“Sanat Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 134 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Sanat Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 134

Bunu biliyor musunuz?

Altın oran; Yunanların tapınaklarına uyguladıkları ve o çağdan beri iki uzunluk arasında en güzel ilişkiyi verdiği benimsenen aritmetik oran. Altın oranın elde edilmesi için çok sayıda yaklaşım ve yönetm bulunmaktadır. En genel formül şudur: Bir doğru parçası öyle iki parçaya ayrılmadır ki, küçük parçanın büyükde oranı, büyük parçının bütüne oranına eşit olsun. Bu durumda yaklaşık olarak %61,8 değerli bulunur.

15. yüzyıl Avrupa'nın iç dengelerinin değiştigi ve şekillendiği, modern dünyaya doğru ilk adımların atıldığı bir dönemdir. Bu dönemde aklın ön plana çıkması, insanların dünyada görüşünü, inançlarını, arzularını ve toplumsal yaşamlarını değiştirmiştir.

Rönesans, İtalya’da 14. yüzylın sonunda ortaya çıkarken Avrupa’nın kuzey ülkelerinde daha geç başlamış, İtalya ve Fransa’daki kadar bütünlük sağlayamamıştır.

Antik Çağ Değerlerinin Keşfi

Yunan sanatı ve felsefesinin yeniden yorumlanması, insanlarda merak ve ilgi uyandırığından içinde yaşadıkları dünyayı araştırmaya ve incelemeye yöneltmiştir.

Antik Dönem'de matematik, geometri gibi alanlarda yazılmış eserler (Arşimet ve Öklit'in çalışmaları gibi) Latinceye çevrilmiştir. Altın oran kuramı, sanat eserlerinde tekrar ele alınıp yorumlanmış ve eserlere yansıtılmıştır.

Hümanizm

Rönesans’in ideolojisini oluşturan bu düşünce 14. yüzyılın sonunda Orta Çağ’ın skolastik eğitimine tepki olarak çıkmıştır. Floransa ve Napoli’de ortaya çıkan insanı temel öge olarak kabul eden görüş, Rönesans’ın “ideal insan” kavramı olarak karşımıza çıkar. İnsanı evrenin merkezine yerleştiren ve temel niteliklerinin geliştirilmesini amaç edinen hümanizmin temel düşüncesi, insanın isterse her şeyi yapabilecek, doğanın en mükemmel varlığı olmasıdır.

Matbaanin kullaniłmasi kültürel alanda birçok gelişmeye zemin hazırlamıştır (temsil resim).

Matbaanin icadi

1450'de Johannes Gutenberg (Yohannes Gutinberg), kurşun alaşimından yapılan dökme harfleri kullanarak, bir basım yönetim olan matbaayı icat etmiştir. Matbaa öncesinde eğitim ve kültürel faaliyetler kilisenin tekelindedir. Matbaanın icadıyla, bilgi bir tekel olmaktadır. İki pürün sorsyal sınıflara açık hâle gelmiştir. Basılı malzemenin kültüphaneler vasıtasıyla daha fazla sayıda insana ulaşması, düşünce hayatında güçlü bir biçimde canlanmaya neden olmuştur (Görsel 4.18).

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

Meb Yayınları Sanat Tarihi Ders Kitabı Sayfa 134 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.