Ana Sayfa / Biyografiler / Yunus Emre Kimdir, Kısaca Hayatı
Şairlerin Hayatı

Yunus Emre Kimdir, Kısaca Hayatı


Yunus Emre Kimdir, Kısaca Hayatı

« XIII. yy. tasavvuf şairi, 7-1320/21?

• Hayatı efsanelerle örtülü Yu­nus Emre hakkında bildiklerimiz, din ulularının hayat ve kerametlerini anlatan, Yunus’tan çok sonra yazılmış, menâkıb-nâmeler’deki sınırlı bilgilerle, şiirinden çıkarılan sonuçların ötesine geçmiyor. Kuvvetli bir din ve tasavvuf kültürü edin­diği anlaşılan Yunus, herhalde medrese öğreniminden sonra tasavvuf yoluna saptı,
Sakarya yakınlarında oturan Taptuk Emre adında bir şeyhe kapılandı, uzun yıllar ondan feyz aldı, sonra gurbete çıkarak Yunus EmreKonya, Şam ve Azerbaycan taraflarını do­laştı. Mevlânâ (ölm. 1273) ile görüştü. Risâletü’n-Nushiyye (Öğüt Kitabı) adlı kü­çük mesnevisini 1307/08’de yazdığı biliniyor. 1320/21 yıllarında ölmüş olmalıdır. Yunus, Porsuk çayının Sakarya’ya döküldüğü yerde Sarıköy’de doğmuş, hayatının büyük bir kısmını Sakarya dolaylarında geçirmiş, ölümünde yine Sarıköy’e gömül­müştü. 1970’de Yunus’a Sarıköy’de (bugün Eskişehir’in Mihalıççık ilçesine bağlı) demiryolu kenarında yeni bir anıt-mezar yapıldı; şimdi ebedî uykusunu bu türbede uyumaktadır • Tasavvuf akımı, XIII. yy. başlarında Türk dilinde ilk ifade­sini Mevlâna’nın tek tük Türkçe beyitlerinde, Sultan Veled’in yine sayıları pek az Türkçe şiirlerinde, Ahmed Fakih’in Türkçe küçük bir mesnevisinde, Şeyyad Ham-za’nın on kadar şiirinde bulmaya başlamıştı. Bu akımı taşkın ve gür lirizmi, halk ruhu ve dili ile, halka ve hayata bağlı kalarak en geniş ölçüde milletine devreden Yunus oldu. Arazla da yazan, ama en çok heceyi kullanan Yunus, tasavvuf felse­fesini millî unsurla kaynaştırdığı içindir ki yüzyıllar boyu tekke şiirinin önderi ol­mak değerini hiç kaybetmedi; özellikle Bektaşi, Hurafî, Kızılbaş şairler, halka mal olabilmek için, onun gibi yazabilmeyi davalarının ilk şartı saydılar. Vahdet-i vücut felsefesinin karanlıklarını, varlık-yokluk, insan-tanrı-ölüm kavramları arasındaki bağlantıları kuvvetli bir kültür ve derin bir sezişle aydınlığa ulaştıran bu ölümsüz şairin divanmdaki şiirlerin (ilâhî ve nefeslerin) sayısı 360 kadardır • Evvelce taş baskısıyla da birçok defalar basılmış olan Yunus Emre divanı, yeni harflerle Burhan Toprak (1933/34, 5. b. 1972) ve Abdülbaki Gölpmarh (1934, 1943, yeni b. Yunus Emre ve Tasavvuf adıyla, 1961) tarafından yayımlandı. Gene Gölpmarlı’nm Varlık Yaymları’nda çıkmış Yunus Emre kitabı, şairin kişiliğini özetler, şiirlerinden seçme­ler verir (6. b. 1968). Hakkında bir inceleme de Abdullah Rıza Ergüven tarafından hazırlandı: Yunus Emre (bütün yönleriyle 1982) • Adnan Saygım, Yunus’un şiirle­rinden bir kısmını besteleyerek bir Yunus Emre Oratoryosu meydana getirdi (1946) • Türk Yurdu dergisi şairin çeşitli cephelerini inceleyen yazıları, geniş bibliyograf­yası ile bir monografi niteliğinde bir Yunus emre özel sayısı çıkarmıştı (319, Ocak 1966). Yunus üzerine son bibliyografya Türk Edebiyatı dergisindedir (sayı 5, Mayıs 1972, haz. Ferit Ragıp Tuncer) <” Yunus Emre’nin hayatı Nezihe Araz tarafından romanlaştırılmıştır (1974) • Yunus Emre divanının yeni baskıları Milliyet (1971, haz. Cahit “Öztelli) ve Tercüman (1972,1001 Temel Eser dizisinde) yaymlarmdadır (genişletilmiş yeni baskı 1980).




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir