“Kültür ve Medeniyetimize Yön Verenler Ders Kitabı Cevapları Sayfa 47 Meb Yayınları (2. Kitap)” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Kültür ve Medeniyetimize Yön Verenler Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları (2. Kitap) Sayfa 47

Osmanlı Devleti'nin en önemli âlimlerinden biri olan Akşemseddin, yedi yaşlarındayken babasıyla Anadolu'ya gelmiştir. İyi bir medrese eğitimi almış, genç yaşlarda müderrisliğe başlamıştır. Âlim, şair ve hekim olan Akşemseddin; kendini matematik, tıp ve din alanında geliştirmiştir. II. Murad Dönemi'nde Sadrazam Çandarlı Halil Paşa'nın hasta oğlunu iyileştirmesiyle sarayın dikkatini çekmiştir. Bu dönemde II. Murad'ın isteğiyle II. Mehmed'in (Fatih Sultan Mehmed) hocalığını yapmış, onun yetişmesinde büyük bir rol oynamıştır (Görsel 2.5). 19 yaşında tahta çıkan Fatih Sultan Mehmed, hükümdarlığının en önemli hedefi olarak İstanbul'un fethini belirlemiştir. Bu hedefe ulaşmak için çeşitli istişare toplantıları düzenlemiş ve gerek hocalarından gerekse devlet yöneticilerinden fetihle ilgili görüşlerini almıştır. Bu toplantılara katılan önemli isimlerden biri de manevi danışmanı ve hocası Akşemseddin'dir. Akşemseddin, İstanbul'un fethi konusunda Fatih Sultan Mehmed'e büyük bir destek vermiştir. Kuşatmanın uygun olmadığını savunanlara karşı Fatih Sultan Mehmed'in yanında yer almış ve İstanbul'un fethiyle ilgili hadisleri yorumlayarak şehrin mutlaka fethedileceğine dair müjdeler vermiştir. Bu yorumlar, Fatih Sultan Mehmed'in fetih hazırlıklarına başlamasına ilham kaynağı olmuştur. Akşemseddin, İstanbul'un fethi sürecinde yüzlerce müridiyle kuşatmaya katılmıştır. Kuşatmanın en sıkıntılı anlarında fethin yakın olduğuna dair görüşlerini belirterek hem Fatih'in hem de askerlerin manevi gücünün yükselmesine yardımcı olmuştur. İstanbul'un fethini engellemek için Avrupa devletleri Bizans'a yardım etmek için gemilerini İstanbul'a göndermiştir. Fatih Sultan Mehmed ne olursa olsun bu gemilerin batırılmasını istemiştir ancak gemiler durdurulamamış düşman gemileri Haliç'e kadar gelmiştir. Avrupa'dan gelen yardım gemileri Bizans'ta sevinçle karşılanırken Osmanlı'da büyük bir yıkım ve fethin başarısız olacağı düşüncesine sebep olmuştur. İşte böyle bir ortamda Akşemseddin Fatih Sultan Mehmed'e fetihle ilgili bir mektup yazmış, mektupta fetihle ilgili şu ifadeleri kullanmıştır: İşlerini daha sıkı tutmandan ve sert davranmandan başka çare olmadığı anlaşıldı. Sonuçta, Allah'ın yardımıyla biz buradan utanan ve gücenen değil, ferahlayan, mansur (yardım edilen) ve muzaffer olarak dönen oluruz. İmdi "kul tedbiri alır, takdiri Allah'a bırakır." hükmü her zaman geçerlidir. Neticede başarı Allah'tandır. Ama elden gelen bütün gayret sarf edilmelidir. Allah Resülü ve ashabının sünneti de budur. Hüzünlü bir halde iken biraz Kur'an okuyup yattığımda, bir takım lütuflara, müjdelere mazhar oldum ve teselli buldum. Bu söylediklerim sana boş söz gibi gelmesin. Gereğini yapasın. Söylediklerim tamamen sizi sevdiğimizdendir."
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Kültür ve Medeniyetimize Yön Verenler (2. Kitap) Ders Kitabı Sayfa 47 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.