Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 18
Bu sayfa 2024-2025 eğitim-öğretim yılı içeriğidir.
Kitabın güncel basımı kontrol ediliyor…
“Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 18 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 18
Lev Tolstoy’un İnsan Neyle Yaşar? adlı öyküsü insanın yaşamını sürdürmesini sağlayan temel değerin ne olduğu sorusunu ele alan ahlaki ve felsefi bir hikâyedir. Eserde insanın iyilik, merhamet ve sevgi gibi ahlaki değerlerle olan ilişkisi, günlük yaşamdan alınan sade olaylar aracılığıyla anlatılır. Tolstoy bu hikâye ile insan davranışlarını sorgular ve davranışların ardında yatan ahlaki ilkeleri ortaya koymaya çalışır.
Hikâye, Simon’un (Saymın) kışlık bir palto almak için para biriktirmeye çalışmasıyla başlar. Oysa kazandığı para evini geçindirmeye ancak yetmektedir. Tolstoy, Simon’un içindeki çaresizliği şöyle aktarır: “Simon, bir paltoya muhtaçtı ama bunun için gerekli paranın yarısını bile biriktirememişti. Zorluklar karşısında sabretmeye çalışan Simon yaşamındaki zorlukların bitmesi için her zaman dua etmekteydi.” Ayakkabıcılık yaparak geçinmeye çalışan Simon, bir gün evine dönerken yol üzerinde titreyen, bitkin bir adam görür. Adamın yüzünde öyle bir ifade vardır ki Simon bunun bir insan yüzü değil dünyadan kopmuş birinin yüzü olduğunu düşünür. Kendi yoksulluğunu ve ailesinin geçim sıkıntısını düşünerek bu adama yardım edip etmemekte kararsız kalır. Ancak vicdanının sesini dinler ve merhamet duygusu ağır basar; yabancıyı evine götürür. Simon’un bu davranışı herhangi bir çıkara ya da beklentiye dayanmaz. Simon’un karısı Matryona (Matriyona), onun eve bir yabancıyla gelmesine öfkelenir. “Biz kendimize ekmek bulamazken şimdi bir de yabancıya bakacağız öyle mi?” diyerek tepki gösterir. Ancak yabancının bakışındaki acı ve çaresizlik Matryona’yı etkiler. Adamın çaresizliğini görünce içi sızlar. Merhamet duygusu ağır basar; kalbi yumuşar ve eve girmesine müsaade eder. Bunun üzerine yabancının yüzünde ilk kez bir gülümseme belirir. Simon’un yardım ettiği bu yabancı, Mihail (Mihayl) adında gizemli bir kişidir. Sessizliği ve davranışlarıyla dikkat çeken Mihail, Simon’dan ayakkabıcılığı öğrenir. Bu mesleğe kısa sürede alışır ve ayakkabıcılıkta kendini geliştirir. Mihail bir taraftan da insanların yaşamlarını gözlemler. Karşılaştığı bazı durumlarda gülümser, mutlu olur; bazı olaylar karşısında ise derin bir üzüntü yaşar. Hikâyenin ilerleyen bölümlerinde Mihail’in sıradan bir insan olmadığı anlaşılır. O, dünyaya gönderilmiş bir melektir ve insana dair şu üç sorunun cevabını öğrenmekle görevlendirilmiştir: İnsanın içinde ne vardır? İnsana ne verilmemiştir? İnsan ne ile yaşar? Mihail, insanlarla yaşadığı deneyimler sonucunda bu soruların cevaplarını bulur. İnsanların davranışlarını gözlemledikçe insanın içinde sevgi ve merhamet bulunduğunu fark eder. İnsanlara geleceği bilme gücünün verilmediğini çünkü bu bilginin insanı kibir ve bencilliğe sürükleyebileceğini anlar.
En önemli sonuca ise insanın yalnızca maddi imkânlarla değil sevgi, paylaşma ve başkası için yaşama duygusuyla ayakta kaldığını görerek ulaşır. “İnsan sevgi ile yaşar.” gerçeğine ulaştığında Mihail’in yüzünde bir ışık belirir, görevini tamamlar ve dünyadan ayrılır. Tolstoy bu eserinde ahlakın temelini yasalardan ziyade insanın değerleri, vicdanı ve sevgisi üzerine kurar. Tolstoy’a göre insanın geleceği kendi gücünde değil sevgi, merhamet, dayanışma temelinde bir yaşam kurmasında yatar.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 18 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok