“Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 57 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Sayfa 57

Kediler mangalın altında uyurdu Biz küllenmiş ekmekler yerdik Razı inanmış adamların övüncüyle Sabırla beklerdik geceleri Şimdi hiç birinden eser yok Gitti o geceler o cenk kitapları Dağıldı kalelerin önündeki askerler Çocukluk güzün dökülen yapraklar gibi BAHAR* - Pencereleri açın, kapıları açın! Hava girsin! Akan rüzgâr. bu odanın kokusunu, hayalâtını, hatırâtını, sürsün götürsün! Güneş girsin! Yağan ışık, köşelerin gölgelerini bozsun, silsin! Pencereler açıldı. Hava yürüdü. Güneş yürüdü. Hayalât, hatırâ, siyah düşünceler sürüldü, silindi. Ve ben de beraber... Fesim bükülmüş, boynum bükülmüş. boyun bağım bükülmüş, belim bükülmüş. Ölü, küçük dalgalar gibi gayrı muntazam mâvi, tümsek kaldırım taşları üstünde. batıp, çıkan bir çürük sandal acziyle sallana sallana ilerlemek istiyordum, yürüdüm, yürüdüm. Sahile kadar geldim. Haraptım. Issız viraneydim. Mâvi deniz önümde. mâvi gök üstümde idi. Tâze baharın serip, serptiği ışıklara sarılmıştım. Denizin kenarında idim. Arzın kenarında idim. Dalgalar taşlara çarparak sînelerini yırttıkça ipliği kopan inci gerdanlık gibi göz yaşlarım göğsüme dökülüyordu. Bugün hava pek tatlı, güneş pek şakrak, oynak, gök pek açık, saçıktı. Fakat ben kahrolmuş, ben mahvolmuş, ben bitmiştim. Bir taşın üstüne yığıldım. Şakaklarımı avuçlarımın içine aldım. Nazarlarımın siyah nuru, denizin mâvi atlası üzerinde kara lekeler bıraka bıraka uzanıyor: karşı sâhilin minarelerini kucaklıyor, kubbelerini öpüyor. Onlara gizli gizli vedâ ediyor ve: “Sizi Allah’a ısmarladım! Sizi Allah’a ısmarladım!” diyordu. Biraz ötede, döne döne, ağır ağır kalkan tozların arasından zayıf, dermansız bir genç hayâl koltuk değneğine dayanarak tâ yanıma geldi, bir taşın üstüne oturdu. O da benim hüznümle daldı, o da meftûr idi, o da ağlıyordu. Uzaktan bir ses, kaynaşan güneşin arasından süzülerek bize doğru erişti: - Bahar kokuları, bahar kokuları!.. Bir sepetin içinde sümbüller, fulyalar, zerrinler, menekşeler, şebboylar dalga dalga renkler, damla damla râyihalar sıralanmıştı. Çiçekçi tâ yanımızdan geçiyordu. Dikkat ettim. Genç hasta da gözlerini kapamış, başını arkaya bırakmıştı. Vatanın bu tatlı kokularını titreyen dudaklarıyla emmek, öpmek istiyordu. Bu kokular bana ve ona ne müdeb- deb ve muhteşem târih sahifeleri ne mutantan ve muazzam zafer levhaları gösteriyor ve ne rakik ve ulvî şiir ve hayat neşideleri okuyordu. Mevkiim Sarayburnu’nun en muallâ bir noktası idi. Sinan Paşa’nın Murâd-ı Sâlis için
  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Metin Tahlilleri Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 57 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.