10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 139
“10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 139” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Felsefe Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 139
FELSEFİ SORUŞTURMALAR
“Acı” gibi duyum terimlerinin işlevi nedir? Bu terimler anlamlarını nasıl kazanırlar? Bu soruları ilk düşünmeye başladığımızda çoğumuz kendimizi bir çeşit resmin içinde buluruz. Acı çekiyor olmak, varsayımımıza göre bir çeşit zihin durumudur. Sanki zihinsel yaşamımız aşılmaz bir engelin ardındadır.
Fiziksel bir engelden söz etmiyorum, örneğin kafatası gibi bir engel değil bu. Fiziksel olarak beyin, kafatasının içinde gizlenir ve dolayısıyla başkaları normal olarak beyni gözlemleyemez. Ama beynimin diğerlerinden mutlaka saklanması söz konusu değildir.
Tabii ki diğer insanlar benim dışa yönelik davranışlarımı gözlemleyebilir. Ayağıma koca bir taş düşürdüğümde zıplayıp acı ile çığlık attığımı gözlemleyebilir. Ayrıca acı çektiğimde kafamın içinde fiziksel olarak neler olup bittiğini, beyin taraması ya da fiber optik problar aracılığıyla ortaya çıkarabilirler. Ama yine de bu onlara benim deneyimlediğim şekliyle acıma ulaşma imkânını vermez. Özne açısından, deneyimin bana göre nasıl olduğunu bulup ortaya koyabilmek üzere zihnime giremezler.
Beynimin tersine acım esas itibariyle özeldir. “Acı”yı bu özel, içsel alanda karşılaştığı bir şeyin adı olarak kullanıyorum. “Acı ile şunu demek istiyorum” diyerek ve içsel olarak karşılaştığım tatsız duyuma odaklanarak “acı”yı tanımlayabilirim.
Ama “acı” kelimesini bu şekilde kullanıyorsam o zaman esas itibarıyla özel olan yalnızca acım değil, “acı”nın anlamı da aynı şekilde özeldir.
“Duyum ve diğer psikolojik terimlerin içsel olarak özel fenomenlere uygulanan etiketler” olduğu şeklindeki görüş, en azından başlangıçta makul görülebilir. Bu görüşün değişik biçimleri çağlar boyunca birçok filozofun düşüncelerinde ortaya çıkmıştır. Ama eğer Wittgenstein haklıysa özü itibarıyla özel alan olan zihnin resmi temelde karmaşıktır. Böyle bir alan yoktur. Bu felsefi bir yanılsamadır.
Wittgenstein’a göre duyum terimlerinin anlamları yalnızca herkes tarafından erişilebilen yani diğerleri tarafından görülen ve duyulan şeye atıfta bulunularak elde edilebilir.
(Stephan Law, Büyük Filozoflar eserinden derlenmiştir.)
2. Yönerge: “Felsefi Soruşturmalar” metnini (İhtiyaç hâlinde “29. Kavram Çalışması: Ben Böyleyim ve 30. Kavram Çalışması: Ne Dersiniz?”den faydalanabilirsiniz.) dikkate alarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.
1. Metinde ileri sürülen temel görüş nedir? Açıklayınız.
- Cevap: Duygular ve onun zihnimizde yarattığı anlamlar kişilerin deneyimleriyle anlam kazanır ve kişiye özeldir. Aynı kelime farklı kişilerde farklı anlamlar çağrıştırabilir çünkü zihnimizde olup bitenlerin ancak bir kısmı ölçülebilir ve dışarıdan gözlemlenebilir.
2. Metindeki görüşlere katılıyor musunuz? Açıklayınız.
- Cevap: Öğrencilerin söz konusu görüşe neden katıldığını ya da neden katılmadığını açıklaması beklenir.
3. Sizin bu konu hakkında alternatif (konu, kuram veya yöntemsel farklılık sunan) bir görüşünüz var mı? Açıklayınız.
- Cevap: Öğrencilerin alternatif (konu, kuram veya yöntemsel farklılık sunan) görüşler sunabilmesi ve açıklayabilmesi beklenir. Örneğin “eğer -acı- özel ve içsel bir şeyse o zaman acıyı hissetmeyen insanlar (ya da acı eşiği yüksek olanlar) acının ne anlama geldiğini bilemezlerdi.” gibi bir argüman ile alternatif görüş sunulabilir.
10. Sınıf Felsefe Meb Yayınları Kavram Öğretimi Kitabı Cevapları Sayfa 139 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























