Ana Sayfa / Türküler / Geyik Avı Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Geyik Avı Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları


Geyik Avı Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Geyik Avı Türküsünün Hikayesi

Bakmaya doyamıyor. Anası dayanamıyor. “Akşamın hayandan sabahın şerri iyidir, oğul. Vazgeç. Sabah ola hayrola. Gel beni dinle de vazgeç. Akşamın bu vaktinde yola çıkmaktan. Şimdi çıksanız yola yarın akşam Gölyazı’yı tutarsınız. Gölyazı tehlikeli, dumanı geçit vermez kolay kolay. Bir de eşkiya türemiş ki, geleni geçeni soyup soğana çeviriyorlarmış. Gel vazgeç oğul. Sabah erken burdan yola çıkarsınız. Akşamı Osmancık’ta geçirir, sabaha karşı yeniden yollanırsınız. Gölyazı’yı gündüz gözüyle geçmiş olursunuz. Benim yüreğim yufka, içim rahat etmez oğul” diyorsa da Mehmet Bey kararlı. Anasını ayrı avutuyor; karısını ayrı. “Ben o yollan avucumun içi gibi bilirim. Gecenin karanlığı vız gelir bana. Eşkiya dersen, geleceği varsa göreceği de var. için rahat olsun ana. Tez gidip tez dönmekte yarar var. Telde acele gel diyor hükümet. Acele gitmeli.” Karısının daha kırkı çıkmamış. Bir beşikte yatan yavruya bakıyor; bir kocasına. Gitmesini o da istemiyor. Ama, Mehmet Bey kararlı. Karşı koyamıyor. Uzun sözün kısası, iki at çekiliyor ahırdan. Atlar da at. Safkan arap. Derisi pırıl pırıl atların. Üç ayağı sekili, alnı akıtmalı birinin. Biri de yağız. Yerlerinde duramıyorlar. Epeydir bineğe çıkmamışlar. Bir yandan kişniyor, biryandan eşiniyorlar. Atlar eyerlenip, heybeleniyor. Güvendiği adamlarından biri de katılacaktır yolculuğa. N’olur, n’olmaz. Gece yolculuğunda tek olmamalı insan. Yavrusunu yeniden kucaklayıp kokluyor. Anasının elini, karısının yanaklarını öpüyor. Atlıyor atına Mehmet Bey. Yanında da adamı. Tutuyorlar Osmancık yolunu. Vakit de akşama yakın. Gece Osmancık’a ulaşıyorlar. O gece orada yatıp, erkenden çıkıyorlar yola. Ki, akşama Çorum’u tutabilsinler. Ne var ki Çorum’u tutabilmek için de Gölyazı’yı geçmek gerek. Gölyazı deyip geçmemeli. Osmancık’la Çorum arasının en yüksek, en soğuk ve geçilmesi en zor yeri. Gölyazı. Kışı ayrı dert; yazı ayrı dert. Kışın kolay geçit vermez. Tipiden yol-iz şaşıranı da takır takır dondurur. Yazı da başka zordur Gölyazının. Bir sis tutar ki göz gözü görmez. Halk, “Gölyazı’ya duman çöktü yine” der. Bir de “Gölyazı’yı geçtin mi kendini Çorum’da bil” sözü vardır. Gerçekten Gölyazı Osmancık’la Çorum arasında zor bir geçittir. Ne zaman ki Gölyazı-‘yı geçtin, iniş başlar artık. Taşı yuvarlasan Çorum’a varır ulaşır. Mehmet Bey’le adamı Gölyazı’ya tırmanırken güneş de ağır ağır kaybolmaktadır dağların ardından. Mehmet Bey, geride bıraktığı karısını, anasını yavrusunu düşünüyor. Onlara alacağı armağanları kurmaktadır kafasında. Yanındaki adamı, ufaktan bir türkü tutturmuş. Garipsi. Yanık. İçli. Söylenip duruyor. Özlemlerini, dileklerini acılarını türküyle dillendiriyor. Her biri kendi düşüncelerine dalmış. Bir de atların nal sesleri var. Tıkı tık. Tıkı tık. Tıkı tık. Rahvana kalmış ki atlar, yalıya binmiş gibi sallıyor üstündekileri. Bir de kuş sesleri geliyor, yolun kıyısındaki ağaçlardan. Akşam kuşlarının sesleri. Kimisi yavrusuna yiyecek götürüyor; kimisi tüylerini kabartmış oynaşıp duruyor. Arada bir de su sesi geliyor. Dağın doruğundan kopup, engine koyaklara doğru akan çayların sesi bunlar. Bütün bu sesleri bozan, yankılanıp genişleyen bir ıslık sesi. Hem Mehmet Bey’i, hem de adamın daldığı düşüncelerden ayıktırıyor birden. Islık, birken iki; ikiyken üç oluyor. Atlar huylanıp

Geyik Avı Türküsünün Sözleri

Üc kardeştik çettik geyik avına

Geyik cektı bizi kendi dağına

Tövbeler tövbesi çeyik avına

Arkadaşlar ben vurüldum kalbimden

Geyik hee cetmiyor bemh aklımdan.

 **************

Tüfeğim kayada asılı kaldı

Elbisem bohçada basılı kaldı

Nişanlım sılada küslü kaldı.

Arkadaşlar ben vuruldum kalbimden

Geyik de getmiyor benim aklımdan

Geyik Avı Türküsünün Notaları

Geyik Avı Türküsünün Notaları1




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir