“İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Kitabı Cevapları Sayfa 87 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 87

İslam sanatında tekâmül esastır: İslam sanatında, tekâmül etme yani en iyiye ve güzele ulaşma çabası esastır. Müslüman sanatçılar, yerleşmiş sanat geleneğini bozup yenisini yapmak yerine kendilerinden önceki birikimi geliştirmeye çalışırlar. Bu birikimin oluşturduğu sanatsal yapıya, geçmişle uyumlu ancak özgün bir parça eklemek gayretiyle eserlerini verirler. İslam sanatının bir ahlak anlayışı vardır: Sanatın asıl sahibi Allah'tır (cc). Sanatçı, zaten yaratılmış olanı tasvir ettiğini ve kendisinin sanat adına bir elçi olduğunu bilir. Bu bilince sahip Müslüman sanatkâr, kibirden uzaktır ve tevazu sahibidir. Allah'ın (cc) kendisine verdiği ilham ve kabiliyet için şükreder. Yeteneğini, zekâsını, duygularını kullanarak üretmeye ve ruhen olgunlaşmaya çalışır. İslam sanatında soyutlama (üsluplaştırma) esastır: Kur'an'-ı Kerim'de tasvirle ilgili açık bir yasak bulunmaz. Hadislerde ise tasvir (resim, heykel) hoş görülmemiştir. Müslüman sanatkâr, tevhit hususundaki duyarlılığından dolayı tabiati olduğu gibi kopyalamaz, gerçeğine birebir uygun tasvir etmez. Tabiatta gördüklerini, soyutlama yoluyla gerçek hâlinden uzaklaştırır. Sonra kendi üslubunu katarak onları şematik birer desen/motif hâline getirir. Buna üsluplaştırma denir. Soyutlamanın farklı teknikleri ve sanatçıların ise kendilerine özgü üslupları vardır. Örneğin minyatür sanatında derinlik, perspektif, ışık ve gölge yoktur. Bu sayede gerçek bir manzara, olay ya da varlığın tasviri soyutlanır. Renklerin gerçeğinden daha parlak ve canlı olması en önemli özelliklerindendir. İslam dini, Müslümanları sanatla ilgilenmeye teşvik eder. Dünyadaki sanat eserlerinin görülmesini, bunlardan ibret ve ilham alınmasını ister.5 Diğer medeniyetlerin sanat eserlerini insanlığın ortak mirası olarak değerlendirir. Bu eserler, tevhit inancına aykırı olmadığı sürece koruma altındadır. 3. DİL VE EDEBİYAT Kur'an'ın indirildiği dönemde edebiyat gelişmişti. Şiire ve hitabete önem verilirdi. Şairler, toplumda yüksek bir mevkiye sahipti. Şiir yarışmalarında birinci gelenlere mükâfat verilir, şiirleri Kâbe duvarlarına asılırdı. Kâbe'ye asılan şiirlerin en ünlüleri, "mu'allaka-i seb'a"dır. Müslümanların hayatlarını Kur'an ve hadislere göre tanzim etme gayreti, onları Kur'an dili olan Arapçayı öğrenmeye yöneltmiştir. Kur'an'ın bir dil ve edebiyat mucizesi olması, İslam medeniyetinde dil bilim çalışmalarının ve edebiyatın gelişmesini sağlamıştır. Kur'an'ın mesajının edebî özelikleri, söz sanatlarına yön vermiş; dilde estetik duyarlılığın gelişmesine katkıda bulunmuştur.7
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

İslam Kültür ve Medeniyeti Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 87 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.