Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 107
“Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 107 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 107
Felsefe yapmanın tek bir tarzı yoktur. Farklı kültürlerin farklı felsefe yapma tarzları olmuştur. Her felsefe geleneği kendi tarihsel ve toplumsal bağlamının bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Osmanlı felsefesi için de aynı durum söz konusudur.
Sömürgeciliği meşrulaştırmada önemli bir rol oynayan Avrupa merkezci tarih anlayışı XIX. yüzyılın başından itibaren yaygınlık kazanmıştır. Bilim, felsefe, sanat vb. her alanda tarih boyunca gerçekleşen tüm gelişmeleri sadece Avrupa’nın başarısı olarak değerlendirmek yaygın bir tutum hâline gelmiştir. Bu bağlamda Avrupa dışı toplumların tarihleri önemsiz ayrıntılar yığını olarak görülmüş ve tarihin ilgi alanından çıkarılmıştır. Tarihsizleştirme olarak da nitelendirilen bu durum, Avrupa dışı toplumların aydınlarının da kendi tarihlerine genel olarak olumsuz bakmasına zemin hazırlamıştır.
Bu süreçte Batılı olmayan toplumlar hakkında inşa edilen bilgilerin kaynağını oryantalizm oluşturmuştur. Başlangıçta Avrupalı seyyah ve misyonerlerin gözlemleri olarak ortaya çıkan oryantalizm, Avrupalı araştırmacıların Doğulu toplumlar hakkında ürettikleri bilgi ve yorumlar bütününü ifade eder. Oryantalizm tarafından ortaya konan yorum ve değerlendirmeler Doğu toplumlarında, self oryantalizm olarak adlandırılan tutumu doğurmuştur. Self oryantalizm Avrupa dışı toplumların aydınlarının, kendi tarihlerine ve toplumlarına oryantalizmin gözlüğünden bakmasını ifade eder. Bu tutuma sahip aydınlar; Avrupa’da belli bir dönemde ve belli şartların sonucunda ortaya çıkmış olan kavramları, tanımları, düşünceleri esas alıp kendi tarih ve toplumlarına “Bunların hiçbiri bizde yok.” şeklinde bakmışlardır. Bilimin, sanatın, felsefenin tarih boyunca her medeniyette farklı yapı ve biçimlerde ortaya çıktığını göz ardı eden bu yaklaşım Osmanlı’ya bakışta da kendini göstermiş ve “Osmanlı’da bilim yoktu.”, “Osmanlı’da felsefe yoktu.”, “Osmanlı’da demokratik değerler yoktu.” gibi değerlendirmelerde bulunulmuştur. Bu tür değerlendirmeler tarihe bakışta düşülen iki önemli hatayı barındırmaktadır: Bunlar anakronizm ve vigizmdir. “Bir olayın tarihi ve çağı üzerinde yanılma, tarih ve çağları birbirine karıştırma” şeklinde tanımlanan anakronizm, bir tür tarihi çarpıtma işlemidir. Vigizm ise geçmişi bugünün kavramlarını verecek biçimde inşa etmek, tarihî gelişimi günümüzdeki herhangi bir kavramı ortaya çıkaracak şekilde yorumlamaktır. Bu bağlamda Osmanlı felsefesini doğru anlamanın ve bu alanda sağlıklı değerlendirmeler yapabilmenin yolu, Osmanlı düşüncesini kendi özgün yapısı içinde ele almaktır.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 107 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























