“9. Sınıf Sağlık Bilgisi ve Trafik Kültürü Ders Kitabı Cevapları Sayfa 132 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

9. Sınıf Sağlık Bilgisi ve Trafik Kültürü Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 132

Karayolları Trafik Yönetmeliği gereğince sürücüler, önlerinde giden araçları güvenli ve gerekli bir mesafeden takip etmek zorundadırlar. Bu mesafe, kendi araçlarının kilometre cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar metredir. Takip mesafesi, takip eden aracın 2 saniyede kateteceği yol uzunluğu kadar da olabilir (Görsel 2.42). Sürücüler, takip mesafesinin yeterli olup olmadığını 88-89 sayma kuralı ile kontrol edebilirler. Buna göre öndeki araç sürücüsü, yol üzerindeki belli bir noktayı (ağaç, levha, köprü kavşağı vb.) geçtiği anda onu takip eden sürücü normal bir söyleyişle 88-89 diye sayar. Arkadaki sürücü, rakamın son hecesini söylediğinde kendi aracı o belli noktaya gelirse takip mesafesi normaldir. Ancak o belli noktayı geçerse takip mesafesi azdır, o noktaya gelemezse takip mesafesi fazladır. Bir aracı güvenli takip edebilmek için olması gereken mesafenin, araç hızının yarısı kadar olması da başka bir yöntem olarak sayılabilir. Başka bir deyişle aracın hızı saatte 80 km ise güvenli takip mesafesi en az 40 metre olmalıdır. Sıkışık bir trafikte de durum aynıdır. Kol veya grup hâlindeki (konvoy şeklinde) araçlar arasında kendilerini sollayıp geçmek isteyen araçların güvenle girebilecekleri kadar açıklık bulunmalıdır. Bu açıklıklar, kol veya gruba dâhil araçların azami hızlarına göre takip mesafesinden az olamaz. Tehlikeli madde taşıyan araç sürücüleri, yerleşim birimleri dışındaki kara yollarında diğer araçları en az 50 metre mesafeden takip etmek zorundadırlar. Trafik Kazalarında Aracın Çarpma Hızının Kazaya Etkisi Yüksek hızda araç kullanma davranışı, trafik kazasına doğrudan etki eden çok önemli bir trafik ihlalidir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2008 yılında hazırlanan Hız Yönetimi başlıklı raporda hız yapma, yasal hız sınırının üzerinde ya da yasal hız sınırını aşmayan ancak içinde bulunulan koşullar için uygun olmayan yüksek hızda araç kullanmak olarak tanımlanmıştır. Başka bir ifadeyle bir aracın hızının yüksek olup olmadığına karar verilirken hem yasal hız sınırı hem de aracın içinde bulunduğu ortam göz önünde bulundurulmalıdır. Hızın, kaza ve kaza sonuçları üzerindeki etkisi iki şekilde ortaya çıkmaktadır. İlki kaza olasılığının artması, ikincisi ise kazanın sebebi hız olmasa bile yüksek hızın kaza sonuçlarını ağırlaştırmasıdır. Hız arttıkça aracın kontrol edilmesi de o oranda güçleşir. Araç, ne kadar yüksek hızda seyrediyorsa çarpma anında transfer edeceği mekanik enerji de o denli yükselmektedir. Hız arttıkça kaza anında ortaya çıkan enerji artar. Bu da aracın çarptığı yaya veya nesnelerin daha fazla zarar görmesine neden olur. Herhangi bir kazada saatte 80 km hızla seyreden bir araçta bulunan bir kişinin hayatını kaybetme olasılığı, saatte 30 km hızla giden bir araçta bulunan bir kişiye göre 20 kat daha fazladır. Yayalar ve bisikletliler gibi daha savunmasız yol kullanıcıları söz konusu olduğunda kaza sonucu çok daha ağır olmaktadır. Bir araç, 30 km/saat hızla yayaya çarptığı zaman yayanın hayatta kalma olasılığı %90'dır. Aynı araç, saatte 45 km hızda olması hâlinde yayanın hayatta kalma olasılığı %50'ye düşmektedir. Saatte 80 km hızla giden bir aracın yayaya çarpması hâlinde ise yayanın hayatta kalma olasılığı hemen hemen yok gibidir (Grafik 2.1).
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

9. Sınıf Meb Yayınları Sağlık Bilgisi ve Trafik Kültürü Ders Kitabı Sayfa 132 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.