tarihi açısından da önemli gelişmelere yol açmıştır. Kâğıt bu savaşta esir alınan Çinliler vasıtasıyla Çin dışında ilk defa Semerkant’ta üretilmiştir. IX. yüzyıldan itibaren Endülüs’ten Hindistan’a kadar bütün İslam ülkelerinde kâğıt yapımına başlanmıştır. Kâğıt Avrupa’ya Sicilya ve Endülüs üzerinden girmiştir (Taşağıl, 2010, s.501’den düzenlenmiştir).

Metindeki olay ve olgular nelerdir?

  • Cevap: Olaylar kısa süre içerisinde gerçekleşen değişiklikler iken olgular zaman içinde yavaş yavaş meydana gelen değişimlerdir. Buna göre;Metindeki olaylar:

    – II. Göktürkler’in 744’de yıkılması

    – Çinlilerin Bagatur Tudun’u öldürmesi

    – 751 Talas Savaşı

    – Sasaniler’in yıkılması

  • Metindeki olgular:

    – Çinliler’in Batı Türkistan’a hakim olma emellerinden vazgeçmek zorunda
    kalması

    – Batı Türkistan’da Türk nüfuzunun güçlenmesi

    – İslamın Türkler arasında yayılması

    – Kağıt üretimi ve kullanımının savaşın diğer ülkelere yayılması

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 16 Cevabı

Tarihî bir olayın aydınlatılmasında hangi kaynaklar daha güvenilirdir?

  • Cevap: Tarihi olaylar geçmişte yaşanan olaylar olarak bilgi ve belgelere dayalı bir şekilde neden ve sonuç ilişkisine bağlı kalarak ele alınmaktadır. Tarihi bir olayın aydınlatılmasında kaynakların güvenilir olması ön plana çıkmaktadır. Kaynakların güvenilir olması tarihi olayların ele alınış biçimini ve olayların içeriğini doğrudan etkiler.

    Tarihi bir olayın aydınlatılmasında kaynaklarının güvenilirliği bakımından yazılı kaynaklar daha güvenilir olmaktadır. Fakat sözlü kaynaklar da yerine göre güven vermektedir. Çünkü elle yazılarak kopya edilen kaynaklara yalan ve iftiraların karıştırılması da söz konusu olmaktadır. Tarihi bir olayın aydınlatılmasında kaynakların güvenilir olması korunmasına bağlı olarak değişmektedir.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 17 Cevabı

Türklerin İlk Yazılı Belgeleri
Tarihte “Türk” adının geçtiği yazılı ilk metinler Orhun Kitabele- ri’dir (Görsel 1.7). Bu kitabeler hakkında ilk bilgiler XIII. yüzyılda yaşayan Cuveynî’nin “Tarih-i Cihangüşa” isimli eserinde yer alır. Cüveynî, eserinde Uygur bölgesini gezerken rastladığı garip işaretlerle yazılmış taşlardan söz etmektedir. Daha sonra Danimarkalı Messerschmidt’in (Mesırşmit) 1721’de bu eseri görerek Avrupa bilim camiasına tanıtması üzerine birçok bilim adamı bu yazıların kime ait olduğu hakkında tahminlerde bulunmuştur. Bu bilim insanlarının bazıları bu yazıların; Prusyalılara, İskitlere, Yunanlara ve Latinlere ait olduğunu ileri sürmüştür. Bölgeye giden birçok araştırmacı burada kazılar yaparak yeni kalıntılar tespit etmiştir. Kitabelerin okunuşunu ilk çözen Danimarkalı Dil Bilimci W. Thomsen (V. Tomsen) olmuş ve bu abidelerin Türklere ait olduğunu tüm dünyaya duyurmuştur. Orhun Kitabeleri hakkında yapılan bilimsel çalışmaların sonucunda; Türklerin yaşantılarına, töresine, kültürüne ve devlet yönetimine dair bilgiler bulunmuştur (Gömeç, 2000, s.64-65’ten düzenlenmiştir).

Metne göre tarih biliminin hangi bilim dallarından yararlandığı söylenebilir?

  • CevapMetinde epigrafi biliminden yararlanılmıştır. Epigrafi, taş,mermer gibi sert cisimler üzerine yazılan yazıları inceler.
2
like
2
love
0
haha
1
wow
1
sad
10
angry


Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir