Sosyoloji Ders Kitabı Cevapları Sayfa 139
“Sosyoloji Ders Kitabı Cevapları Sayfa 139 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Sosyoloji Ders Kitabı Cevapları Sayfa 139
6.2.5. TÜRK AİLE YAPISI
Türk aile yapısı tarihsel süreçte değişerek bugüne kadar gelmiştir (Görsel 6.1). Kaynaklardan edinilen bilgilerden hareketle tahayyül edilen en eski Türk aile yapısında, kadın-erkek eşitliğinin var olduğu görülmektedir. Kitabe (yazıt), masal, efsane, destan vb. veri kaynakları birleştirildiğinde Türk aile yapısı içinde kadının belirleyici bir rolünün olduğu da anlaşılmaktadır. Örneğin Dede Korkut Hikâyeleri’nde tek eşli evliliğin olduğu, çocuğu olmayan evliliklerde bile ikinci eşle evlenmenin düşünülemediği görülmektedir (Örneğin Boğaç Han Destanı). Aynı hikâyelerden ailenin çekirdek aile denebilecek bir yapıda olduğu, erkek çocuk doğuran kadının daha üst bir statüde algılandığı da anlaşılmaktadır.
Diğer toplumlarla kurulan ilişkiler, din vb. etkenlerle Türk aile yapısı da değişmiştir. Örneğin Osmanlı toplumunda çok eşli evlilik görülmeye başlamış, mirî arazi uygulamasından dolayı geniş aile yapısı oluşmuştur. II. Mahmut ve III. Selim’in reformları ile aile örgütlenmelerinde değişiklikler oluşmaya başlamış, 1831 yılında tımar sistemi kaldırılmış, araziler bölünebilir hâle gelmiştir. Bu da evlilikler sayesinde ortaklıkların kurulmasına neden olmuştur. Dolayısıyla aile ve miras anlayışı değişmeye başlamıştır. Tarımda yaşanan değişimlere ek olarak eğitim alanındaki yenilik arayışları, haberleşme olanaklarının artması, dünyadaki gelişmelerin takip edilebilir hâle gelmesi, Batılılaşma hareketleri vb. ile Osmanlı toplumunun aile anlayışı ve örgütlenmesi değişmeye başlamıştır. Toplumun önemli bir kesimi geleneksel aile anlayışını sürdürürken dar bir kesim de aile içi ilişkiler ve kadın-erkek rollerini yeniden tanımlayarak aile algısını değiştirmiştir.
Cumhuriyet Dönemi’nde de 4 Ekim 1926’da Medeni Ka- nun’un kabulüyle aile; hukuksal açıdan yeniden düzenlenmiş, zaten toplumca benimsenmeye başlayan yeni değerler yasal zemin bulmuştur. Cumhuriyet sonrasında gelişen sanayileşme iç göçü artırmış, devamında kentli aile yapısı ortaya çıkmıştır. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sanayileşme ve kentleşmeye paralel olarak çağdaş aile yapısı şekillenmeye başlamıştır. Cumhuriyet Dönemi inkılaplarında, seçme ve seçilme hakkının verilmesinden miras hukukunda kadının hakkının yasal güvenceye alınmasına, giyim kuşamdan eğitim hakkının tanınmasına kadar pek çok yenilik yapılmıştır. Atatürk’ün Türk kadınına toplumsal hayatta alan açmaya çalışması, kadınların tarihsel rolünü önemle vurgulaması, eğitim ve ekonomi alanında kadınların olmadığı bir toplumun asla çağdaş bir toplum olamayacağını belirtmesi kadın haklarının benimsenmesi sürecini hızlandırmıştır. Bunun yanı sıra toplumun önemli bir kesiminin çağdaş hayatı ve ilişkileri talep etmesi, değişimin arkasındaki en önemli nedendir.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Sosyoloji Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 139 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























