Ana Sayfa / Deyimler / Kırk Yıllık Kâni Olur mu Yani Deyiminin Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa

Kırk Yıllık Kâni Olur mu Yani Deyiminin Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa


Kırk Yıllık Kâni Olur mu Yani Deyiminin Açıklaması

Kırk Yıllık Kâni Olur mu Yani Deyiminin Anlamı

Kırk Yıllık Kâni Olur mu Yani Deyiminin Hikayesi Kısa

Kırk Yıllık Kâni Olur mu Yani Deyiminin Öyküsü

KIRK YILLIK KÂNİ OLUR MU YANİ DEYİMİNİN ANLAMI

  • Belli yaştan, zamandan sonra insan değişmez.

KIRK YILLIK KÂNİ OLUR MU YANİ DEYİMİNİN HİKAYESİ

Şair Ebubekir Kâni, Tokat doğumludur.

Nükteli gazelleri, şiir ve yergileriyle dik­kati çekince Sadrazam Hekimoğlu Ali Paşa onu İstanbul’a çağırdı. Daha sonra Silistre Valiliği’ne divan kâtibi oldu, Bükreş’te yaşa­maya başladı.

Yaşı kırkı bulmuşken karşılaştığı bir Ro­men güzeline âşık oldu. Gözü ondan başkası­nı görmüyordu artık. Hiç zaman kaybetmeden evlenmek istedi kızla.

Romen güzeli, ne evet dedi ne de hayır. Başını öne eğmekle yetindi.

Ebubekir Kâni, anladı: Şorun kızın Hıristi­yan olmasıydı.

Hızlı düşünüp ona da bir çare üretti:

“Müslüman ol!” dedi kıza.

Çok geçmeden, kızın ailesinden geldi ce­vap:

“O Hıristiyan olsun… Hemen evlensinler!”

Olacak şey değildi. Güldü geçti Kâni…

Ama olayların gelişimi pek gülünecek gibi değildi!

İsteyeni çoktu güzel kızın. Acele etmezse sevdiğini kaybedecekti.

İstemeye istemeye de olsa verdi kararını: Elini bir defa alnına, sonra omuzlarına götürerek, Hıristiyan oldu Ebubekir Kâni.

Sevdiğine de kavuştu.

Tez zamanda yayıldı haber. Çok geçmeden de İstanbul, “Dön!” çağrısı yaptı Ebubekir Kâni’ye.

Karşısına çıktığında çok öfkeliydi sadrazam:

“Söyle bakalım gavur Kâni, nasıl yaptın böyle bir şeyi?” diye gürledi.

Saygıyla eğildi Kâni:

“Durum anlatıldığı gibi değil efendim,” diyerek başladı söze. “Gönül bir aşka düştü, baktık başka çare yok, kızı başkasına ve­recekler. Şimdiye kadar hangi âşık, elini alnına ve omuzlarına gö­türdü diye sevdalısına kavuşmuştur? Benim yaptığım âşıkların işini kolaylaştırmaktan ibarettir efendim.”

Sözünü kesen sadrazam:

“Şöyle olmuş, böyle olmuş, sonunda Hıristiyansın işte!” diye bağırmaya devam edince Kâni, ellerini göğsünde birleştirdi:

“Efendim, siz de bilirsiniz,” dedi, “bir dini kabul ancak kalp ile onay, dil ile söylemekle mümkündür. Fakir, sadece dilinin ucuyla söyledi ama kalbi ile onaylamadı… Kırk yıllık Kâni, olur mu yani?”




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir