Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 220
“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 220 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 220
“Kaldırımlar” şiiri üç parçadan ibarettir. Biz buraya sadece başlı başına bir bütün teşkil eden birinci parçayı aldık. İkinci parçada şairin temel duygusuna ilâve ettiği yeni unsur hürriyet temidir, fakat bu hürriyet müspet değil menfî, şairi dünyaya ve insanlara bağlayıcı değil, aksine onlan reddedici bir karakter taşır. Sükût gibi kimsesiz, çığlık gibi hürsünüz mısraında, şair bu hürriyetin özelliğini çok iyi belirtiyor. Üçüncü parçada gece, bir kadına benzetilmiştir.: Bir siyah kadındır ki kaldırımlarda gece, Dalgın bir hayal gibi eteğini sürükler. Gözlerim onun kara gözlerine değince “Ey kaldınm çocuğu, haydi, düş peşime” der. Burada gecenin cinsî duygularla birleşmesi dikkate şayandır. Şair, gece, sabahlara kadar peşinde koştuğu bu muhayyel kadını yakalayamaz, neticede tekrar ölümü özler. Psikanalistler ölüm arzusu ile anne karnına dönüş arasında bir münasebet bulmuşlardır. Onlara göre dış âlem karşısında alınan menfî tavır, çevre ile uyuşamayış, insanlarda gayri şuurî olarak bu arzuyu uyandırır. Necip Fazıl’ın geceyi bir kadına benzetmesi ve kaldırımlarda ölmeyi istemesi böyle bir arzunun neticesi olabilir. (...) Necip Fazıl’ın sadece dış âleme bakışı değil, kendi kendisini telâkki ediş tarzı da trajiktir. İçinde azap verici bir takım karışık duygular, gece gündüz onu rahatsız eder. Bir şiirinde söylediği gibi, onda her şey “gizli bir düğüm”, psikologların deyimi ile, bir kompleks haline gelmiştir. “Çile ve Ben” adlı şiirinde şair, kendisini rahatsız eden düşüncelere metafizik bir mâna vermeğe çalışır. Fakat bu fikirler kelimenin hakiki mânasıyla metafizik olmaktan ziyade trajik bir ruh halinin ifadelerinden başka bir şey değildir. Filozof Alain’in söylediği gibi, fikirler, aslında, insan düşüncesini sebeplere götürmek suretiyle kendisinden dışarı çıkarır ve kurtarırlar. Necip Fazıl’da ise fikirler, şairin kendisine ait orijinal imajlarla ifade edelim, “bir akrep”, “bir kükürtlü duman”, “zehirli kıymık”, “kelepçe” ilh. haline gelirler. Necip Fazıl, “Kaldırımlar”da olduğu gibi daha birçok manzum ve mensur eserlerinde kendi iç trajedisini kâinata ve topluma aksettirir. “Nefs” adlı şiirinde psikologların “projection” adını verdikleri bu hadise çok iyi ifade olunmuştur: Geceler toprağa benimle inmiş, Kasırga benimle kopmuş denizde. Sanırım vebali elim gezinmiş, Çürüyen ağaçta, hasta benizde. Cinnet, şüphe, korku, benim eserim; Sıcak kalbinizde gizlidir yerim. Bir kurdum ki, sizi hep diş diş yerim Ve gezerim her gün elbisenizde... Trajik duygular dış âleme aksettirilince, onu bir cehennem haline koyarlar. Bu suretle insan, dünyayı bir düşman olarak görmeye başlar ve onu yok etme ihtirasıyla yanar. Yahya Kemal gibi Necip Fazıl da kendi içinde duyduğu korkunç hiddeti denize yükleyerek onun yıkıcı kudretini över ve özler. Ömer Bedrettin’in “Deniz Sarhoşları”nda da aynı arzunun ifade edildiğini görmüştük. Necip Fazıl’ın şiirinde ben’in kendi dışında olan varlıkları yok etme isteği daha açık ve kuvvetli ifade olunmuştur: (...)- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 220 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
😃 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok