Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Sayfa 60
“Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Sayfa 60 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Sayfa 60
Bunun yanında Doğu Asya, Güney Amerika ve Afrika’daki bazı gelişmekte olan ülkelerde sözleşmeli tarım ülkenin tarım potansiyelini harekete geçirmek için bir lokomotif olarak görülmektedir. Türkiye’de ise sözleşmeli tarım uygulaması 1926 yılında Uşak ve Alpullu şeker fabrikalarının açılmasıyla şeker pancarı yetiştiriciliğinde uygulanmaya başlamıştır. Uygulama 1994 yılında yayımlanan yönetmelik ile yasal bir boyuta da kavuşmuştur. Gerek dünyada gerekse Türkiye’de sözleşmeli tarım konusunda son yıllarda önemli anlaşmalar yapılmaktadır. Türkiye’de uzun yıllardır şeker pancarı, tütün, çay ve haşhaş üretiminde devlet tarafından sözleşmeli tarım uygulaması yürütülmektedir.
Kırsal Kalkınma
Az nüfusa sahip küçük yerleşim yerleri kırsal alan olarak isimlendirilir. Kalkınma ise ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel yönden iyileşme ve gelişme olarak tanımlanır. Hâkim ekonomik faaliyet tarım ve hayvancılık olsa da bazı kırsal yerleşmelerde turizm, madencilik, balıkçılık, ormancılık gibi ekonomik faaliyetlerin de yapıldığı görülür. Kırsal bölgelerdeki sosyal, kültürel, ekonomik ve çevresel geri kalmışlık birçok sorunu beraberinde getirmiştir. Bunun en önemli sonucu yaşanan göçlerdir. Göçler sonucunda kırsal alanlarda nüfus yaşlanmakta, yatırımlar önemini kaybetmekte, tarımsal üretimde azalmalar görülmektedir. 1950’lerden sonra dünya gündemine giren kırsal kalkınma ilk olarak az gelişmiş yerlerdeki gelir seviyesinin yükseltilmesi olarak algılanmış, 1970’lerden sonra ise daha geniş bir anlam kazanarak ekonomik gelişmenin yanında çevresel, sosyal ve kültürel alanlarda da gelişmenin olduğu çok boyutlu bir değişme ve iyileşme olarak görülmeye başlamıştır.
Kırsal kalkınma Türkiye’de de son yıllarda sık sık gündeme gelen konulardan bir tanesidir. Ülkede son 50 yıldır ekonomik alanda meydana gelen değişim ve buna bağlı yaşanan göç kırsal kalkınmanın önemini artırmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında ülke nüfusunun büyük bölümünün kırsal alanlarda yaşaması ve doğal olarak ekonominin tarıma dayanması sorunların kırsala yönelik düzenlemelerle halledilebileceği görüşünü doğurmuştur. Bu kapsamda 1924 yılında çıkarılan “442 sayılı Köy Kanunu” ülkedeki kırsal kalkınma adına atılan adımların miladı olarak kabul edilebilir. 1963 yılından sonra kurulan Devlet Planlama Teşkilatı ile faaliyetler daha planlı ve kapsamlı yapılmaya çalışılmıştır. Günümüze kadar hukuki, sosyal, ekonomik ve altyapıya yönelik birçok uygulama faaliyete geçirilmiştir.
Türkiye’nin nüfus istatistiklerine bakıldığında kırsal kalkınmanın ne kadar önemli olduğu görülmektedir. ilk nüfus sayımının yapıldığı 1927 yılında ülke nüfusunun %75,8’i kırsal alanlarda yaşarken günümüze kadar bu oran sürekli azalarak 2022’de %6,6’ya gerilemiştir (Grafik 2.5).
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Güvenliği Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 60 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Yorumlar onaydan sonra yayınlanır.
Henüz yorum yok