“Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Sayfa 55 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Sayfa 55

Ülke bazında organik tarım alanına sahip ilk üç ülke Avustralya, Arjantin ve ABD’dir. Bu ülkelerdeki işletmeler daha çok yem bitkilerine yönelik organik üretim yapmaktadırlar. Organik tarım alanlarının toplam tarım alanına oranında Avrupa ülkelerinin hâkimiyeti söz konusudur. Avrupa devletlerinin organik tarım için kullandıkları tarımsal alanları karşılaştırıldığında Fransa, İspanya, İtalya ve Almanya’nın ön plana çıktığı görülür (Tablo 2.3).

Türkiye’de 1984’te Avrupalı ithalat şirketlerinin taleplerine yönelik olarak kuru meyve alanında başlayan organik tarım serüveni günümüzde büyük artış göstermiştir.
Devletin de konu ile ilgili ilk defa 1994’te yayımladığı yönetmelik ve 2004’te uygulamaya koyduğu kanun maddesi ile organik tarım konusu güvence altına alınmıştır.
Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çevre ve insan sağlığı için zararlı olduğu yapılan çalışmalarla ortaya konan kimyevi gübre ve tarım ilacı kullanımının yüksek oranlarda uygulandığı görülmektedir (Görsel 2.23). Tarım ve Orman Bakanlığının verilerine göre ülkede 2021 yılında kimyevi gübre kullanımı 2,5 milyon tonu , tarım ilacı kullanımı ise 60 bin tonu geçmiştir.
Görsel 2.23: Kimyasal ilaç
Tarım alanlarında ürünlerin nöbetleşe ekimi münavebe veya rotasyon ola- kullanımı
rak adlandırılır. Ekim nöbeti, aynı tarla üzerinde farklı kültür bitkilerinin belirli bir sırada birbirini takip edecek şekilde yetiştirilmesidir. Ekim nöbetinde ardı ardına ekilen ekinler arası ilişkinin bir ön değerlendirmesi yapılarak her bir ürünün toprak organik maddesinin içeriğine katkısı, haşere yönetimine katkısı, eksik ya da fazla besleyicileri, toprak erozyonuna ne tür bir etkisi olacağı tartışılır. Bir ürün nöbeti, bir bitkinin daha sonraki bitki için toprağı hangi durumda bırakacağını ve başka bir bitkiyle nasıl ekilebileceğini dikkate almalıdır. Örneğin baklagil gibi azot sabitleyici bir bitki her zaman azot tüketen bir üründen önce ekilmelidir. Benzer şekilde kısıtlı artık bırakan bir ürün, baklagil ya da yem bitkisi gibi tüm tarlayı kaplayacak yüksek biyokütleye sahip bir ürün ile dengelenmelidir. İyi seçilmiş bir ekim nöbeti hastalığı, zararlı ve yabancı ot yoğunluğunu azaltırken toprak canlılığını derinlemesine artırır.
Toprağın etkin kök derinliği için alt katmanlarının kalitesine katkı sağlamak ve erozyonu önlemek gibi pek çok avantaj sağlayıp toprağın fiziksel ve kimyasal yapısını iyileştirir, böylece üretkenliği arttırır. Sonuç olarak yetiştirilen ürünün verimini ve kalitesini yükseltir.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 55 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.