Ana Sayfa / Şiir / Cenab Şahabettin Aheng-i Hayal Şiirinin İncelemesi Tahlili Açıklaması

Cenab Şahabettin Aheng-i Hayal Şiirinin İncelemesi Tahlili Açıklaması


Cenab Şahabettin Aheng-i Hayal Şiirinin İncelemesi 

Cenab Şahabettin Aheng-i Hayal Şiirinin Açıklaması 

Cenab Şahabettin Aheng-i Hayal Şiirinin Tahlili 

Yakazât-ı Aşk ve İtiraf’ta sade açık bir dil kullanılmıştır. Aheng-i Hayâl’de ise Servet-i Fünûn şiirine özgü ağır, kapalı bir dil vardır. Şiir biçim bakımından da farklıdır: Sırasıyla; dört, sekiz ve on bir mısradan oluşan üç bölüm halindedir. Bu farklılıklara karşılık, şiirdeki tem, diğer şiirlerde olduğu gibi aşktır.

Birinci bölümde şair, yine hayali bir sevgilinin hayalini kurar:

Saf bir kalb; evet perestîde,

Bir hayâlin, leb-i füsûnunda Bî-karârî-i levn-i rûyunda Çalkalansa bu aşk-ı hâbîde…

Bu uyuyan aşk, saf bir kalb olan sevgili bir hayalin büyüleyici dudağında; yüzünün renginden dolayı kararsız, çalkalansa. Şair içinde uyuyan aşkın bir sevgilinin varlığıyla uyanmasını, harekete geçmesini istemektedir. Sonraki iki

bölümde bu istek hayali kurulan sevgilinin söylemesi istenilen sözler ve şairin ona vereceği cevap söz konusu edilerek genişletilir:

Bir ümîd-i vesîk ile her bâr Müteheyyic, perîde reng-i hayâl Bir kadın..hep dizimde sâkit ü lâl Etse kalben şu şiirimi tekrar:

Bana ey tuhfe-i riyâh-ı bahâr;

Bana ey nakş-ı pâk-i rûh-ı visâl;

Dürri-i aşkın eyledi izhâr Rûhumun ilk sabâh-ı tâbişini!..

Kuvvetli bir ümit ile her defasında heyecanlı, rengi soluk hayal, bir kadın; dizimde hareketsiz ve suskun, şu şiirimi bana kalben tekrar etse: Ey bahar rüzgarlarının armağanı; ey visalin ruhunun pak nakışı, bana ruhumun ilk parlak sabahını aşkının incisi gösterdi.

Lemha-i çeşm-i hande-sâziyle,

Bûse-i subh-ı şeb-firâziyle,

Atalım hüzn-i aşkı etme fütûr;

Kalalım gel seninle mest ü huzûr!..

Dese …Ben mutlaka ona nâgâh,

Gecenin arttı gâze-i serdi Kalalım gel seninle leb-ber-leb,

Açalım fecr-i aşkı biz de bu şeb Diyerek nazm-ı hâbı ser-tâ-ser Okurum, ben de belki hürmetle.

Belki bir başka nâz-ı da’vetle.

O bana “Gülen gözün bir bakışıyla, yüksek gecenin sabahının busesiyle aşkın hüznünü atalım, çekinme; gel, seninle mest ve huzur içinde kalalım.” dese; ben ona mutlaka, “Gecenin soğuk allığı ansızın arttı; gel seninle dudak dudağa kalalım; biz de

bu gece aşkın fecrini açalım.” Diyerek uykunun nazmını baştanbaşa, belki de hürmetle, belki bir başka nazlı davetle okurum.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir