9. Sınıf Tarih Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 258
“9. Sınıf Tarih Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 258” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
9. Sınıf Tarih Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 258
ORTA ÇAĞ’IN BİLGELİK EVİNDEN MODERN BİLİMLERE
Yönerge: Görselden ve metinden yararlanarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.
ORTA ÇAĞ’IN BİLGELİK EVİNDEN MODERN BİLİMLERE
Beytü’l-hikme: Modern matematiği ortaya çıkaran keşiflerin yapıldığı İslam Kütüphanesi Beytü’l-hikme (Bilgelik Evi)
13. yüzyılda yıkılan bu antik kütüphaneden herhangi bir iz kalmadı.Ama bu saygın akademi, İslamî Altın Çağ’da büyük bir entelektüel güçtü. Sıfır ve çağdaş Hint/Arap rakamları gibi dönüştürücü kavramların da doğum yeriy- di.Ancak bir şey çok net; Akademi matematiği tamamen değiştiren bir kültürel Rönesans’ı başlattı.
Ancak burada yapılan keşifler, daha sonra İslam İmparatorluğu, Avrupa ve en nihayetinde tüm dünyanın benimsediği güçlü, soyut bir matematik dilini ortaya çıkarttı. Surrey Üniversitesinden(İngiltere) fizik profesörü Jim El Halili:’’Fibonacci diye anılan 1170’te Pisa’da doğan İtalyan matematikçi Leonardo da Pisa, Liber Abbaci isimli eserini çok büyük ölçüde 9. yüzyıl matematikçisi Hârizmî’nin algoritmalarına dayandırıyordu. İlk kez iki bilinmeyenli denklemlerin çözümü için bir sistem öneriyordu.
Hârizmî alanındaki keşifleriyle “Cebir’in babası” diye anılır. Hârizmî Bilgelik Evinde astronom ve baş kütüphaneci olarak atanmıştı. Hârizmî’nin tezleri Müslüman dünyasında ondalık sayı sistemini başlattı. Leonardo da Pisa gibi diğerleriyse bunun Avrupa’ya iletilmesini sağladı” diyor.
Tarihî konulara ilgisi ve merakı olan lise öğrencisi Ali yatmadan önce gazete haberlerine göz atıyordu. Beytü’l-hikme ile ilgili yukarıdaki haberi gördü ve okumaya başladı. Hârizmî’yi düşünürken uykuya daldı. Rüyasında Hârizmî’yi gördü ve O’ndan Beytü’l-hikme ‘yi anlatmasını istedi.
Hârizmî:’’ Halife Me’mûn 830 yılında resmi bir tercüme ve araştırma enstitüsü ve kütüphanesi olan Beytü’l-hikme’yi (Bilgelik Evi) inşa etti. Mansur döneminden beri Hizanetü’l-hikme adıyla anılan bu saray kütüphanesi, zaman içinde ihtiyaca göre genişletilmişse de Me’mûn buraya yeni bir hüviyet kazandırdı. Bizanslılar’a karşı başarıyla sonuçlandırdığı seferden dönerken oralardan toplattığı kitapları beraberinde Bağdat’a getirdi. Ayrıca kütüphaneyi zenginleştirmek için büyük bir para ayırdı. Gerek imparatorluk sınırları içindeki kilise okullarından gerekse komşu ülkelerden ve Kıbrıs’tan getirtilen kitaplarla Beytü’l-hikme, bu dönemin( Orta Çağ) en zengin kütüphanesi ve yoğun ilmî araştırmaların yapıldığı bir merkez hâline geldi. Bağdat’taki Beytü’l-hikme bağımsız bir yapı olmayıp saray kapsamı içinde çeşitli bir bina durumundaydı. Burada kitapların korunduğu bölümlerin yanı sıra müellif, mütercim, kâtip, müstensih ve mücellitler için ayrılan odalar ve bir okuma salonu yer almaktaydı. Beytü’l-hikme’de sâhibü Beytü’l-hikme unvanını taşıyan bir yönetici ile müellifler ve mütercimler, bunların emrinde çalışan kâtipler, yazılan kitapları çoğaltan müstensihler ve mücellitlerden (cilt yapan) oluşan bir kadro görev yapıyordu. Grekçeden Süryânîceye, oradan da Arapçaya veya doğrudan Grekçeden Arapçaya tercüme yapan mütercimlerin sayısı kırk yedi civarındaydı.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
9. Sınıf Tarih Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 258 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























