Ana Sayfa / Türküler / Adını Sevdiğim Avşar Beyleri Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Adını Sevdiğim Avşar Beyleri Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları


Adını Sevdiğim Avşar Beyleri Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Adını Sevdiğim Avşar Beyleri Türküsünün Hikayesi

Efendim, Anadolu Selçuklu İmparatorluğu’nun çöküşünün gürültüsü bütün dünyadan duyuluyordu. Tarih ki imparatorluk kadavralarıyla doludur, yeni bir imparatorluğun bitişini yazmaya hazırlanıyordu. Ama Türklerin, kendilerine özgü bir yetenekleri vardı: Düşmanlar tam, ellerini oğuştura oğuştura, “Hele şükür, Türkler haritadan siliniyor” demeye başlarken, başka bir Türk devleti, bir öncekinden daha güçlü olarak onurlandırdı “dünya” adlı döner sahneyi. İşte yine öyle olmuş; Selçuklu İmparatorluğu, yerini, tarihin en güçlü imparatorluğunu kuracak olan Osmanlılara bırakmıştı. O sıralar Osmanlılarla, başkenti Kütahya olan Germiyanoğulları arasında bir kız alıp verme olmuştu. Osmanlılar, Germiyanoğullarına çeyiz olarak, bugünkü Acıpayam dolaylarındaki Yeşil Sahra (Eşler Yaylası) bölgesini vermişlerdir. Germiyanoğulları, 5-6 bin atlıyla Yeşil Sahra’ya doğru yola çıktılar. Merkezi İsparta’da bulunan Hamidoğulları durumdan haberdar olup, kuşkuya kapıldılar. Hamidoğulları da, kuvvetlerini, Yeşil Sahra’nın güneyine yığdılar. Tarihsel bir rastlantı olarak, Karaağaç Bey’in komutasındaki Avşar Aşireti de, aynı yere geldi. Horasan’dan yola koyulmuş, kendilerine uygun yurt araya araya ta buraya gelmişlerdi. Karaağaç Bey, ovayı uzaktan görünce, “tamam” diye düşündü, “sonunda bulduk yurdumuzu.. ” Karaağaç Bey, belki de yaşamında ilk kez, Albaba’yı dinlemedi. Çok az bir kuvvetle, Kazıkbeli’nde Germiyanoğullarını kırıp geçirdi. Germiyanoğullarından dirimlerini (yaşamlarını) kurtarabilenler geri dönmek zorunda kaldılar. Olayı haber alan Hamidoğlu, “bu adam buraları haketti” diyerek, savaşa tutuşmaktan vazgeçti. O günden beri Yeşil Sahra, Avşar Beyliği’nin yurdu oldu. Burada kurulan kente “Asi Karaağaç” dendi. Isparta’da “Şarki Karaağaç” olduğu için, Meşrutiyet’te buraya “Garbi Karaağaç” dendi. Cumhuriyet’ten sonra da ovadaki payam (badem) ağaçlarından ötürü “Acıpayam” adı takıldı yöreye. Ama sözün sırasını bozduk. Hani, Karaağaç bey Germiyanoğullarını ateş olup kavurmuş, harman gibi savurmuştu ya; işte o zaman, Obanın ozanı aldı sazı eline, vurdu sazın teline:

Adını Sevdiğim Avşar Beyleri Türküsünün Sözleri

“Adını sevdiğim Avşar Beyleri,

Size bir vezirlik yakışıp duru…

Topla dizginini, gözet kendini

Karşıda Germiyan bakışıp duru

**************

Avşar beyleri derler bize ezelden

Bülbül yuva yapmış gülden, gazelden

Dosta yollayacak güller kalmamış

Bahçemizde zalım düşman gezelden

**************

Avşar Beyi der ki: Gelsin göreyim

O nasıl yiğitmiş, ben de bileyim

Armağan isterse canlar vereyim

Candan başka armağanım yok benim

**************

Aşağıdan çıktı Avşar Bey’in kervanı

Aşk ile savrulur güzellerin harmanı

Gençlik elde iken sürün demi-devranı

Kocalıkta adem-devran sürülmez Avşar Beyleri…




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir