“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 199 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 199

Yaşar Kemal’in çok önemli bir özelliğinin kendisini bilinçdışının derinliklerine bırakabilmesi ve psikanalitik dilde “benliğin hizmetinde gerileyebilme” [regression in the service of the ego (rigreşın in dı sövıs of dı igo)] diye bilinen bir yetiyi sıklıkla ve rahatlıkla kullanabilmesi olduğunu düşünüyorum. Bunu açıklamak isterim. (...) Bilinçdışı bir istek, dürtü, duygu bilinçli sözcüklerle anlatılamaz. Normalde kişi bunları tanımlanamayan gerginlikler, sıkıntılar, hazlar ya da acılar olarak algılar. Bilinçdışı dünyamızda birbirine karşıt eğilimler, dürtüler, duygular aynı anda birlikte bulunabilirler. Örneğin bir kişiye karşı hem sevginin hem nefretin yan yana bulunması gibi. Bilinçdışında zaman ve yer kavramı yoktur, değişik zaman ve yerlerde yaşanmış olaylar aynı zamanda ve aynı yerde birlikte bulunabilir. Örneğin, düşlerde değişik yerler ve zamanlarda yaşanmış olaylar şimdi oluyor gibi algılanabilir. Anılarda, düşüncelerde neden sonuç bağlantıları kurulamaz. Bir çok istek, dürtü, duygu ya da düşünce tek bir imgede, tek bir düşüncede yoğunlaşabilir. Örneğin, düşlerdeki bir hayvan görüntüsü o hayvanı, o hayvanın çağrıştırdığı kişileri ve olayları simgeleştirebilir. Nesneler bilinçli yaşamdakinden farklı biçimlerde, sanki farklı nesneler gibi örtülü, kılık değiştirmiş ya da başka nesneler olarak belirirler. Bilinçdışı bir anının gerçekte yaşanmış ya da yaşanmamış olmasının değeri yoktur, ruhsal gerçek dış gerçeğin yerine geçmiştir. Freud’un (Froyd) tanımladığı bu özelliklere bir de Jung’un (Yung) tanımladığı toplu bilinçdışı [collective unconscious (Kolektiv ankançıs)] kavramını da eklemek gerekir. Buna göre insanın bilinçdışında arketipler olarak adlandırılan evrensel simgeler bulunmaktadır. İnsanoğlunun kalıtım yoluyla kuşaktan kuşağa geçen evrensel düşlerinde, masallarında, törelerinde, türkülerinde, efsanelerinde, günlük dilde, çizimlerinde, dokumalarında kullandığı simgeler de görülebilir. İşte saydığım özellikleri taşıyan ve bilinçdışında egemen olan bu düşünce biçimine birincil süreç düşünce [primary process thinking (praymeri prosıs finking)] denir. Bu tür düşüncenin örneklerini kanıma göre başta Ölmez Otu ve “Kimsecik” dizisi olmak üzere Yaşar Kemal’in birçok yapıtında bulabiliriz. Bilinçdışının bütün bu özellikleri Yaşar Kemal’in sık sık coşku ile içine dalıp gittiği düşlerde, düşlemlerde, masallarda, çocukların oyunlarında ve korkularında, çocukların ve yetişkinlerin olaylar üzerinde kurdukları öykülerde, dağ, mağara, kuş, kartal, at, köpek kurgularında bol bol görülebilir. Bunlarda geçmiş zaman ile şimdiki zamanın birbirine karıştığını, tek bir olayın içinde birçok olayın anlatıldığını ve kişilerin çok değişik simgelerle tanımlanabildiğim, zaman zaman da neden sonuç bağlantılarının silikleştiğini, karıştığını, düşle gerçeğin ayırt edilemediğini görürüz ve şaşarız Yaşar Kemal bunları nereden, nasıl yaratıyor diyerek. Bunun yanı sıra, bilinçdışının bir de içeriği var. Psikanalizin ana buluşlarından biri şudur: İnsanoğlunun en önemli serüvenleri çocuklukta yaşanmaktadır. Bu yaşantıların çoğu ortalama sağlıklı bir insanda bilinçli olarak anımsanama- makta ve bilinçdışının derinliklerinde yatmaktadır. Yetişkin insan davranışları bu bilinçdışı içerik ile sürekli etkilenmektedir. Yaşar Kemal’in romanlarına bilinçdışı içeriğin de bolca yansıdığını görebiliyoruz. Ruhsal yapımızın bu bölmesine ilişkin çocukluk anılarını, çatışmalarını, korkularını, özlemlerini bulabiliyoruz. Örneğin, “Kimsecik” dizisinin asıl kahramanları olan çocuklar, korkuları, oyunları, uçsuz bucaksız düşlemleri, değişik kişilikleri ile çocuklar, bu dizinin önemli kesimini bilinçdışının ruhbilimi ile ne denli ilgili olduğunun açık kanıtıdır. Hepimiz çocuk kişiliği ve ruhsal yapısı ile ilgilenebiliriz. Ama çocukluk çağına dönerek, gerileyerek çocuğun yukarda tanımladığım “birincil süreç düşünce” biçimini ve içeriğini tanıyarak insanın evrensel psikolojisini yakalamak ve bunları sanat yapıtına dönüştürmek başka bir iş.
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 199 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.