Ana Sayfa / Türküler / Has Adamlar Hoyratının Türküsü Hikayesi Sözleri Notaları

Has Adamlar Hoyratının Türküsü Hikayesi Sözleri Notaları


Has Adamlar Hoyratının Türküsü Hikayesi Sözleri Notaları

Has Adamlar Hoyratının Türküsü Hikayesi

Yöresi: Şanlıurfa

Şanlıurfa’da geleneksel sıra gecelerine- katılıp da, cemaate uyum sağlayamayan biri için söylenen hoyratın hikâyesidir.Şanlıurfa’da bilhassa kış gecelerinde olmak üzere, yaşları birbirine yakın arkadaş gruplarının, her hafta başka bir arkadaşın evinde olmak üzere, haftada bir akşam, belirli bir niteliğe ve düzene göre sıra ile yaptıkları toplantılara “sıra gecesi” denmektedir.Urfalı sıra gecelerinde cemaatle oturup kalkmayı, gelenek ve göreneklerini, adab-ı muaşeret kurallarını, cemaatte konuşmanın adabım yeri geldiği zaman konuşmayı, yeri geldiğinde dinlemeyi, büyüğüne saygıyı “sıra geceleri”nde öğrenir. Bu yönüyle “sıra gecesi” bir halk mektebidir. Sıra geceleri; usta çırak geleneği içinde müziğin öğrenildiği Halk konservatuarıdır, sohbet, muhabbet, yardımlaşma ve dayanışma geceleridir.Urfa’da, som Urfalıların yaşadığı; göçlerin olmadığı, gecekonduların türeyip şehri kanser gibi sarmadığı, halis Urfalıların örf, adet, gelenek ve göreneklerini doya doya yaşadığı 30’lu yıllarda bir grup arkadaş sıra gezmektedirler. İçlerinde Mustafa Hacıkâmiloğlu, Mukim Tahir, Halil İpek, Baku- Kayral isimli zatlar da bulunmaktadır.Yıllarca devam ettirdikleri kardeş gibi oldukları arkadaş topluluğunda bir gün bir acı yaşanır. İçlerinden birine” Emr-i Hak” vaki olmuş, aralarından ebediyyen ayrılmıştır.Merhum’un sık sık anıldığı birkaç “sıra gecesi”nden soma aradan 4-5 ay kadar bir zaman geçmiştir.Bir gün ölen zatın büyük oğlundan babasının sıra arkadaşlarına bir mesaj gelir. “Ben de babanım yerine aranıza katılmak istiyorum…”Teklif görüşülür; herhalde “Baba dostunun oğlu mirastır” özdeyişi de hatırlanır ve talep münasip karşılanarak kendisine “gel” haberi gönderilir.Birkaç sıra gecesi beraber olurlar. Babasını hatıralarla bir de onun zaviyesinden tanırken, aralarına yeni katılana ısınmağa çakşırlar.Fakat zaman göstermiştir ki; oğul, baba’nın yerini dolduracak, merhumu rahmetle andıracak kapasitede değildir. Sıranın eski havası kalmamıştır. Ama bunu “genç”e nasıl anlatsınlar?… Ne de olsa babasının hatırı vardır. Urfalı, kendisim ısıran köpeğe bile “sahibinin hatırı için” kıymaz. Bilhassa çözümün” kalp kumadan” olmasını arzu eder.Artık anlattığımız grubun sıra gecelerinde söylenen “hoyrafların arasına şu imalı hoyrat ta katılmıştır;

Dağ adamı

Öldürür dağ adamı

Meclise ayı girsin

Girmesin dağ adamı

Okunan beyitlerle “nevzuhur genç”e bir şeyler anlatılmaya çalışılıyordu.Bir Muharrem gecesi yine sırada oturulmuş sohbet ediliyordu. Hepsinin tanıdığı bir fakir aileye yardım kararlaştırıldı. Kimi un, kimi yağ, kimi salça, şeker, bulgur, mercimek göndereceklerdi.Urfa’da uzun yıllardan beri devam eden adet üzere fakir aileler yardım edeni tanımazlar. Getiren elçilerden alır, rızk’ın gerçek sahibi Allah’a (C.C.) hamd ederler. O’nun cömert kullarını da dua ile anarken; minnettarlıkları kalpten kalbe ulaşır, hayır sahibinin sevap hanesinde yerini bularak kişiye huzur vereceğine inanılır. Alan da, veren de bu inançla rabıtalıdırlar, rahattırlar.Muharrem ayındaki sıra gecesinde konuşulan yardım konusu yine bu minval üzere uygulanmıştır. Yalnız bir istisnasıyla. Bizimki gönderdiği yardıma ismini, adresim de katmış, alışılmışın dışında iyiliğini sulandırmıştır…Sağ elin verdiğini sol elin bilmediği, sağ gözün gördüğünü sol gözün görmediği bir kutlu zamanda olan, Cenab-ı Hakk’ın rızasını kazanmak maksadıyla yapılan bu yardımda bir kişi de olsa zuhur eden bu çiğ’lik, sıra arkadaşlarına ulaşmış ve bir hoşnutsuzluk hasıl olmuştu…Genç, artık “hatır” kredisini tüketmişti. Nazarlar onun üzerinde toplanmışken sıra arkadaşlarından sesi güzel birisi elini kulağına atar ve o zamana kadar duyulmamış bir hoyratı söyler:

Has adamlar

Gül suyu has ‘a damlar

Meclis o eski meclis

Azaldı has adamlar

Hoyrat, hazin ruhu nereden alır, nerelere götürür. Herkes derin düşüncelere dalmıştır. Rahmetli, arkadaşları ve oğlunun gözlerinin önünden geçiyordur muhakkak.Çok iyi intibalarla bir ömür sürmüş ve Sıradan vakitsiz ayrılmış rahmetli arkadaşlarının oğlunun ayrılışı böyle olmamalıydı.. Ama ne yapsınlar, oldu işte.Genç, “hoyrafdaki mesajı artık idrak etmiş ve ondan sonraki sıra gecelerinde bulunmamıştı.

Has Adamlar Hoyratının Türküsü Sözleri 

Has Adamlar Hoyratının Türküsü Notaları




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir