Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları TIKLAYINIZ

Sponsorlu Bağlantılar

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı 2. Ünite İnsanlığın İlk Dönemleri Ölçme ve Değerlendirme Cevapları

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Tarımdan Ticarete Ekonomi Cevapları

Ana Sayfa / Kitap Cevapları / 9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Cevapları / 9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Orta Çağda Siyasi Yapılar Cevapları

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Orta Çağda Siyasi Yapılar Cevapları

Sponsorlu Bağlantılar


9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Orta Çağda Siyasi Yapılar Cevapları

9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Meb Yayınları 3. Ünite Orta Çağda Dünya Sayfa 66, 67, 68,69, 70, 71, 72  Orta Çağda Siyasi Yapılar Etkinlik Soruları ve Cevapları

Orta Çağda Siyasi Yapılar

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 66 Cevabı

1. Günümüzdeki ticaret merkezlerinin özellikleri nelerdir?

  • Cevap: Ticaret merkezleri, günlük hayatımızın içinde olan ve hayatımızda geçimimizin sağlanması için çalıştığımız ve çeşitli kurumlarla ortaklaşa çalıştığımız ortak alanlar olarak bilinmektedir. Geçmişten günümüze ticaret merkezleri sosyal hayatın içinde olmuş ve sürekli gelişmiştir.Günümüzdeki ticaret merkezleri, şehirlerin merkezinde, ulaşım ağlarının ortasında, çok katlı ofisler şeklinde bulunmaktadır. Bu ticaret merkezleri, ofis olarak kullanılmakta ve diğer ticari ihtiyaçlar da daha çok şehrin dışında üretilmekte ve piyasaya sürülmektedir. Ticaret merkezlerinin, büyük şehirlerde, limanlara yakın, ulaşım ağlarına yakın olması işlerin daha kolay ve çabuk gerçekleşmesi için elzemdir. Son teknoloji yardımıyla geliştirilen ve yapılan yeni ticaret merkezleri de bu şekildedir.

2. Toplum hayatına kanunların etkileri nelerdir?

  • Cevap: Toplum hayatını düzenleyen yazılı olan ve yazılı olmayan kurallar bulunmaktadır. Yazılı olmayan kurallar, ahlak ve kültür kuralları olarak sosyal hayatın her kesimi tarafından kabul edilen ve benimsenen kurallar olmuştur. Gelenek, görenek, örf ve adetler kapsamında şekillenmiştir. Yazılı olan kurallar hukuk kurallarıdır. Hukuk kuralları, kanunlar olarak

3. Orta Çağ’da Avrupa’da görülen yönetim biçimleri nelerdir?

  • Cevap: Orta Çağ Avrupası’nda yönetim şekilleri, halkın sınıflara ayrılmasından ileri gelen ve soyluların bir tahakküm kurduğu yönetim şekillerinden meydana gelmekteydi. Orta Çağ Avrupası karanlık bir çağ olarak insan haklarının ve diğer özgürlüklerin ayaklar altına alındığı bir çağ olmuştur.Orta Çağ’da Avrupa’da görülen yönetim biçimleri Aristokrasi ve Derebeylik olarak bilinen Feodalite şeklinde yaşanmıştır. Bu iki yönetim biçiminin ortak özellikleri arasında soylu sınıfının fakir halkı tahakküm altına alınması şeklinde meydana gelmektedir. Orta Çağ, insan haklarının ve özgürlüklerinin engellendiği, insanların köle olarak kullanıldığı, kadınların alınıp satıldığı bir çağ olmuştur. Aydınlanma çağı ile Orta çağ karanlık kültürünün dışına çıkılmıştır.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 67 Cevabı

“Geçmişteki uygarlıklardan bazıları neden yıkıldılar? Ben,
uygarlıkların kaderlerinin yıkılmak olduğuna inanmıyorum.”
Arnold Toynbee
Arnold Toynbee’nin uygarlıkların yıkılmasına inanmamasının nedenleri neler olabilir?

  • Cevap: Uygarlıklar tarih boyunca hep yıkılmış yerini yenilerine bırakmışlardır. Uygarlıkların yıkılış süreçleri iyi değerlendirildiğinde amacından sapma, devlet idaresinin bozulması, ekonomik sebepler, yeni devletlerin güçlenmesi gibi birçok sebep görülür. Bu sebeplerin hiç birisi olmadan hiçbir uygarlığın yıkılmadığını görürüz. Arnold Toynbee de uygarlıkların yıkılmasını kader olarak yorumlamayıp, niteliklerini yitirdiğini düşünerek bu sözü söylemiştir. Uygarlıklar niteliğini yitirdiği andan itibaren yıkılış sürecini durduramazlar. Yıkılış süreci bir anda başlayıp bitmez. Ekonomik yetersizlikleri gidermek, askeri gücünü diri tutmak, devletler arası ilişkileri geliştirmek uygarlıkların ayakta kalmasını sağlayacak. Nitekim 600 sene süren Osmanlı bile niteliğini yitirdiği için yıkılmıştır. 600 sene boyunca yaşayıp gücünü diri tutan ve çalışkan olan bir devletin bir anda yıkılması kaderi olamaz. Yetersiz kalması olabilir. Bu söz ile bu durum anlatılmak istenmektedir. Kaderiydi ve yıkıldı diye olayı basite indirgemek değil yıkılış sebeplerini iyi incelemek gerektiği mesajı verilmektedir. Bu sebeplerden ders çıkartılarak tekrarlamamak ve ayakta kalmak gerektiği alttan alta vurgulanmak istenmiştir.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 68 Cevabı

Feodalizm
Feodal sistem; merkezî iktidarın yok olduğu, karışıklıkların ve güvensizliklerin yerleştiği, ticaretin neredeyse durduğu, kent yaşamının önemini yitirdiği bir ortamda ortaya çıkmıştır. Bu gelişmeler Avrupa’da ortaya çıktığı için feodalizm evrensel değil Batı toplumlarına özgü olarak kabul edilmektedir. Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılma sürecine girmesiyle kıtlık ve savaş korkusu halkın can ve mal güvenliği endişesine kapılmasına neden oldu. Bundan sonra halk yaşadıkları bölgelerin büyük malikânelere (Görsel 3.2) sahip lordlarına sığınmaya başladı. Feodalite güçlü savaş lordlarının egemen güç kabul edildiği, zayıfların kendilerini efendilerine emanet ederek karşılığında sadakatle hizmet sözü verdikleri bir toplum yapısıdır. Lordlar, kendisine sığınan köylü sınıfını korumak ve topraklarına toprak katabilmek için sadık bir silahlı güce ihtiyaç duymuştur. Böylece Avrupa’nın her yerinde bu lordlara bağlılık yemini etmiş savaşçı vassallar ortaya çıktı. Bunlar Orta Çağ’ın şövalye adı verilen profesyonel savaşçılarını oluşturdu. Orta Çağ toplumunun temelini köylüler oluştururdu. Üst sınıfların refahı onun emeğine bağlıydı. Toprağın sahibi olan ve malikânede yaşayan lordlar, köylü ve ailesinin de sahibiydi. Kral; lord ve vassallarından malikâne sayısı oranında asker ve vergi toplardı. Feodalizmde hiç kimse tam anlamıyla hükümran değildi. Bu yüzden kral, lord ve vassallar arasındaki mücadeleler, Orta Çağ Avrupası’nda uzun süren karışıklıklara, siyasal istikrarsızlıklara
hatta savaşlara neden olmuştur (Ülgen, 2010, s.3-18’den düzenlenmiştir).

Feodalitenin güç kazanmasında etkili olan sebepler nelerdir?

  • Cevap: Feodalite ve Aristokrasi soylu sınıfının, fakir halkı tahakkümü altına almasından ileri gelen yönetim biçimleri olarak ortaya çıkmıştır. Özellikle Avrupa’da uygulanan yönetim biçimi olarak Orta Çağ’da yaygın bir hale gelmiştir. Feodalite o dönemde güçlenerek siyasi düzenin içinde bir hegemonya oluşturmuştur.Feodalitenin güçlenmesinde  gücün tek bir yerde toplanması, zengin olanın fakir olanı ezmesi, kullanması, alıp satması ve ticaretin soylu sınıfına bağlı olarak yapılması etkili olmuştur. Bölgesel yönetimlerin bu şekilde siyasi istikrarsızlık ortamı oluşturması geçmişten o güne kadar aynı aşiret ve kabilelerin tahakkümünün sürmesine de bağlıdır. Feodalite Yeni Çağ’da yıkılarak tarihe karışmıştır.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 70 Cevabı

Gücün meşruiyet kaynağı bakımından Sasani, Bizans ve Moğol imparatorluklarının benzerlik ve farklılıkları nelerdir?

  • CevapFarklılıklarıBüyük İskender, Doğu kültürlerinden etkilenerek gücünün meşruiyet kaynağını tanrısallaştırmıştır.
    Romalılarda Krallık ve cumhuriyet dönemlerinde yönetim aristokratların elindeydi.
    Çin İmparatorluğu tarihte kutsal kabul edilen farklı hanedanlar tarafından yönetilmiştir.
    Sasaniler de krallarını kutsal kabul etmişler fakat Mısır firavunları gibi tanrı-kral anlayışını benimsememişlerdir.
    Kralların, Gök Tanrı tarafından seçildiğine inanılırdı.

    Benzerlikleri

    Tüm İmparatorluklarda gücün tanrı tarafından kendilerine verildiği inancı mevcuttu.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 71 Cevabı

Orta Çağ’da Avrupa’da Veba Salgını (1347-1351) 1347’nin sonunda Sicilya’da görülen veba, ilk olarak Bizans topraklarını vurmuş ve Avrupa’ya; Venedik, Cenova gibi liman kentleri üzerinden girmiştir. Ortaya çıkış nedeni kesin olarak bilinmeyen bu hastalık için değişik tedaviler ve korunma yolları geliştirilmiştir. Bu salgın nedeniyle Avrupa nüfusunun neredeyse yarısına yakını ölmüştür. Veba salgını (Görsel 3.3); ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel hayatı derinden etkilemiştir. Avrupa’nın demografik haritasını değiştiren bu hastalık, halkın psikolojik olarak güvensizlik ve korku yaşamasına neden olmuştur. Sosyal ilişkileri zayıflatmış, ticareti ve dini uygulamaları durma
noktasına getirmiştir. Çok sayıda kişinin ölmesi her alanda bir değişime neden olmuştur. Sonuçları sadece Orta Çağ’ı değil sonraki çağları da ilgilendiren bu salgın hastalık daha sonraları kıtada tekrar görülmüş ama bu denli büyük etkiler yaratamamıştır. (Genç, 2011, s.123 ve 146’dan düzenlenmiştir).

Veba salgınının, Avrupa’da siyasi ve sosyal hayata etkileri neler olmuştur?

  • Cevap: Kara ölüm adıyla da bilinen ve alabildiğine yayılmış bir veba salgını 1347-1350 yılları arasında Avrupa nüfusunun üçte birini yok etti. Toplam rakam 25 milyon ile 50 milyon arasındadır. Fransanın neredeyse 3/2’si ölmüştü. Öyle ki Londra şehri bu hastalıktan büyük Londra yangını sayesinde kurtulabilmiştir. Çin ve orta asya’da başlayan hastalık, Kırım’daki bir Ceneviz ticaret merkezini kuşatan kıpçak ordusunun, vebalı cesetleri mancınıkla kentin içine atmasıyla Avrupa’ya taşındı.

9. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 72 Cevabı

Ülkenin temeli vergidir, bu da adaletle yükselir, zulümle  değil.” Sasani Hükümdarı Erdeşir Babekan’ın bu sözü günümüz için de geçerli midir? Neden?

  • Cevap: Bir ülke her anlamda gelişmek istiyorsa bunu ancak halktan toplanan vergilerle başarabilir. Ancak devlet bu vergilere almak istiyorsa halka barışçıl bir dille halka güven vermeli, adaletle hükmederek halkın güvenini kazanmalıdır.

Büyük İskender, Roma ve Sasani devletlerinin geniş coğrafyalara hükmetmelerindeki etkenler nelerdir?

  • Cevap: Bu devletlerin yüzyıllar boyunca geniş coğrafyada hükmetmesinde şu etkenler etkilidir;Düzenli ve disiplinli ordulara sahip olmaları,
    Adaletli yönetim anlayışına sahip olmaları,
    Hoşgörülü olmaları,
    Halktan vergi toplamaları,
    Güçlü bir yönetim sistemine sahip olmaları.
0
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry


Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir