Boyunun Ölçüsünü Almak Deyiminin Açıklaması

Boyunun Ölçüsünü Almak Deyiminin Anlamı

Boyunun Ölçüsünü Almak Deyiminin Hikayesi Kısa

Boyunun Ölçüsünü Almak Deyiminin Öyküsü

BOYUNUN ÖLÇÜSÜNÜ ALMAK DEYİMİNİN ANLAMI

  • Övündüğü kadar olmadığının ortaya çıkması. Yetersizliğinin, beceriksizliğinin derecesini görmesi.

BOYUNUN ÖLÇÜSÜNÜ ALMAK DEYİMİNİN HİKAYESİ

Hepsi arkadaştılar. Severlerdi birbirlerini. İçlerinden uzun boyuyla övünmeden durama­yan bir arkadaşlarıyla takışıyorlardı bazen. Kısa ya da normal boylularla, “Bücürler, bastı bacaklar,” diye dalga geçmesi sinir edi­yordu herkesi.

Onlar da, “Sırık,” diye cevap veriyorlardı ona. Sırık ve arkadaşları, bir yaz günü, kasaba­nın yakınındaki ırmağa gittiler. Üstündekileri çıkarıp yüzmeye hazırlandıkları sırada, Sırık, yine başladı bunlarla dalga geçmeye.

Eliyle boyunu işaret ederek: “Bu ırmakta kimse benim gittiğim kadar derine gidemez. Niye? Çünkü ben bücür de­ğilim,” diyordu. Ötekiler, duymazdan geldi önce, cevap vermedi. Bundan cesaret alan Sırık, daha da üstlerine gidince birbirlerine baktılar. Göz işa­retleriyle anlaşarak şu çok övünen arkadaşla­rına bir ders vermeye karar verdiler.

Yüzerek biraz açıldıktan sonra Sırık’a ses­lenerek: “Sırık, daha öteye gidemiyoruz. Buradan itibaren çok derinleşiyor gibi... Gel, şu sırık boyunla bir ölçüver, ne kadar de­rinleşiyor?” Çok mutlu oldu Sırık. Uzun boyun yararlarını arkadaşları sonunda anla­mıştı işte. Hemen suya atlayıp kulaç atmaya başladı. Yüzdü, yüzdü, yüzdü! Arkadaşlarını epeyce geride bıraktıktan sonra derinliği ölçmek için yüzmeyi bı­rakıp kendini suyun dibine doğru bırak­tı. İndi, indi, indi!

Ayakları yere değdiğinde, derinliğin düşündüğünde de çok olduğunu anla­mıştı. Hızla suyun yüzüne doğru yöneldi. Havasızlıktan ciğerleri patlayacak gibi ol­muştu. Suyun yüzüne çıkar çıkmaz, ace­leyle soluk alayım derken, su yutmasın mı biraz? Öksürerek yuttuğu suyu çıkarmaya çalışırken biraz daha su yutmasın mı? Çır­pınmaya başladı.

Onun, her zaman yaptığı gibi hava at­tığını düşünen arkadaşları, ilgilenmediler önce. Neden sonra, Sırık’ın, suda batıp çık­tığını görünce işin şaka kaldırır yanı olmadı­ğını fark ettiler. Hemen yüzerek yetişip kıyıya doğru çek­tiler onu. Kıyıya çıktıklarında Sırık bitkindi. Hemen eve taşıdılar. Kapıda oğlunu arkadaşlarının kollarında gören annesi:

“Oğlum, ne oldu sana?” diye sordu telaşla. Sırık’a omuz veren arkadaşlarından biri, “Bir şey yok teyzeciğim, merak etme,” dedi. “Boyunu ölçmeye kalktı denizde ama boyu azıcık kısa kaldı.”