“Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 28 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 28

Konuya Başlarken

Soru: Yeni tanıdığınız birini hangi ölçütlere göre iyi bir insan olarak tanımlarsınız?

  • Cevap: Dürüst, saygılı, adaletli ve yardımsever davranmasına dikkat ederim. Sözünü tutması, başkalarının haklarını gözetmesi ve canlılara merhamet göstermesi benim için önemlidir.

Toplum bizden ahlâklı olmamızı istediği için mi ahlâklı oluyoruz? Ahlâklı olmak, sosyal organizasyonun kurallarına uymaya indirgenebilir mi? Ahlâklı olmamızın -müşterilerine karşı dürüst olan iş adamının, sözüne sadık politikacının, tutarlı ve ilkeli davranan bürokratın vd.- gerekçesi sadece toplumsal onay mıdır? Bir hayatı başkaları için yaşayan birisi, farkına varmadan veya vararak başkalarının kendisi üzerinde egemenlik kurmasına izin veren kişidir. (...) Ahlâklı olmayı başkasının bakışına hapsedemeyiz! Ahlâkın yüzdeki yansıması, başkasının bakışları tarafından yakalanma korkusu değil, bakacak yüzü olmaktır. Bu nedenle ahlâklı olmak, toplum baskısıyla, sosyal izolasyon korkusuyla “Başkası ne der?” diye davranışlarını ayarlayarak değil, kendine egemen bir kişi olarak yaşayarak gerçekleşebilir.(...)Bu noktada “Niçin Ahlâklı Olmalıyız?” sorusu, “Bu ahlâkı nasıl yaşamalıyız?” sorusuna bağlıdır ve bu soruyu ancak onu nasıl yaşamamız gerektiğine dair ilke kararlarına sahip olan bir bilinç ile cevaplandırabilir (Görsel 1.11). Bu bilinç, etik bilinçtir. (...) Ahlâk kuralları bağlayıcıdır ve içinde yaşadığımız toplumsal yapı bizden ahlâklı olmamızı bekler, bizi ahlâklı olmaya zorlar. İnsan toplumsal bir varlıktır. Toplum, üyeleri ile kendi arasında bir uygunluk tesis eder. Bu uygunluk o topluluğun ortak değerleri ile mümkün olmaktadır.

Ahlâkî mecburiyet, bir boyun eğme değildir. Sadece toplumsal tasvip için ahlâklı olmayız. (...) Tasvip, takdir edilme duygusu, duygudaşlık, fayda, mutluluk ahlâklı olmanın dış gerekçeleridir asıl gerekçeleri değil. Ahlâk kişide iyi duygular uyandırır ama duyguya indirgenemez. (...) Toplumsal kurallardan, yasadan gizlensek bile kendimizden, kendi insanlığımızdan gizlenemeyiz. Başkalarına yakalanmasak da vicdanımıza yakalanırız. (...) Hangi çağda ve hangi kültür çevresinde yaşarsa yaşasın, insan kendini değerler dünyası içinde inşa eder. İnsan olarak bizler, varoluş ödevimizi gerçekleştireceğimiz bir çerçeve ahlâkın içine doğarız. Bu çerçeve, bu kalıp içerisinde gerçekleştireceğimiz kendi özümüz, gerçeğimizdir. ‘İnsanlık’ denince akla, zeki bir memeli türünden çok, bu kavramın değer boyutu gelmektedir. Çünkü “insan olma” erdemi, insanın ahlâkî yolculuğundaki son durakta, insanlık idealinde, gerçekleşir. Hâl, yani yaşama durumu, yaşayandan kopartılamayacağına; bu ideal ve onu gerçekleştirecek değerler, değerlendirmeler yapan bireyden bağımsız bir ide olarak düşünülemeyeceğine göre, ahlâk hem yaşayan, hem de yaşatandır.

Klasik Ahlak Metinleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 28 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.