15 Ocak Pazar 2017
Ana Sayfa / Dil ve Anlatım / Diksiyon ve Hitabet / Siyasi Hitabet Nedir Örnekleri

Siyasi Hitabet Nedir Örnekleri

Siyasi Hitabet Nedir

Siyasi Hitabete Örnekleri

Siyasi Hitabet

Genellikle millet meclislerinde, seçim meydanlarında, mitinglerde ve gösterilerde ya­pılan siyasi konuşmalardır.

“Siyasi Hitabet”e Örnek

CUMHURİYETİN 10. YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE ATATÜRK’ÜN NUTKU Türk ulusu!

Kurtuluş Savaşı’na başladığımızın 15’inci yılındayız. Bugün cumhuriyetimizin onuncu yı­lını doldurduğu en büyük bayramdır.

Kutlu olsun!

Bu anda büyük Türk ulusunun bir bireyi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin se­vinci ve coşkunluğu içindeyim.

Yurttaşlarım!

Az zamanda çok ve büyük işler yap­tık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kah­ramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Tür­kiye Cumhuriyeti’dir. Bundaki başarıyı, Türk ulusunun ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimle yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı hiçbir za­man yeterli görmeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak zorunluluğunda ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en bayın­dır ve uygar ülkeleri düzeyine çıkaracağız.

Ulusumuzu en geniş refah araç ve kaynakla­rına sahip kılacağız. Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaraca­ğız. Bunun için, bizde zaman ölçüsü geçmiş yüzyılların gevşetici görüşüne göre değil, çağımı­zın hız ve hareket kavramına göre düşünülmektedir. Geçen zamana oranla, daha çok çalışaca­ğız. Bunda da başanlı olacağımıza kuşkum yoktur. Çünkü Türk ulusunun karakteri yüksektir. Türk ulusu çalışkandır. Türk ulusu zekidir. Çünkü Türk ulusu, ulusal birlik ve beraberlikle güç­lükleri yenmesini bilmiştir. Çünkü Türk ulusunun yürütmekte olduğu yükselme ve uygarlık yo­lunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müsbet bilimdir. Şunu da önemle belirtmeliyim ki, yüksek bir insan topluluğu olan Türk ulusunun tarihsel bir niteliği de, güzel sanattan sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki ulusumuzun yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan zekâsını, bilime bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, ulusal birlik duygusuna ara vermeden ve her türlü araç ve önlemlerle besleyerek geliştirmek ulusal ülkümüzdür. Türk ulusuna çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün insanlığa gerçek huzurun sağlanması yolunda, kendi­ne düşen uygarca vazifeyi yapmakta başanlı kılacaktır. Büyük Türk ulusu! On beş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde başan vaat eden çok sözlerimi işittin. Mutluyum ki, bu sözlerimin, hiçbirin­de, ulusumun, hakkımdaki güvenini sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı inanç ve kesinlikle söylüyorum ki, ulusal ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk ulusunun bü­yük ulus olduğunu bütün uygar dünya, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır. Hiçbir an kuş­kum yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük uygar niteliği ve büyük uygar yeteneği, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek uygarlık ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Türk ulusu!

Sonsuzluğa akıp giden her on yılda, bu büyük ulus bayramını daha büyük onurla, mutlu­luklarla, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

29 Ekim 1933

Bu yayınımızda siyasi hitabete örnek olarak yukarıdaki metin verilmiştir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir