? Hamra Çarşaf Başında Türküsü | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Türküler / Hamra Çarşaf Başında Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Hamra Çarşaf Başında Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Hamra Çarşaf Başında Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Hamra Çarşaf Başında Türküsünün Hikayesi

Yöresi: Şanlıurfa

Sevdiğine kavuşamayan bir sevdalının türküsüdür. Urfa’da eski adı Oğuzeli mahallesi olan semt, Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte çevre sakinlerinin kültürü ve kimlik yapısından dolayı Türk Meydanı mahallesi adını almıştır. Eskiden Urfa merkezde bayanlar, fıta, izar, ehram ve çarşaf giyerlerdi. Ergenlik çağına gelen kızlar kapanırlardı. Ev içinde başlarına eşarp, yazma takar, dışarıya çıktıklarında ise bazıları bürüklenir bazıları da peçe takarlardı.

Budan 85-90 yıl önce köşkerlik ( Yemenicilik) yapan İsmail isminde yakışıklı bir genç varmış. Bu genç bir akşamüzeri eve dönerken, yolda 15- 16 yaşlarında çok güzel bir genç kız görür. Kız, çarşafa yeni girmiş, yanında da ehram giymiş nenesi ile sokakta yürümektedir. Kızın ceylan gibi kara kaşı, kara gözü İsmail’i bir anda kendine bağlar. Kızın endamına yürüyüşüne vurulur. Kız da görmüştür onu. Kızı takip ederek, evini öğrenir. İsmail artık sevdalanmıştır. Uzaktan da olsa, sevdiğini görmek için günlerce köşe başlarında bekler, bir kaç kez de görür. Eski zamanda dilleriyle konuşmak ne mümkün, konuşurlar göz göze. Böylece günler haftalar geçer. İsmail içmeden sarhoş gibi dolaşmaktadır. Haline ve ahvaline annesi dayanmaz derdini öğrenir. İsmail “Bu kıza sevdalandım, onu bana isteyin” diyerek olan biteni annesine anlatır.

Araştırır sorarlar ki, kız çok zengin bir aileye mensuptur. İstemeleri mümkün değildir. İsmail’in ısrarı üzerine ezile büzüle kızı isterler. Kız tarafı “davul dengi-dengine” deyip kızı vermez. İsmail yıkılır, yüreği, güzel kızın hasretiyle yanar durur artık. Bu sevdaya dayanamaz, para kazanmak için İstanbul’a gider, ordan da askere. Altı sene kendisinden haber alınmaz. Bu arada kız, kendi ailesi gibi zengin olan amcası oğluna verilmiştir. İsmail asker dönüşü tekrar mesleğine başlar ve hala bekardır. Aradan geçen yıllar aşk ateşini söndürememiştir, dünyası “Hamra Çarşaf içinde gördüğü ceylan gözlü kızdır. “Belki hala evlenmemiştir” diye içinde bir umut vardır. Bir gün eve gederken, yolda sevdiği ceylan gözlü kızla karşılaşırlar. Kız, kucağında yeni doğmuş çocuğunu taşırken, 4-5 yaşlarında topal yürüyen oğlunun elini tutmaktadır. İsmail bu manzarayı görünce kızın evlendiğini anlar ve beyninden vurulmuşa döner. “Ayne Delal Ayne Delal” diye kendi kendine söylenerek oradan ayrılır ve İsmail’ den o günden sonra haber alınmaz. Sanatçı Abdulkadir Algın bir şekilde vâkıf olduğu bu hikâyeden esinlenip, sözü ve müziği kendisine ait olan aşağıdaki türküyü besteliyor.

Hamra Çarşaf Başında Türküsünün Sözleri 

Yüzünde peçe benem Ayne Delal

Düş gördüm seçemem Ayne Delal

Dünya dünyadan geçse Ayne Delal Ayne Delal

Ben senden vaz geçmenem Ayne Delal

*****

Bahçalarda meleşir Ayne Delal

Bu ne âlem bu ne sır Ayne Delal

Yar (Kız) ben senin yüzünden Ayne Delal Ayne Delal

Gurbette kaldım yesir Ayne Delal

(Ellere oldum yesir Ayne Delal)

Hamra Çarşaf Başında Türküsünün Notaları

Hamra Çarşaf Başında Türküsü

Hamra Çarşaf Başında Türküsü



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir