Ana Sayfa / Hikaye / Fatma Şadiye Matmazel Klamentin Hikayesinin İncelemesi Özeti Ana Fikri Konusu
Hikaye Tahlilleri

Fatma Şadiye Matmazel Klamentin Hikayesinin İncelemesi Özeti Ana Fikri Konusu


Fatma Şadiye Matmazel Klamentin Hikayesinin İncelemesi

Fatma Şadiye Matmazel Klamentin Hikayesinin Özeti

Fatma Şadiye Matmazel Klamentin Hikayesinin Ana Fikri

Fatma Şadiye Matmazel Klamentin Hikayesinin Konusu

Vak’a Marsilya’da çok zengin fakat bir o kadar paraya düşkün olan Mösyö Sakaran’ın evinde geçer. Onun için bir insanın hayatta parası varsa her şeyi vardır, serveti yok ise o insanın hiçbir değeri yoktur. Mösyö Sakaran için para ne kadar önemliyse kızı Klamentin’in hayatı da o kadar önemlidir aslında. Klamentin; Marsilya’nın en güzel, terbiyeli, iyi huylu kızıdır.

Her genç kız gibi Klamentin de evlenecek çağa gelir, fakat onun evlilik meselesi herkese dert olur çünkü; onun şartlarına uygun bir genç bulmak mümkün gözükmemektedir, özellikle babası için. Babasının amacı onu çok zengin biriyle evlendirip, kendine göre kızının hayatını teminat altına almak ve bundan da bir kazanç elde etmektir. Klamentin’in annesi ise babasının tam tersine, maddiyattan çok ruh güzelliğine, fıtratın iyi olmasına önem vermektedir. Annesi Lusi, aklı başında olan kadınların, servetten ziyade ‘hüsn-ü muameleye meclûb olmaları’ gerektiğini düşünmektedir. Mösyö Sakaran ve Madam Lusi, kızlarının izdivacı hakkında böyle düşünmektedirler. Mösyö Sakaran bir gün, hastalıklı fakat çok zengin bir gençle tanışır. Maddi durumundan çok etkilenir, garip özelliklerini fark ettiği halde bu genci ilk fırsatta eşi ve kızıyla tanıştırmak ister. Eşini bir şekilde ikna edip hep beraber tiyatroya giderler. Klamentin ve annesi kadınların hislerinin kuvvetli olması sebebiyle olsa gerek gencin büyük bir hastalığının olduğunun farkına varırlar, zaten Klamentin çok zeki bir kızdır fakat babası, servetine göz diktiği gencin hastalıklı olmadığı hususuyla ilgili olarak hile yapmak suretiyle karısı ve kızını ikna eder. Böylece karar verilir ve Klamentin ile genç nişanlanırlar, Klamentin kaderden kaçılamayacağı inancıyla evliliğe razı olur.

“Tedbir takdiri tağyir edemez. Bu âlemde hiçkimse kendi âtisinin nasıl olacağını bilemez. Hüküm ezelî, elbette yerini bulacak… ”

Evlendiklerinden beş ay sonra Klamentin’in eşi veremden ölür. Kendisine sirâyet eden hastalıktan dolayı iki ay sonra Kalmentin de ölür. Annesi de bu acı tabloya dayanamaz o da kahrından ölür. Böylece bütün iyi karakterler, gözünü para hırsı bürümüş olan Mösyö Sakaran’ı dünyada tek başına bırakır. Sakaran; tek başına, sıkıntılar ve yaptıklarından dolayı pişmanlıklar içinde ölümü bekler durur.

Fatma Şadiye ‘nin ‘Hikâyât-ı Nûşin’ başlığı altındaki bu hikâyeleri onun bir kadın yazar olarak, kadın meselesi üzerinde düşündüğünü göstermektedir. Kadın unsurunu ön planda tutarak onun yaşadığı sıkıntıları dile getirmek isteyen yazar, bununla birlikte evlilik müessesesi, kadın-erkek ilişkileri, para ve maddiyat konularını hikâyelerinde işlemiştir.

Fatma Şadiye’nin hikâyelerinde mekân olarak Fransa’nın seçilmesi ve şahısların da Fransız olması yazarın, mevcut sosyal ve siyasi yapıdan ötürü düşüncelerini daha rahat ifade etmek istemesi ile ilgili olabilir.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir