9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Hazırlık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 232
9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Hazırlık Ders Kitabı Sayfa 232 Cevapları Meb Yayınları'na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Hazırlık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 232
Okuduğunuz metin, Cumhuriyet Dönemi sanatçılarından Yusuf Ziya Ortaç’ın Bizim Yokuş adlı eserinden alınmıştır. Metinde Malûmat adlı derginin yazarın şiirlerini yayımlamak istemesi, sanatçının diğer edebiyatçılarla olan ilgisi ve itibarının artıp para kazanmaya başlaması ile ilgili anılara yer verilmiştir. Okuru hemen sarıveren samimi dili metnin dikkat çeken özelliklerindendir. Hatıra (Anı); bilim, sanat, politika gibi alanlarda ünlenmiş kişilerin başlarından geçen önemli olayları ya da yaşadıkları dönemin önemli olduğunu düşündükleri özelliklerini kendi gözlem ve bilgilerine dayanarak anlattıkları edebî türdür. Ünlü kişilerin yaşadıklarını gelecek kuşaklara aktarma isteği bu türün doğmasına sebep olmuştur. Hatıralar; yaşamın tamamını içine alabileceği gibi bir dönemini, bir bölümünü ya da bir zaman dilimini kapsayabilir. Hatıra yazarları; doğru olanı dile getirebilmek kaygısı ile kaleme aldığı dönemlerle ilgili çeşitli belge, mektup, günlük, dergi, gazete gibi kaynaklardan faydalanabilir. Bu türde açık, sade, anlaşılır, canlı bir üslup tercih edilir. Hatıra yazarının, anlattıklarının inandırıcı olması açısından objektif olması beklenir.
1. Okuduğunuz metinde geçen “Şimdi en kabadayı yazı parası ile öylesine bir lokantada böylesine üç kap yemek zor yenir biraz!” cümlesinde altı çizili kelimenin anlamını kullanıldığı cümlenin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizi TDK’nin Türkçe Sözlük’ünden kontrol ediniz.- Cevap:
- Cevap: Yazar kalemi kuvvetli biridir. Bunun yanında gözlem yeteneği çok olan biridir. Ayrıca da kendi yaşamını yazarak ürettiği eserlerden karşılayan biridir.
- Cevap: Metinde öyküleme, sayısal verilerden yararlanma ve diyalog gibi biçim ve tekniklerden yararlanılmıştır.
- Cevap: Metin sade akıcı ve yalın bir dile sahiptir. Özellikle betimleme ve öyküleme yapılan kısımlar okurun ilgisinin canlı tutulduğu kısımlar olarak gözümüze çarpmaktadır.
- Cevap: Dilin canlı bir varlık olduğu ve günden güne değişerek geliştiği anlamı çıkarılabilir. Değişimin sebebi ise günümüzde dı-di gibi eklerin ünsüz sertleşmesine uğrayarak tı-ti şekline bürünmesidir.
- Cevap: "Köşede, bodur bir masaya oturtulmuş semaver, üstünde lâcivert motifli beyaz çaydanlık, bütün gün kaynardı.", "Ali efendi lokantası, dört masalı bir ahçı dükkânı değildi. Osmanlı imparatorluğunun bütün müdürleri, müsteşarları öğle yemeklerini orada yerlerdi her gün." kısımlarını örnek verebiliriz.
- Cevap: O dönemde şair çokluğu varmış .bunun yanında dergicilik faaliyetlerinden ne kadar kazanıldığı bu faaliyetlerin kimler tarafından nasıl yapıldığı hakkında da bilgiler verilmektedir.
- Cevap: "Eskiden de, şair, toplum içinde soylu bir azınlıkmış.", "Fotoğrafımı, ilk defa bu dergide gördüm:", gibi cümlelerde altı çizili yerler fiillere örnektir.
- Cevap: Ama bir mecidiyeye, Sirkeci’de meşhur Ali efendi lokantasında, eti ile, sebzesi ile, tatlısı ile dört gün yemek yiyebilirdiniz!
- Cevap: Sudi, ortakları idi galiba: Solgun yüzlü, açık kumral, uzun boylu bir genç adam. Tatardı sanırım.
- Cevap: Ne ararsanız vardı bu dergide: Şiir, hikâye, makale, ispirtizma, rüya tâbiri, el falı, bilmece…
9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Hazırlık Ders Kitabı Sayfa 232 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok