Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Youtube Kanalı
10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı

10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 27

Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları

“10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 27” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 27

HİKÂYEYLE FELSEFE: ÖZGE’NİN RÜYASI – III

Yönerge: Aşağıdaki hikâyeyi okuyunuz ve soruları cevaplayınız.

HİKÂYEYLE FELSEFE: ÖZGE’NİN RÜYASI – III

Felsefe ile karşılaştıkları ikinci rüyanın ardından birkaç gün geçmiş, Özge bu zaman boyunca Felsefe ile diyaloglarını defalarca zihninde canlandırmış ve ne çok kavram öğrendiğinin farkına varmıştı. “Galiba yavaş yavaş Felsefe’nin ne olduğuna dair kafamda bir düşünce oluşmaya başlıyor.” dedi. Bunun üzerine o güne kadar öğrenip zihninde oturtmaya çalıştığı felsefe ve kavramlar üzerine bir değerlendirme yazısı yazmaya koyuldu. Günün sonunda “Kavramları Yeniden Üretmenin Önemi” adlı yazısına son noktayı koymuş ve ilk felsefi denemesini yazmış olmanın mutluluğuyla yeni bir rüyaya dalmanın heyecanını duymuştu. Bu heyecan o günün gecesinde karşılık buldu. Özge ile Felsefe sanki aynı yerde, aynı nehrin kıyısında buluşmaya yazgılıymışlar gibi üçüncü kez karşılaşmışlardı.

“Dünyama yeniden hoş geldin.” dedi Felsefe, Özge’ye tebessümle bakarak. “Yeniden hoş bulduk.” dedi Özge tebessümle karşılık vererek. “Nasılsın? Neler yaptın?” soruları üzerine Özge günlerinin nasıl geçtiğinden ve neler yaptığından, yazdığı denemeden bahsedince Felsefe ile bunun üzerine kısa bir diyalogda bulundular. Daha sonra “Çok iyi işler başarmışsın, o hâlde kaldığımız yerden devam edebiliriz.” deyip yığılımlı ilerleme gözünü anlatmaya başladı.

“Yığılımlı ilerleme gözüm, ilk ortaya çıktığım çağdan bu yana benzer sorulara farkı yanıtlar veren filozoflara dönük gözümdür. Bu gözüm felsefi düşüncenin birbirini etkileyen ve bu etkileşimle ilerleyen bir niteliğe sahip olmasını ifade eder. Düşünürler, aynı probleme yeni ve farklı çözümler getirirken başka düşünürlerin ortaya koyduğu görüşlerden etkilenir. Onların görüşlerinden yararlanırlar. Böylece yeni düşünceler geliştirilir ve sürekliliği sağlanır. İşte bu gözüm de filozofların düşünce, bilim, sanat ve benzeri alanlarda ortaya koyduğu farklı her yaklaşımı kaydeder. Bu şekilde birbirini etkileyen filozofların yaklaşımları üzerinden ortak bir birikime katkıda bulunur. Bunun sonucunda da felsefi düşünce zenginleşir.” dediğinde “Nasıl yani! Bir örnek verebilir misiniz?” diye sordu Özge.

“Örneğin ‘Doğru bilginin kaynağı nedir?’ sorusuna felsefe tarihinde birçok filozof ‘Doğru bilginin kaynağı duyulardır.’ yanıtını verirken birçok filozof doğru bilginin akılla elde edileceğini savunmuştur. Alman filozof Kant ise bu çabaların tümüne ‘Hayır!’ diyerek her iki yaklaşımın eksik yanları ile doğru yanlarını karşılaştırıp yeni bir senteze ulaşmıştır. Buna göre doğru bilgi hem duyumun hem de aklın ortak imkânlarıyla ortaya çıkar. Böylece kendisinden önce yaşamış filozofların yaklaşımlarını da gözeterek yeni bir yaklaşım tarzı ortaya koymuş, bu anlamda yeni bir adım atmış ve ortak birikime katkı sağlamıştır.” dedi. Özge “Anladım.” deyince Felsefe, eleştirel olma gözünü anlatmaya başladı.

“Eleştirel olma gözüm, doğruları akıl yoluyla bulmaya çalışarak bilgeliği elde etmeye yönelen gözümdür. Doğrulara ulaştığı zaman bile onu sorgulayan, aşmaya çalışan yanımdır. Herhangi bir düşünceyi ya da görüşü ele alırken onu olduğu gibi kabul etmek yerine akıl süzgecinden geçirir; akıl yürütme, analiz ve değerlendirmede bulunur; onu oluşturan bütünü parçalarına ayırır; iyi ve kötü yanlarını ortaya koymaya çalışarak bana katkıda bulunur. Bu şekilde, olana farklı bir gözle ve çok yönlü bakabiliyorum.” dedi ve “Unutma Özge, eleştiriye tabi olmayan her düşünce insanı tek yönlü bakmaya zorlar. Böylece varlığın başka yönlerini görmez, sığ ve kısır bir düşünce dünyasında yaşamaya mahkûm olursun, bu da körlüktür. Eleştirel gözle bakan kişi, körler memleketinde gören kişidir, bu kadar önemli.” diyerek eleştirel olmanın ve eleştiriye açık olmanın önemine değindi. Özge “Körler memleketinde görmek ifadesi durumu tam da özetlemiş sanki, sevdim bunu. Bunu not almalıyım.” dediğinde Felsefe “O hâlde öteki gözümüzden bahsetmeye başlayabiliriz.” diyerek devam etti.

“Öteki gözüm ise refleksif olma gözüm. Sevgili Özge, düşünmek kendiliğinden olmaz. Ya özne ya da nesnesi olmalı. Yani ya düşünen birisi olmalı ya da üzerinde düşündüğümüz bir şey, bir konu, bir problem olmalı. Burada ‘Biz neleri düşünürüz?’ sorusu ilk adımdır. Bu gözüm, sorgulama gözüm ile benzerlik gösterir. Bunda da bir sorgulama var ancak bu gözümde düşünce kendisi dışında başka bir konuyu

  • Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.

10. Sınıf Felsefe Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 27 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!