9. Sınıf Tarih Tuna Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 173
9. Sınıf Tarih Ders Kitabı Sayfa 173 Cevapları Tuna Yayınları'na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
9. Sınıf Tarih Tuna Yayınları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 173
A. Aşağıdaki cümleleri kutucuklarda verilen kavramlardan uygun olanıyla tamamlayınız.- Cevap:
- Cevap:
- Cevap:
suffe; Hz. Muhammed’in Kur’an’ı ve İslam’ın esaslarını öğreterek Medine’de ders verdiği yer suffe. hüsn-ü hat; İslam sanatında süsleme ögelerinden bir diğeri olan yazı hüsn-ü hat denilen güzel yazı sanatı. Beytü’l-Hikme; Beyt'ül Hikmet, Abbasiler tarafından, 800'lü yılların başında, Bağdat şehrinde kurulan kütüphane ve çeviri merkezinden oluşan bir bilim merkezidir. cizye; İslam ülkelerinde gayrimüslimlerden alınan bir vergi. mu’îd; Müderris yardımcılarına müzakereci veya mu’îd denirdi.
2. Avasım nedir? Açıklayınız- Cevap: Avasım, Abbasiler Devleti zamanında özellikle Bizans Devleti sınırında kurulan şehirlerdir. Bu şehirlere Sultan Bekov Han ve genelde savaşçı özellikleri dikkate alınarak Türkler yerleştirilmiştir. Avasım şehrinin günümüzde Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş çevresinde kurulduğu bilinmektedir
- Cevap: Hz. Ömer dönemi İslam Devletinin en parlak olduğu dönemdir. Yaptığı düzenlemeler: Düzenli ordu kurdu, ordu divanı oluşturuldu, askerlere maaş bağlandı, devlet işleri için divan oluşturuldu, devlet hazinesi oluşturuldu, kadı sistemi oluşturuldu, hicri takvim uygulamaya koyuldu. Devlet örgütlenmesi tamamlanmıştır.
- Cevap: Ibn-i Sina, İslam'ın Altın Çağı olarak bilinen ve Yunanca, Farsça ve Hintçeden eserlerin çevirilerinin yapılıp yoğun bir biçimde incelendiği dönemde önemli yapıtlar ve çalışmalar gerçekleştirdi. Metafizik, ruhbilimi, akıl, bilimlerin ayrıştırılması, tıp, felsefe alanlarında büyük çalışmalar yapmıştır.
- Cevap: Medine Sözleşmesi’yle her şeyden önce farklı dinlere mensup insanların yaşadığı yeni bir toplum yapısı kuruldu. Sözleşmenin ilk maddesinde bu toplumun Müslümanlar ve bir saldırı durumunda onlarla birlikte savaşmayı kabul eden gayr-i müslimlerden meydana geldiği belirtildi. İkinci maddede ise “İşte bunlar, diğer insanlardan ayrı bir ümmet teşkil ederler.” denilerek Medine Sözleşmesi’ne katılanların din, dil, ırk farkı gözetmeksizin eşit hak ve yükümlülüklere sahip vatandaşlar olduğu ifade edildi. Barış, iyilik, adalet, doğruluk ve yardımlaşma teşvik edilirken kötülükler ve adaletsizlikler yasaklandı. Böylece sürekli çekişmeden beslenen soya dayalı kabilecilik anlayışı geride kaldı. Onun yerine karşılıklı hak ve sorumluluklar üzerinde uzlaşmış eşit vatandaşlardan oluşan, istişareye önem veren yeni bir sosyal ve siyasi düzen kuruldu.
- Cevap: Döneme bu adın verilmesine neden olarak, "bilgisizlik" anlamında cahillikten çok, ahlaksal olgunluk ve inceliğin karşıtı anlamında cahilliğin, o dönemde yaygın oluşu gösterilir. Nitekim, Kur'an'da "cahiliye" teriminin geçtiği dört ayetten özellikle üçü, bu görüşü destekler. Maide Suresi'nin 50. ayetinde Muhammed'e, insanlara Allah'ın indirdikleriyle hükmetmesi emredilir ve bundan hoşlanmayanlara "cahiliye hükmü"nü mü aradıkları sorulur.
- Cevap:
- Emeviler Arap-merkezci bir yönetim anlayışına sahipken, Abbasiler çok uluslu ve çok kültürlü bir yönetim benimsedi.
- Emeviler, yönetimde ağırlıklı olarak kendi aşiretlerine yer verirken, Abbasiler farklı etnik ve dinî gruplara yönetimde yer tanıdı.
- Abbasiler, bilim ve kültürde bir altın çağı teşvik ederken, Emeviler daha çok askeri ve siyasi konulara odaklandı.
- Emeviler, başkentlerini Şam'da kurarken, Abbasiler başkentlerini Bağdat'ta kurdu.
- Abbasiler, İslam'ın ruhani liderliğini vurgularken, Emeviler daha seküler bir yönetim anlayışı benimsedi.
- Cevap: Avrupalılar Müslümanların matematik, tıp, mühendislik, astronomi ve felsefede kendilerinden ileri olduğunu gördükçe İslam medeniyetini daha yakından tanımaya çalıştılar. Müslümanların ilim ve fenniyle tanışıp bunlardan sistemli bir şekilde faydalanmaya başladılar. Bu yolda ilk adımı atanlardan biri Rahip Raymond (Raymınd) oldu. Raymond, Endülüslü Müslümanların önemli ilim ve kültür merkezlerinden Tuleytula’nın 1085’te Hristiyanların eline geçmesinin ardından bu şehirde Avrupa’nın ilk Doğu ilimleri okulunu açtı. Ayrıca bir tercüme evi kurarak burada İslam âlimlerinin eserlerini Latinceye çevirtti. Böylece Avrupalılara İslam filozoflarının akılcılığı öne çıkaran düşüncelerini öğreterek Rönesans ve Reform hareketlerine zemin hazırladı.
9. Sınıf Tarih Tuna Matbaacılık Ders Kitabı Sayfa 173 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok