Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları TIKLAYINIZ

Sponsorlu Bağlantılar
Ana Sayfa / Kitap Cevapları / Anadolu İmam Hatip Lisesi Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Cevapları / Anadolu İmam Hatip Lisesi Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 92 Cevabı

Anadolu İmam Hatip Lisesi Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 92 Cevabı

Sponsorlu Bağlantılar


Anadolu İmam Hatip Lisesi Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 92 Cevabı

2017 – 2018 Eğitim Öğretim dönemiyle beraber pek çok ders ve çalışma kitabı değişti. Değişen ders kitaplarından biri de “Anadolu İmam Hatip Lisesi Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Cevapları” oldu. Kitabı incelediğimizde ise Yrd. Doç. Recep ÖZDİREK, Yrd. Doç. Ahmet ÖZDEMİR, Yrd. Doç. Veysel AKKAYA, Yrd. Doç. Gülsüm PEHLİVAN AĞIRAKÇA tarafından kaleme alındığını görüyoruz. Kitapta görsellere hassasiyet gösterilmiş ve görsel tasarım Hanife KOYUTÜRK, Hakan ÖZTÜRK tarafından yapılmış.

Anadolu İmam Hatip Lisesi Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 92 Cevapları“nda önce sorular yazıldı daha sonra cevaplar verildi.

Anadolu İmam Hatip Lisesi Temel Dini Bilgiler Ders Kitabı Sayfa 92 Cevabı 

1. “Ahlak-ı Hamide” ne demektir? Hangi tutum ve davranışlara ahlak-ı hamide diyebiliriz? Araştırınız.

  • Cevap: Beğenilen güzel ahlak.(Hz. Muhammed (A.S.M.) bütün ahlak-ı hamidede en yüksek ve yetişilmeyecek bir dereceye malik idi. Onda içtima etmiş ahlak-ı hamidedir ki her bir haslette en yüksek tabakada olduğuna dost ve düşman ittifak ediyorlar.

2. Güzel ahlaklı olmanın önemi ile ilgili atasözü, deyim ve güzel sözler bulunuz.

  • Cevap:Güzel sözler;

    Güzel ahlak güler yüzlülük, cömertlik ve kimseyi üzmemek demektir.
    Güzel ahlak, eziyet vermemek ve meşakkatlere katlanmaktır.

    Atasözü;
    Ahlaklı, Kimsenin ayıplarını ve gizli taraflarını araştırmaz ortaya dökmez.
    Edep ve ahlak sahibi, Bilmediği bir konu hakkında hüküm vermez.
    Deyimler;
    O yolun yolcusu : Toplumun ahlak anlayışına göre kötü bir hayat süren kimse

3. “İlk peygamberlerden itibaren halkın hatırında kalan bir söz vardır; Hayâ etmedikten sonra istediğini yap!” (Buhârî, Edeb, 78.) hadis-i şerifinin ne manaya geldiğini araştırınız.

  • Cevap: Hayâ utanma, arlanma demektir. Utanmadan ve arlanmadan dilediğini yap anlamına geliyor.

4. “Hılfü’l-Fudûl” nedir, hangi amaçla, kimler tarafından kurulmuştur? Araştırınız.

  • Cevap: Hz. Muhammed, peygamber olmadan önce zulme uğrayan kimsesiz, zavallı insanların haklarını korumak için “hilfu’l-fudul” (erdemliler birliği) kurulmuştu. Bu birliğin üyelerinden biri de Peygamberimizdi.
    Erdemliler Encümeni olarak da bilinen Erdemliler Birliği, (Hilfu’l-Fudul) Kureyş’ten bazı erdemli kimselerin bir araya gelerek kurdukları ve peygamberimizin de katıldığı birliğin adıydı. Mekke’de zayıf ve kimsesizlerin haklarını savunmak, adaleti tesis etmek ve zulme son vermek bu teşkilatın en önemli hedefiydi. Bu birlik, uzun süre etkin bir biçimde faaliyetlerini sürdürmüştür.
    Hilfu’l- Fudul üyeleri, çok kere mazlumun hakkını almak üzere devreye girip adaleti sağlamış ve Mekkelilerin takdirini kazanmıştır. Bu teşkilat, haksızlık yapanlara karşı caydırıcı olmuştur.

5. Osmanlı’da, güzel bir âdet olarak uygulanan “zimem defterleri”ni araştırınız.

  • Cevap: Osmanlıda güzel bir adet olarak uygulanan Zimem defterleri, borçlarını ödeyemeyen borçluların borçlarının yazılı olduğu defterlerdir. Osmanlı zenginleri, borçlarını ödeyemeyenlere kolaylık gösterip yardımcı olurlardı. Bir de kendi isimlerinin bilinmemesini, gizli yapılmasını isterlerdi. borçlarını veremeyenleri tespit edip borçlarını öderlerdi. Durumu iyi olmayan fakirlerin de borçlarını öderlerdi. Eğer borcunu ödeyemeyen bulamazlarsa, borç defterini açıp rastgele bazılarının borçlarını öderlerdi. İşte borçluların yazılı olduğu bu defterlere zimem defterleri adı verilirdi.Zimem, zimmet kelimesinin çoğuludur. Zimmet burada borç demektir. Zimem defteri borçluların borçlarının yazılı olduğu defter demektir.

    Osmanlı zenginleri, borçlarını ödeyemeyenlere yardımcı olurlardı. Bir de kendi isimlerinin bilinmemesini, gizli yapılmasını isterlerdi. Veremeyenleri tespit edip borçlarını öderlerdi. Durumu iyi olmayan fakirlerin de borçlarını öderlerdi. Eğer borcunu ödeyemeyen bulamazlarsa, borç defterini açıp rastgele bazılarının borçlarını öderlerdi. Bu olay, zimem defteri diye şöhret bulmuştur.

    Osmanlı’nın sadaka taşları da meşhurdur. Fakirler ihtiyacı kadar oradan para alırlardı. Böylece fakir zengine minnettar kalmazdı.  Osmanlı, kışın kurtların aç kalıp köye, kente saldırmaması için dağ başlarına ölmüş hayvan eti bırakırdı. Osmanlı insanları aç bırakmadığı gibi hayvanları da aç bırakmazdı. Osmanlı devletinde çeşitli ırklardan insanlar olduğu halde ırkçılık diye bir şey yoktu. Bazı ülkeler, birçok işte Osmanlıyı örnek almıştır. Bir milletin iyi işlerini örnek almak hiçbir ülkeye zarar vermez, aksine çok yararı olur.

Nûman bin Beşîr (r.a) şöyle anlatır: Babam beni Resulullah (s.a.v)’a götürdü ve: “Ben, sâhip olduğum bir köleyi bu oğluma verdim.” dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v): “ –Buna verdiğini diğer çocuklarına da verdin mi?” diye sordu. Babam: “ –Hayır, vermedim.” dedi. Resulullah (s.a.v): “ –O hâlde yaptığın hibeden (bağıştan) dön!” buyurdu.
Buhârî, Hibe 12, Şehâdât 9; Müslim, Hibât 9-18

Hadiste verilmek istenen mesaj nedir? Arkadaşlarınızla değerlendirin.

  • Cevap: Yukarıdaki hadiste verilmek istenen mesaj; Bir babanın oğullarının arasında ayrım yapmadan onlara karşı eşit ve adaletli olmasıdır.
0
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry


Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir