Ana Sayfa / Masal / Grimm Kardeşler Profesör Her Şeyi Bilir Masalı
masal

Grimm Kardeşler Profesör Her Şeyi Bilir Masalı


Grimm Kardeşler Profesör Her Şeyi Bilir Masalı

Evvel zaman içinde adı Yengeç olan bir köylü vardı. Bir gün, iki öküzün çektiği arabasını, yonga yüklü olarak kente sürdü. Yongasına hemen müşteri buldu: Bilgin bir profesör onun arabasındakileri iki liraya satın aldı. O parayı sayarken kapıdan içeriye bir göz atan köylü, onun ne denli rahat yaşadığını görünce, “Ben de profesör olmak istiyorum!” diye düşündü. Bir süre bekledi, sonra gözünü pekiştirerek, “Ben de profesör olabilir miyim acaba?” diye sordu.

“Elbette,” diye karşılık verdi profesör. “Bundan kolay ne var?” Köylü, “Ne yapmam gerekiyor?” diye sordu. “İlkin bir abece kitabı al; en başında bir horoz resmi olsun. İkincisi, arabanla öküzlerini sat, parasıyla pahalı giysiler, bir profesöre yaraşacak giyim eşyaları al. Sonra da ‘Prof. Herşeyibilir’ diye bir tabela yazdırıp evinin kapısına as.”

Köylü bütün bu söylenenleri yaptı, bir süre de ufak tefek, önemsiz işlerde çalıştı. Derken günlerden bir gün çok varlıklı bir baronun bir miktar parası çalındı. Barona bir köyde oturmakta olan Prof. Herşeyibilir’den söz ettiler, onun parayı kimin çaldığını herhalde bileceğini söylediler. Baron bunu duyar duymaz arabasının koşulmasını buyurdu ve profesörün oturduğu yere gitti. Onun Prof. Herşeyibilir olup olmadığını sordu. Bizimki, “Evet,” der demez de baron ona, “Benimle gel, çalınan paramı bul,” dedi.

Profesör, “Pekâlâ,” diye yanıtladı. “Ama karım Gertrude da benimle gelecek.” Baron buna razı oldu. Hepsi birden arabaya binerek baronun evine gittiler. Eve varınca zengin bir sofra buldular. Baron profesörü masaya çağırdı. O da, “Hay hay,” dedi. “Ama eşim Gertrude’la birlikte.” Profesör karısıyla birlikte sofraya oturdu. Birinci uşak elinde nefis çorba dolu bir kâseyle içeri girince profesör dirseğiyle karısını dürterek, “Bu birincisi!” dedi. Bunun

ilk yemek olduğunu söylemek istiyordu ama uşak onun, “Bu birinci hırsız!” demek istediğini sandı çünkü gerçekten hırsızdı. Bu yüzden çok canı sıkılarak mutfağa döndü, oradaki suç ortaklarına, “Profesör her şeyi biliyor,” dedi. “Başımız belaya girecek. Benim birinci hırsız olduğumu söyledi.” Bunu duyan ikinci hırsız salona girmekten korktuysa da zorunlu olduğu için yemek tabağını alıp gitti. O içeri girer girmez bizim profesör gene dirseğiyle karısını dürterek, “Gertrude, bu İkincisi!” dedi. Bunu duyan uşak öyle korktu ki, ilk fırsatta oradan uzaklaştı. İçeri giren üçüncü uşağın başına da aynı şey geldi çünkü profesör karısına, “Bu da üçüncüsü,” demişti.

Dördüncü uşak içeriye üstü kapaklı bir tabakla girince baron profesörden, tabağın içindeki yemeğin ne olduğunu bilmesini istedi. Tabağın içinde pişmiş yengeç vardı. Profesör bir süre tabağa baktı, bu sorunu çözemeyince kendi kendine dövünerek, “Vah zavallı Yengeç,” diye bağırdı. Baron bunu duyunca, “Güzel,” dedi. “Bunu bildin! Paramın nerede olduğunu da bileceksin.” Gel gelelim uşak korkudan titremişti. Profesöre göz kırparak dışarı gelmesini işaret etti. Profesör dışarı çıkınca dört uşakla karşılaştı. Bunlar parayı çalmışlardı. Şimdi de paçayı kurtarmaya can attıklarından, kendilerini ele vermesin diye profesöre yüklü bir rüşvet önerdiler çünkü ele geçerlerse kelleleri elden gitti demekti. Hırsızlar onu alarak parayı gizlemiş oldukları yere götürdüler. Bizimki öyle sevinmişti ki, onlara istedikleri sözü verdi, sonra gene salona dönüp sofraya oturdu.

Burada abece kitabını çantasından çıkararak, “Şimdi, baron, kitabıma bakarak paranın gizlendiği yeri bulacağım,” dedi. İşin içinde olan beşinci uşak da, “Bakalım bu adam daha neler biliyor?” diye merak ederek konuşulanları dinlemek için bacanın içine gizlenmişti. Köylü kitabını öne arkaya çevirerek horoz resmini aramaya başladı. Ne var ki, bir türlü bulamıyordu. Sonunda, “Çık ortaya, biliyorum, buradasın!” deyince bacadaki uşak onun kendisinden söz ettiğini sanarak hemen aşağı kaydı ve, “Bu her şeyi biliyor! Bu her şeyi biliyor!” diye bağırarak dışarı fırladı.

Bundan sonra Prof. Herşeyibilir, barona paranın nereye gizlenmiş olduğunu gösterdi ama hırsızların kimliği konusunda hiçbir şey söylemedi. Böylece iki taraftan da ödül alarak yüklü bir servetin sahibi olduğu gibi, çok ünlü bir kişi olup çıktı.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir