İlm-i Siyaset Dersi Almak Deyiminin Anlamı ve Hikayesi
İlm-i Siyaset Dersi Almak Deyiminin Hikayesi ve Anlamı Kısaca
Kurnaz tilki , bir gün, ormanların kralı arslanın inine gizlice girip, yavrusunu kaçırmış. Arslan avlanmaktan dönüp, ininde bıraktığı yavrucağızını göremeyince kükremekten yeri göğü inletip, tüm ormana haber saldırtmış:
“Bu ormanda yaşayan cümle hayvanat inimin önünde toplansın. Gözümün bebeği, tahtımın tahteravanımın biricik varisi, yavrucuğumu yatağından kaldırıp götürmüşler. Bunu yapan ciğeri çürük kim ise bulacağım, cezasını kendi pençelerimle vereceğim!”
Emri duyan hayvanat, telâşla korkuyla merakla kralın ini önünde toplaşmışlar.
Tilki de bir kayanın dibine çöküp olan biteni uzaktan uzaktan izliyormuş. Sonradan kurt da tilkinin yanma gelip çöreklenmiş.
Arslan:
“Benim yavrumu kim kaçırdı? Bilen varsa söylesin. Yok kimseden bir ses çıkmaz ise, topunuzu birden yakarım ona göre!” diye kükreyince, tilki kurdun kulağına eğilip fısıldamaya başlamış:
“Kurt kardeş, ben işin aslını biliyorum. Kralımızın yavrusu aslında kaçırılmadı. Kral, yaşlandığı için yerine kral yapacak adam arıyor. Böyle bir oyun yapıp, kim en cesur onu tesbit edecek. Tahtı da ona verecek. Sen hiç durma! Krallık arslandan sonra yakışsa yakışsa sana yakışır. Hemen atıl ortaya.”
Kurt yan gözle ,tilkiye bakıp:
“Yahu kurnaz tilki, bugüne kadar senin yüzünden başıma binbir türlü belâ geldi. Aşağı köyün bağcısının sırtıma vurduğu değneklerin yaraları daha kapanmadı bile. O zaman da bana; “Ben bu bağcının hayatını kurtardım, benim bağa girme fermanım var” demiştin. Şimdi de kalkıp; kral yerine adam arıyor, atıl ortaya diyorsun. Ben sana nasıl güveneyim?” diye sızlanmış.
“Sen bilirsin” demiş tilki. “Krallık dediğin nedir ki, sen olmazsan aha şu geyikler olur. O zaman da bu ormanda et değil, ot yersin!
Kurt, bir gözlerini kısık kısık etmiş kendisini süzen tilkiye, bir de kükreyen arslana bakmış. O an içinden ne geçirdiyse:
“Ben çaldım yavrunu var mı bir diyeceğin?” diye bağırmış
Arslan, önce bir şaşırmış. Sonra da:
“Öyle mi gel bakalım kurt efendi, şu mağaramda özel konuşalım” demiş.
Kurt hoplaya zıplaya mağaradan içeriye girmiş arslanda peşi sıra gözden kaybolunca, içeriden bir feryat bir figan kopmuş, çatur çutur kemik sesleriyle bir toz, bir duman yükselmiş. Ormanın sakinleri “acaba içeride ne oluyor” gibisinden birbirlerine bakarken; tilki arkasına sindiği kayanın üstüne çıkıp:“Merak etmeyin kralımız kurt kardeşe ilm-i siyaset dersi veriyor” demiş.
********
Bu deyim, “bir işin inceliklerini öğretmek, püf noktalarını sır vermek” mânâsında kullanılır.
Henüz yorum yok
Sorularını paylaş, diğer öğrencilerin yorumlarını oku. Tam liste ayrı pencerede açılır.
Henüz yorum yok