Demokrasi ve İnsan Hakları Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 108
“Demokrasi ve İnsan Hakları Ders Kitabı Cevapları Sayfa 108 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Demokrasi ve İnsan Hakları Ders Kitabı Cevapları MEB Yayınları Sayfa 108
Ön yargı, bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargıdır. Burada söz konusu olan şey bireyin eylemi değil, bireyin zihnindeki düşüncedir. Ön yargı ile kalıp yargı genelde karıştırılır.
Ön yargı ve kalıp yargı birbirinden farklı ama birbirini tamamlayan iki kavramdır. Belirli bir grubu sevmediğini dile getirmek bir ön yargıyken o grubu sevmeme gerekçesi olarak dillendirilen, grup üyelerine yüklenmiş özellikler birer kalıp yargıdır. Bir insan grubu (Türkler, Koreliler, Almanlar, Kayserililer, kadınlar vb.) kurnaz, zeki, akıllı gibi bir sıfatla tanımlanırsa bu bir kalıp yargıdır. Bu kalıp yargıya korku, kaygı, hoşlanmama, antipati, nefret vb. duygular eklenirse ön yargı oluşur. “Falanca millet ilkeldir.” bir kalıp yargı iken “Onlardan nefret ederim.” ifadesi duyguları öne çıkaran bir özelliktir ve bir ön yargıdır.
Ön yargı ve kalıp yargılar, söz ve davranışa dönüştürüldüğü zaman dışlama ve ayrımcılık doğar. Bu durum toplumsal birlikteliğe zarar verir. İnsanların birçok konuda ön yargılı olmaları ayrımcılığa yol açan başlıca etkenlerdendir. Ayrımcılık, ön yargının davranışa dönüşmüş hâlidir (Görsel 4.6). Daha kapsamlı tanımlamak gerekirse ayrımcılık, sahip oldukları ırk, toplumsal cinsiyet vb. özelliklerinden dolayı bireylere karşı geliştirilen ön yargılı ve olumsuz davranışlardır.
Hayatın her alanında görülen ayrımcılık en çok cinsiyet, ırk, milliyet, din, yaş, meslek ve gelir durumu farklılıklarına bağlı yaşanmaktadır. Cinsiyetinden, yaşından, etnik kökeninden dolayı işe alınmama, fiziksel engelinden dolayı eğitim olanaklarından eşit şekilde faydalanamama ya da arkadaş çevresinde hor görülme gibi örnekler ayrımcılığın toplumsal yaşamda somutlaşmış hâlidir.
Ayrımcılık ile ilişkilendirilebilecek bir diğer kavram sosyal dışlamadır. Sosyal dışlama bireyin veya toplumun genelinden farklı özelliklere sahip olan küçük bir grubun, içinde yaşadığı toplumun olanaklarından yararlanamamasıdır. Ayrımcılık ve sosyal dışlama toplumsal birlik ve beraberliği zedelemekle kalmaz, çoğulcu demokrasinin yerleşip gelişmesini de engeller. Bu nedenle her bir birey, demokrasinin gerçek anlamda işleyebilmesi için ayrımcılığın engellenmesine yönelik kararlı bir tutum sergilemelidir. Bu kararlı tutum bazen pozitif ayrımcılığı da gerekli kılar. Pozitif ayrımcılık, dezavantajlı grupların toplumdaki diğer bireylerle tam anlamıyla eşit olma şansını yakalayabilmeleri için tanınan birtakım özel hakları içerir. Toplumsal eşitlik ilkesinin toplumun tüm bireylerini kapsaması anlayışını temel alarak ayrımcı anlayışın yıkılması ve toplumsal birliğin güçlenmesi bağlamında önemli kazanımlar sağlar.
SORU-YORUM
Soru: İnsanları ön yargılı davranışlara iten sebepler neler olabilir?
- Cevap: İnsanları önyargılı davranışlara iten sebepler arasında bilgisizlik, korku ve farklılıklara karşı hoşgörüsüzlük bulunur. Ayrıca, bireylerin sosyal çevrelerinden edindikleri yanlış bilgiler ve kalıp yargılar da önyargıların oluşmasına neden olur.
MEB Yayınları Demokrasi ve İnsan Hakları Ders Kitabı Sayfa 108 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























