10. Sınıf Tarih Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 191
“10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Sayfa 191 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Tarih Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 191
Şeyh Edebali’den tefsir, hadis, usul ve fıkıh eğitimi almış; bu nedenle o dönemin Osmanlı toplumunda Şeyh Ebebali’den sonraki en büyük fıkıh âlimi kabul edilmiştir. Osman Gazi ile gazalara katılmış, Karacahisar’ın Fethi’n- den sonra buranın fakihlik ve imametine (müftülüğüne) tayin edilerek ilk cuma hutbesini okumuştur. Aşıkpaşazade, bu hutbeyi Osmanlıların bağımsızlık ilanının bir göstergesi olarak anlatmıştır.
Aşıkpaşazade’ye göre bu olay şöyle gelişmiştir: Osman Gazi Karacahisar’ı aldığında Germiyan ülkesinden ve başka yerlerden gelen kişiler şehirdeki boş evlere yerleşmek ister. Osman Gazi de bu boş evleri yeni gelenlere tahsis ederek şehrin hayat bulmasını ve güzeiieşmesini sağıar. Ayrıca şeı indeki kiiiseien mescit ve cami i ere dönüştürür ve bir pazar yeri kurar. Bir süre sonra yeni şehir halkı, o toplumda sevilen, sayılan, cemaat namazlarında imamlık yapan Dursun Fakih’e giderek cuma namazı kılmayı ve başlarında bir hâkim olmasını istediklerini anlatır. Dursun Fakih Osman Gazi’nin kayınpederi Şeyh Edebali’ye bu talebi bildirirken Osman Gazi çıkagelir. Halkın isteklerini duyan Osman Gazi “Size ne lazım geliyorsa öyle yapın.” der. Dursun Fakih ise bu iş için Selçuklu sultanından izin almak gerektiğini söyler. Bunun üzerine Osman Gazi, “Ben bu şehri bizzat kendi kılıcımla aldım. Sultanın bu işte bir katkısı olmadı ki şimdi ondan izin alayım. Ona sultanlık veren Allah bana da gaza yoluyla hanlık verdi. Kastedilen şu sancak ise ben o sancağı götürüp kâfirlerle uğraşmadım. Eğer Selçuklu sultanı ‘Ben Selçuk soyundanım.’ derse ‘Ben de Gök Alp oğluyum.’ derim. Yok eğer ‘Ben bu ülkeye onlardan önce geldim.’ derse ‘Benim dedem Süleyman Şah da ondan önce gelmiştir.’ derim.” der. Osman Gazi’nin bu sözlerini işiten halk onun egemenliğini kabul eder ve Dursun Fakih’ten kendilerine imamlık ve hâkimlik yapmasını ister. İlk cuma namazı onun imamlığında Karacahisar’da kılınır ve ilk hutbe okunur. İlk bayram hutbesi ise Eskişehir’de okunur ve bayram namazı kılınır.
Dursun Fakih, Şeyh Edebali’nin vefatından sonra onun yerine geçerek fetva işlerini yürütmüştür. Ölüm tarihi tespit edilememiştir.
Soru: Aşıkpaşazade’nin aktardıklarından yararlanarak Osmanlı Devletinde ilim ve irfan geleneğinin oluşumu ile ilk dönem fakihlerinin ilişkisi hakkında hangi çıkarımlarda bulunulabilir? Açıklayınız.
- Cevap: Osmanlı’da ilim ve irfan geleneği, din âlimleri ve fakihlerin öncülüğünde şekillenmiştir. Dursun Fakih gibi âlimler hem dini hem hukuki düzeni sağlamıştır. Bu kişiler halkla devlet arasında bağ kurarak toplumsal düzeni güçlendirmiştir. İlk fakihler Osmanlı’nın manevi temellerinin oluşmasında önemli rol oynamıştır.
10. Sınıf Meb Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 191 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























