Mantık Ders Kitabı Cevapları Meb Sayfa 33
“11-12. Sınıf Mantık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 33 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Mantık Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 33
İNCELEME METNİ
Soru: Aşağıda verilen metne göre soruları cevaplayınız.
“Söylediğimi anladığınıza inandığınızı biliyorum, ancak duyduğunuz şeyin benim kastettiğim şey olmadığının farkında olduğunuzdan emin değilim”. Bu sözü duymuş, muhtemelen de içinizden “evet ben de bu duyguyu yaşadım”demiş olabilirsiniz. Yetkin Akıl terimini ne zaman bu sözü tekrar tekrar hatırlarım. Çünkü bu terimi her kim (ler)e söylüyorsam, zihninden süratle şu düşüncelerin geçtiğinden eminim; hattâ bunların bir bölümünün alıngan bir saklı tavırla “eh nasıl bir akılsa söyle bari”dediğini de işitmişimdir.-Kendi aklımın neye erip neye ermediğini biliyorum.-Aklımın ermediği şeyler tabii olabilir, ama onları da bilen uzmanlar ya da dahiler olabilir.-Böyle bir iddiada bulunduğuna göre sen de kendini onlardan biri sanmış olmalısın.-Senin böyle bir akla sahip olmadığından eminim; benden pek de farklı olmadığını biliyor, görüyorum.-Birden fazla kişi de bir araya gelse ortaya çıkacak akıl, grubun en akıllısından daha farklı bir akıl ortaya koyamaz. Öyle bir şey olsaydı zaten birileri bunu ilân ederdi.Bu karmaşa içinden ancak zihinsel netlik yoluyla çıkılabileceği (en azından karmaşanın azaltılabileceği) varsayımı ile, “akıl” terimini ete kemiğe büründürerek bir adım atalım. TDK Güncel Sözlük’teki akıl sözcüğünün karşılığı Kavrama Gücü’dür. Kanımızca bu tanım, özellikle de birbiriyle girift ilişkiler içinde bulunan olay ve kavramları birbirine “bağlamayı” ve böylece her şeyi bir bütün halinde kavramayı çok iyi anlatmaktadır.Yetkin Akıl (YA) denildiğinde ortaya çıkan alınganlık renginde itirazın nedeni, YA’ın başat öğesi olan “akıP’a yaşamımız boyunca kendi değerimizin bir ölçüsü anlamını yükleyişimizdir. Halbuki akıllarımız (kavrama güçlerimiz) o kadar çok daraltıcının etkisi altındadır ki, her daraltıcı, gerçekte evrensel ölçekteki bir toplu bilincin bireydeki yansıması olan akıllarımızı ancak günlük olay akışının küçük bir bölümünün, şahsımızı ilgilendiren bölümünü -o da deforme olarak- algılayabilecek kadar küçülmüştür.Tam burada bu yapay daralmayı azaltabilecek -hattâ tamamen yok edebilecek- bir imkân ortaya çıkıyor. Bu imkân bir sihirli sorudur ve dünyayı en küçük insan topluluğundan imparatorluklara kadar her ölçeğini yaşanmaz bir cehennem haline getiren “saklı kibiri” yok edebilecek şu sorudur: Nereden biliyorsun? (...) YA arayışı içinde yer alacak kişilerin ortak özelliğinin, “içtenlikli bilmiyorum, ama merak ediyorum tavrı”çevresinde oluştuğu söylenebilir. Bunun aksi ise “biliyorum, tavrıolup, bu tavır merkez olmak üzere 360 katı derecelik bir uzayda, bilmiyorumculara akmaya hazır bilgilerden -kişinin kendisince inşa edilmiş- duvarlar yolu ile mahrum kaldığıdır. Büyük bilim ve sanat insanlarının hep bilmiyorumculardan çıkması tesadüf değildir. Bilim dünyasına derin izler bırakmış Niels Bohr’un [Nils Bor] “benim tüm cümlelerimi lütfen -mi? İle biten sorular olarak sözü,“bilmiyorum ama merak ediyorum"türü için
- Cevap:
Soru: 1) Metinde insanların “yetkin akıl” kavramına karşı alınganlık göstermelerinin temel nedeni nasıl açıklanmaktadır?
- Cevap:
Soru: 2) Yazar, insanın zihnini daraltan kibri yenerek yeni bilgilere ulaşmasını hangi zihinsel tutuma bağlamaktadır?
- Cevap:
11-12. Sınıf Meb Yayınları Mantık Ders Kitabı Sayfa 33 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.