Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları TIKLAYINIZ

Sponsorlu Bağlantılar
Ana Sayfa / Biyografiler / Mahtumgulı Firâgî hayatı ve şiirleri
Şairlerin Hayatı

Mahtumgulı Firâgî hayatı ve şiirleri

Sponsorlu Bağlantılar


MAHTUMGULI FİRÂGÎ HAYATI

  • (Hacıgovşan, 1733 – 1798)
  • Kendisi gibi düşünür olan babası Devlet Mehmet Azadi’den Arapça ve Farsça dersleri aldı.
  • Buhara’daki Göğeltaş Medresesi’ndeki eğitiminin ardından, Hive’de yer alan Şirgazi Medresesi’nde eğitimini tamamladı.
  • Konusunu gerçek hayattan aldığı şiirlerle kısa sürede ünlendi.
  • Şairliğinin yanında mutasavvıf ve düşünür kimliği ile de öne çıktı.
  • Türkmen klâsik edebiyatının yapılanmasında önderlik eden, doğu edebiyatının yayılıp gelişmesinde katkısı olan ve Türkmen yazı dilinin oluşmasının temelini atan en önemli Türkmen şairidir.
  • Şiirleri bir Divan’da toplanmıştır.

MAHTUMGULI FİRÂGÎ ŞİİRLEİR

YIKIP BARADIR
1.
Gam dumanı basıp garip gönlümni
Gözyaşın saklamay geçip baradır.
Kimdir rahm eyleyen sorup hâlimni
Bozık gönlüm öyin yıkıp baradır.
2.
Gerçi od yaksalar âşık yagından
Ölüm âsân erer dost firâgından
Hicrân meni kovdu sabır dagından
Firâk bogum bogum söküp baradır.
3.
Evvelde devr-i devrânım çarh bulaşdırdı.
Gam canım guruddı ot tutuşdırdı,
Aşk seni coşdırıp hadden aşırdı,
Yüregim içimden çıkıp baradır.
4.
Ferâgat yatırdım nefsimni beslep
Turdı gönül yâr cemalin heveslep
Hakdan hâcet dilep murdın islep
Gözüm ol yollara bakıp baradır.
5.
Mahtumgulı mecâlim yok söyleyin
Dostlara derdimni âyân eyleyin
Ey yaranlar aglamayın, neyleyin
Aşk meni yandırıp yakıp baradır.

Türkiye Türkçesiyle:

YIKIP GİDİYOR
1.
Benim gamlı ve yalnız gönlüme keder basmıştır.
Gözlerimin yaşı öylece akmaktadır.
Benim halime acıyan kimdir?
Benim kırık gönlümün evi viraneye dönmüştür.
2.
Âşığın yağından her ne kadar ateş yakarlarsa da,
Ölüm, sevgiliden uzak olmaktan daha kolaydır.
Ayrılık beni sabır ve tahammül dağından kovdu.
Varlığım parça parça öylece yok olmaya başlamıştır.
3.
O günlerin feleği beni parçaladı.
Keder beni kuruttu, vücudumu ateş kapladı.
Aşkın coşturmasının sonucunda dolup taştım.
Sanki gönlüm (kalbim) canımdan çıkacak.
4.
Gönül rahat olduğu hâlde; itaatsiz nefsimi yumuşattım.
Birden bire gönül, sevgilinin güzelliğini görmeye heveslendi.
Kendi muradını hakkın dergâhından isteyerek,
Gözlerim, öylece yollara bakıp beklemektedir.
5.
Mahtumgulı, söz söylemeye gücün yoktur,
Dertlerimi dostlara açıklayayım.
Ey dostlar, ağlamaktan başka çare var mıdır?
Aşk ateşinin daima yakıp yandırdığı kimseyim.

UÇDUM, YARANLAR
1.
Bir cumğa gicesi gördüm düyşümde,
Bar urup, göklere uçdum, yaranlar.
Pervaz eylep, seyran etdim dünyeni,
Bir abadan caya düşdüm, yaranlar.
2.
Kehkeşana çıkıp dürli semerler,
Mün dürli miveler, horram seçerler,
Narına, turuna, leymun, almalar,
Bir abadan bağa duşdum, yaranlar.
3.
Açılmışdır anda renberen güller,
Şunş-u efganda şeyda bilbiller,
Mermerden hovuzlı, kövser dek suvlar,
Tahayyır eyleyip, çaşdım, yaranlar.
4.
Ol gara bağlıkda gördüm bir çemen,
Acayip meclisin gördüm encümen,
Dövre girip gördüm, oturmış çil ten,
Salam berip, golün guçdum, yaranlar.
5.
Hemme avaz eylep, “Aleyk!” aydılar,
Işarat eyleyip: “Ötgül” diydilcr.
Dövre gurap, cama serap guydular,
Mana yetgeç, golüm açdım, yaranlar.
6.
Bilmedim, köpmi ya mana az berdi,
Özge elem, başga bir avaz berdi,
Işk aldı könlümi, tile söz berdi,
Ayakdan-ayağa düşdüm, yaranlar.
7.
Magtımgulı, huşyar oldum, oyandım,
Oyandım, örtendim, tutaşdım yandım,
Magnı bazarında hayyata döndüm,
Şirin gazal donun biçdim, yaranlar.

Türkiye Türkçesiyle:

UÇTUM YÂRENLER
1.
Bir cuma gecesi gördüm düşümde,
Kanat vurup göklere uçtum, yârenler,
Kanat çırpıp seyrân ettim dünyayı,
Bir şen, mâmur yere düştüm, yârenler.
2.
Kehkeşâna çıkmış türlü zenginlikler,
Bin türlü meyveler, güzel ağaçlar,
Narına, turuncu, limon, elmalar,
Bir şen, mâmur bağa düştüm, yârenler.
3.
Açılmıştır orda rengârenk güller,
Kavga ve efgânda, şeyda bülbüller,
Mermerden havuzlu, kevser dek sular,
Hayran olup (buna) şaştım, yârenler.
4.
O kara bağlıkta gördüm bir çemen,
Acayip meclisin gördüm encümen,
İçre girip gördüm oturmuş kırklar,
Selâm verip elin sıktım, yârenler.
5.
Bir ağızdan hepsi “Buyur!” dediler,
İşaret eyleyip “gel geç!” dediler,
Çevrelenip cama şarap koydular,
Bana gelince, elim açtım, yârenler.
6.
Bilmedim çok mu ya bana az verdi,
Başka âlem, başka bir âvâz verdi,
Aşk aldı gönlümü, dile söz verdi,
Ayaktan ayağa düştüm, yârenler.
7.
Mahtumkulu, bilge oldum, uyandım,
Uyandım, piştim, tutuştum, yandım,
Mânâ pazarında hayata döndüm,
Şirin gazel donun biçtim, yârenler.

DÜYŞÜNE DEĞMEZ
1.
Yoksullıkda nicelerin dövranı,
Yatıp, yagşı gören düyşüne değmez.
Niceler hasratda tapıp höşk nam,
Bir lezzetli tağam dişine değmez.
2.
Soran bolsa, sınam içre suzlar bar,
Yüz tümenden yeğdir, nice sözler bar,
Neysansız, ncbatsız niçe yazlar bar,
Hoşluk bilen geçen gışma cleğmez.
2.
Akıllar bar-başa bağlap keçeler,
İçgin-içgin sorsan, manı seçeler,
Akmaklıkda özün bezep niceler,
Kellesine saran peşine değmez.
3.
Anlamaza ayat sözlerin diysen,
Pıgamber hadisin önünde goysan,
Gıymazlıkda mün söz gulağna guysafi,
Ol sözler gulağnın daşma değmez.
4.
Incıtsa oğul-gız ene-atasm,
Toba kılmay, hak geçirmez hatasın,
Dövran gelse bilmez, ne iş tutasın,
Her kimin bu işler başına değmez.
5.
Niceler mal tapmaz, tengi-dest bolar,
Niceler bar-dünyelikden mest bolar,
Niceler bar-yiğitlikde nist bolar,
Niceler bar-süren yaşına değmez.
6.
Magtımgulı, gerçe işim namazdır,
Könlüm perişandır, sehvim derazdır,
Adam bar-mün tümen iydirsen azdır,
Adam bardır-iyen aşına değmez.

Türkiye Türkçesiyle:

DÜŞÜNE DEĞMEZ
1.
Yoksullukta nicelerin devrânı,
Yatıp, iyi gördüğü düşüne değmez.
Bir çoğu hasrette bulup kuru ekmeği,
Bir lezzetli yemek dişine değmez.
2.
Soran olsa, sinem içre sûzlar var,
Yüz binlerden yeğdir, nice sözler var,
Yağmursuz, nebatsız, nice yazlar var,
Hoşluk ile geçen kışına değmez.
3.
Âkiller var başa bağlayıp keçeler,
Samimiyetle sorsan, manâ seçeler,
Ahmaklıkta özün bezep niceler,
Kellesine sardığı sarığına değmez.
4.
Anlamaza âyet sözlerin desen,
Peygamber hadisin önüne koysan,
Yüksek sesle bin söz kulağ(ı)na kuysan,
O sözler kulağ(ı)nın dışına değmez.
5.
İncitse oğul kız ana atasın,
Tövbe kılmadan, Hak geçirmez hatasın,
Devrân gelse bilmez, ne iş tutasın,
Her kimin bu işler başına değmez.
6.
Niceler mal bulmaz, eli boş olur,
Niceler var, dünyalıktan mest olur,
Niceler var, yiğitlikte hiç yoktur.
Niceler var, sürdüğü yaşma değmez.
7.
Mahtumkulu, gerçi işim namazdır,
Gönlüm perişandır, hatam pek çoktur,
Adam var, tonlarca yedirsen azdır,
Adam vardır, yediği aşma değmez.

0
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry


Sponsorlu Bağlantılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir