Ana Sayfa / Atasözleri / Ayağını Yorganına Göre Uzat Atasözünün Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa
Atasözü ve Deyimler

Ayağını Yorganına Göre Uzat Atasözünün Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa


Ayağını Yorganına Göre Uzat Atasözünün Açıklaması

Ayağını Yorganına Göre Uzat Atasözünün Anlamı

Ayağını Yorganına Göre Uzat Atasözünün Hikayesi Kısa

Ayağını Yorganına Göre Uzat Atasözünün Öyküsü

AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZAT ATASÖZÜNÜN ANLAMI

  • Herkes harcamasını gelirine göre yapmalıdır.
  • hesabını kıtabını bilmelidir.

AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZAT ATASÖZÜNÜN HİKAYESİ

Sonradan zengin olan bir adam varmış. Eli biraz para görünce o güne kadar seve seve kullandığı, üstüne çekip altında derin uy­kulara daldığı yorganları beğenmemeye baş­lamış.

Kimi yorgan için, “Bu uzun, ben uzun yor­gan istemem,” demiş.

Kimi yorgan için, “Bu da kısa… Ben kısa yorgan da istemem,” demiş.

Parası var ya… En sonunda:

“En iyisi, ben yeni yorgan yaptırayım,” de­miş.

Gitmiş, şehrin en iyi yorgancısına, anlat­mış nasıl bir yorgan istediğini. Yorgancı kes­miş, biçmiş, doldurmuş, güzel bir yorgan dik­miş. Geldiği zaman, örtmüş üstüne adamın. Adam, sağa dönmüş, sola dönmüş yorganın altında:

“Yok, bu kalın olmuş,” demiş.

“Peki, beyim,” demiş yorgancı, “incesini yapalım size!”
Bir ay sonra ince yorganı üstüne örten adam, dudak bükmüş yine.

“Ne desem bilmem ki?” diye konuşmaya başlayınca tepesi at­mış yorgancının:

“Elimden gelen budur beyim,” deyip nazikçe kovmuş adamı.

Şehirde ne kadar yorgancı varsa hepsine yeni yor­ganlar diktirmiş adam; hiçbirini de beğendirememiş. Yorganbeğenmez’e çıkmış adı.

Kocasının, elindeki üç kuruş parasını yok yere, şımarıkça harcadığını gören karısı, sağa sola koş­muş, tanıdıklarına danışmış. Sonunda yaşlı bir nine:

“Kızım,” demiş, “şehrin en ucunda, yaşlı bir yorgancı var; sen onunla konuş bir. O, kocana göre bir yorgan diker.”

Kadıncağız, son çare, gitmiş yaşlı yorgan­cıya… Yalvar yakar anlatmış kocasının yorgan beğenmezliğini. Onu sessizce dinlemiş yaşlı yorgancı, yorgan dikmeye devam ederken.

Sonra da başını kaldırıp:

“Merak etme kızım,” demiş, “onun iste­diği gibi bir yorganı, iki hafta sonra kendim getireceğim.”

Dediği gibi yapmış yaşlı yorgancı.

İki hafta sonra, elinde yeni diktiği yorgan, kadının kapısını çalmış. Yorganbeğenmez adamın da evde olduğunu öğrenince, “İzin verin, kendim vereyim yorganı,” deyip girmiş içeri.

Selam verdikten sonra:

“Uzan beyim,” demiş Yorganbeğenmez’e.

Yaşlı yorgancının elindeki yorgana dik­katle baka adam:

“O yorgan küçük,” demiş cevap olarak.

“Sen yat hele,” demiş yorgancı, “küçük mü değil mi ölçüp an­larız.”

Yatmış adam. Yorgancı elindeki yorganı örtmüş üstüne.

Adam, dışarıda kalan ayak parmaklarını göstererek:

“Ben demedim mi sana,” diye doğrulmaya kalkınca yaşlı yor­gancı, şalvarının içinde sakladığı sopasını çıkarıp başlamış adamın dışarıda kalan parmaklarına vurmaya.

Adam, ayaklarını hemen içeri çekince:

“Hah şöyle,” demiş yaşlı yorgancı, “ağa da olsan bey de ayak­larını yorganına göre uzat!”




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir