Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 215
“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 215 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 215
İşaret parmağı ileriyi gösteren sıkılmış bir elin görünümüyle, yumruk gibi toparlak gövdesine karşın uzun ve zarif boynu ile bilinen sülün kuşunun görünüşü arasında benzerlik kurulmuştur. Gündoğmadan’da 10 sayfalık bir yer kaplayan bu uzun şiirin (s. 248-257) dördüncü sayfasında başlayan kısımda ise Ay’ın bölünüşünün bütün boyutlarıyla ele alınıp yorumlandığı ve anlamlandırıldığı bölümler yer alıyor. Şiirde Ay’ın bölünüşüyle ilgili yapılmış benzetme çeşitlemeleri, büyük şiirin saf ve soylu cevherinin kelimeleri elmas pırlantalara dönüştürücü simya sanatının da muhteşem örnekleridir. “Ay savaş gömleğidir Yırtılır kılıcımızın ucundaki Bir hız buğusundan” Kılıçla değil, olağanüstü keskinlikteki kılıcın büyük bir ustalıkla kullanılmasından doğan “hız buğusu” ile kesiliveren ince bir gömlek! “Ay bir lades kemiği Kırılır iki parmağımızın arasında Bu ziyafette” Ya da sadece iki parmakla çıt diye kırılıveren ince bir lades kemiği! Seçilen kelimelerle ayın bölünüşünün kolay, zahmetsiz, hemencecik yapılıveren bir iş olduğu fikrinin anlatımına kuvvet kazandırılmıştır. Sezai Karakoç şiiri, yeni şiirimize “görselliği” de getirmiştir. Şiir cümleleriyle yapılmış sinematografik sahne çizimlerine sıkça rastlarız tasvirlerde. “Ay bir yaydır Örümcek ağı gibi ipekten Düşer bir kuş tüneğinden Yoksula un öğüten Kuş saçaklı değirmen Olan kucağımıza Ay yeni doğmuş Ölü anneli Bir çocuk gibi Teslim edilmiştir bize” Hatta fotoğraf ve sinema sanatından ödünç alarak kullanırsak; Karakoç şiirde “kadraj” da kullanmaktadır. Baştan sona soyutlanmış görselliklerle ilerlerken şiir, kamera bir an bu kadrajlanmış bölümde duraksar gibi olmaktadır. Ya da ben “görüntüyü” o noktada bir süre durdurmak istiyorum. Yukarıda alıntıladığım bölümün içine yerleştirilmiş şu iki mısraya, sadece bu iki mısrayı görecek bir çerçeveden bakalım: “Yoksula un öğüten Kuş saçaklı değirmen” Oluğundan akan coşkun ve çağıltılı suyuyla, aşk uğultusuyla dönen taşıyla kendini yoksullara adamış bir değirmen! Kuş saçaklı! Böyle bir değirmen tasviri, bu altı kelimeyi müstakil bir şiir yapmaktadır. Şiirin içinde ara şiircik gibi. Ayın bölünüşünün kolaycacık yapılışı duygusuna kuvvet kazandırıcı kelime seçimini burada da görüyoruz. Örümcek ağı, tüneği, ipekten, öğüten, değirmen ve kucağımız gibi kelimelerdeki “ğ” ses tekrarıyla aynı zamanda yumuşaklık hissi ve ona bağlı olarak (kuş ve yoksul kelimelerinin de eklenmesiyle) şefkat ve merhamet duygusu verilmiştir. Son üç mısrada geçen “ölü anneli yeni doğmuş çocuk” ise bu şefkate acıma ve sorumluluk duygusunu da eklemektedir.- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 215 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok