Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 23
“Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 23 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz. Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 23 Türk tasavvuf anlayışının kurucusu kabul edilen Hoca Ahmed Yesevî (Görsel 1.8) Dîvân-
“Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 23 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 23
Türk tasavvuf anlayışının kurucusu kabul edilen Hoca Ahmed Yesevî (Görsel 1.8) Dîvân-ı Hikmette İslam ahlak felsefesinin hem teorik hem de pratik yönünü büyük bir ustalıkla işlemiştir. Türkçe dile getirdiği hikmetlerinde ahlakın tanımı, kaynağı, ilkeleri, söz konusu ilkelerin bilinmesi, hayata tatbiki ve birbirleriyle ilişkileri konularını ele almıştır. Diğer yandan ahlaki sorumluluk ve bu sorumluluğun temellendirilmesi, erdemli birey ve erdemli toplum hedefine ulaşmak için yapılması gerekenler, toplumsal erdemsizlikler vb. konularda birçok fikir ortaya koymuştur. Onun ahlak anlayışında en çok üzerinde durduğu kavramlar “muhabbet” ve “aşk” kavramlarıdır. Allah aşkını, klasik İslam düşüncesinde olduğu gibi insan hayatının ve ahlakın temeline koymuş ve yaratılan her şeye Yaradan’dan ötürü aynı muhabbetle bakma tavrını benimsemiştir. Yesevî’nin ahlak anlayışında öne çıkan bir diğer husus insana verdiği değer ve kâmil insan anlayışıdır. Ona göre bir insan, gerçek anlamda erdemli bir insan olmak istiyorsa önce temiz bir kalp sahibi olmalıdır. Ahmed Yesevî‘nin “yetmiş iki millete bir gözle bakmak” şeklinde ifadesini bulan anlayışı, kendisinden sonra da onun yolundan giden Yunus Emre, Hacı Bektâş-ı Velî, Sarı Saltuk, Hacı Bayram-ı Velî gibi pek çok düşünüre ilham vermiştir. Tüm bunlardan yola çıkarak Ahmed Yesevî’nin ahlak tanımı “nefsini kötülüklerden arındırma, yaratılan her şeye karşı muhabbet ve aşk duyma, bildikleriyle amel etme, erdemleri geliştirip erdemsizlikleri yok etme, Allah’ın razı olduğu kâmil insan olma, böylece erdemli bir topluma ulaşma” şeklinde özetlenebilir. Osmanlı Dönemi’nin önemli âlimlerinden biri olan Taşköprizâde Ahmet Efendi (Görsel 1.9), hem dinî ilimlerde hem de felsefi ilimlerde çok sayıda eser vermiştir. Şerhul-Ahlâkil-Adudiyye adlı eserinde ahlakın hem teorik hem de pratik yönüne özel bir önem vermiştir. Ona göre ahlak; insan nefsinden düşünüp taşınmadan, zorlanmadan, kolaylıkla ortaya çıkan melekelerdir ki bu melekelere “huy” denir. Taşköprizâde ahlak ilmini “övülen huyları kazanmak ve yerilen huyları terk etmek için bu huylara dair bilgi” olarak tanımlamaktadır. Ahlak ilminin konusu övülen huyların yerilen huylarla değiştirilmesi bakımından insan huylarıdır. Ahlak ilminin gayesi ise dünya ve ahiret hayatında iftihar edilecek mutluluklar elde edilmesi ile insan nefsinin yetkinleşmesidir. Yine bir Osmanlı âlimi olan Kınalızâde Ali Efendi (Görsel 1.10) bir klasik hâline gelen Ahlâk-ı Alâî adlı eserinde ahlakı tüm yönleriyle ele almıştır. Kınalızâ- de’ye göre ahlak, eylemlerin insandan fikir ve düşünceye muhtaç olmadan kolaylıkla ortaya çıkmasını sağlayan melekedir. Ahlak ilmi, insan nefsinin eylemleri ve huyları üzerine araştırma yapan ilimdir. İnsanın yapması gereken ve övülen davranışları ile yapmaması gereken ve beğenilmeyen kötü davranışları inceler. İnsan nefsinden güzel ve beğenilen fiillerin ortaya çıkması için hangi huyların kazanılması gerektiği bu ilim sayesinde bilinir. Soru: Konuyla ilgili öğrendiğiniz bilgileri kendi hatırlayacağınız şekilde kısaca bu alana not edebilirsiniz.- Cevap:
Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 23 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok