Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 131
“Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 131 MEB Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Sayfa 131
SIRA SİZDE
Koçi Bey’e Göre XVII. Yüzyılda Osmanlı Devleti
Evvelce veziriazamlık, bir ulu makamdı ve sebepsiz azlolunmazdı.
Evvelce beylerbeylik ve diğer padişah memurlukları memleket idaresinde iş görmüş, emektar, doğru ve dindar kimselere verilip karşılığında bir akçe rüşvet ve bahşiş alınmazdı.
Eski zeamet ve tımar kimseye arpalık, has ve paşmaklık verilmezdi.
Tımar sahipleri devletin iyiliğini isteyen temiz ve inzibatlı bir taifeydi.
Seferlerde yararlılık ve bahadırlık gösterenler zeamete hak kazanırdı.
Tımar erbabının zeamet ve tımarları olan sancaklar dışında oturmaları yasaktı. İstanbul’dan kimseye dirlik verilmezdi. Eğer beylerbeyi yolunu bulup ehliyetsiz bir kimseye tımar verirse hak sahibi olanlar İstanbul’a gelip şikâyet ederlerdi. O beylerbeyi de makamından azlolunurdu.
Defterdar Sarı Mehmed Paşa’ya Göre XVIII. Yüzyılda Osmanlı Devleti
Gerek şanlı padişah gerek şanı yüksek vezir ve ülkenin valileri, halkın yargıç ve subayları her zaman durumlarını kutsal şeriata uydurmaya ve adalet üzere hareket etmeye gayret ve dikkat eylemek gerektir.
Bütün amirlerin adalete uygun davranmaya çalışmaları gerekir. Fakat padişahlar bu konuya herkesten daha fazla önem vermelidirler. Zira adalet hazinenin artmasına ve halkın çoğalmasına yol açar. Hazine ise halkın çokluğundan ve ülkenin bayındırlığından kaynak alır. Memleketin ümranı ise adalet iledir. Harap olan bir ülkenin maldan nasibi olmaz ve halkı zenginlikte yetersiz olur.
Para durumuna da önem verilerek darphanede basılan akçenin ayarı ve ağırlığı zaman zaman yoklanmak, sarraf ve ekmekçilerde kalp ve kırpılmış akçe olmaması için çok dikkatli davranmak gerektir.
Bu bilgilerden hareketle
Soru: Osmanlı Devleti’nde XVII ve XVIII. yüzyıllarda hangi alanlarda bozulmalar görülmüştür?
- Cevap:
Yönetim alanında: Vezir, beylerbeyi ve diğer memurluklara liyakatsiz ve rüşvetle atamaların yapılması yaygınlaşmıştır.
Tımar ve zeamet sisteminde: Tımar sahiplerinin görev bölgeleri dışında oturması, liyakatsiz kişilere dirlik verilmesi gibi bozulmalar yaşanmıştır.
Ekonomi alanında: Akçe sisteminde bozulmalar olmuş, paranın ayarı ve ağırlığı korunamamıştır.
Soru: Osmanlı siyasi düşüncesinin “devlet-i ebed müddet”, “nizam-ı âlem” ve “kanun-ı kadim” anlayışlarından hangilerinde zaafa uğramaya başladığı söylenebilir? Düşüncenizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
- Cevap:
Nizam-ı âlem: Liyakatsiz kişilere görev verilmesi ve tımar sistemindeki bozulmalar, devlet düzenini sağlamada zafiyet oluşturmuştur.
Kanun-ı kadim: Geleneksel kuralların ihmal edilmesi, özellikle yönetim ve ekonomi alanında ciddi zayıflıklara yol açmıştır.
Devlet-i ebed müddet: Adaletin sağlanamaması ve ekonomik sorunlar, devletin sürekliliğini tehdit eden bir zemin oluşturmuştur.
Bu durumlar, devletin temel ilkelerine sadık kalınmadığını göstermektedir.
Türk Düşünce Tarihi Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 131 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























