10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Sayfa 216
“10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 216 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 216
ZİBA DUDU ‒ Aç evladım, aç! Sevgilin olduğuna kuşkun kalmasın. (Habbe Kadın’la beraber Sakine Hanım’ın duvağını açması için Müştak Bey’i zorlarlar.)
MÜŞTAK BEY ‒ İstemem! (Elini çekerken Sakine Hanım’ın duvağıyla iğreti saçı kazayla eline takılır kalır. Sakine Hanım’ın yüzü ve ak saçları ortaya çıkar.) Bu ne?..
ZİBA DUDU ‒ Vaaay! Zavallı kızcağızın sırma gibi nazik saçlarını yolup çıkardı.
MÜŞTAK BEY ‒ Haklısın, ak saçları beyaz sırma gibi. Baksana, nasıl parıl parıl parlıyor.
ZİBA DUDU ‒ Ay, bu söz geline değil yenge kadınla banadır. Ben sana laf atmayı öğretirdim de…
(Habbe Kadın’a) Haydi, yenge kadın! Gelin hanımı çabuk dışarı çıkar da nikâhını kıyan efendiyi çağırt. Yanımızdaki kahvededir. Orada bulunan mahalleliyi alsın da gelsin. Şuna ne olup bittiğini anlatsınlar.
(…)
Altıncı Sahne
(MÜŞTAK BEY-ZİBA DUDU-HABBE KADIN-EBÜLLAKLAKA-BATAK ESE –MAHALLELİ)
EBÜLLAKLAKA ‒ (Başında bir dildâde, kılık değiştirmiş olarak ve vurgularıyla harfleri çatlata patlata) Sanki beni bir telaş ile böyle uykudan kaldırıp da getirtmenin ne anlamı var? Ortaoyununa çıkar gibi bakın şu kıyafetime! Ayıp… Gürültünüz ne böyle? Ne oluyor?
ZİBA DUDU ‒ (Entarisinin kenarıyla başı örtülmüş olduğu hâlde Ebüllaklaka’nın elini öper.) Amanın efendim, güveyi olacak şu herif isteye dileye aldığı hanımı şimdi istemiyor. Bütün saçını başını yoldu. O şöyle dursun yenge kadınla bana etmediği edepsizlik kalmadı. Size anlatmaya
utanıyorum.
EBÜLLAKLAKA ‒ (Müştak Bey’e) Vay, vay!
MÜŞTAK BEY ‒ Efendim, izin veriniz bendeniz de bildiğim kadar gerçeği size anlatayım.
EBÜLLAKLAKA ‒ Sen sus sefil! Ninen gibi biçare hatun yalan mı söyleyecek?..
ZİBA DUDU ‒ Efendim bu kızı mutlaka almalıdır.
EBÜLLAKLAKA ‒ Almalı ya! Almazsa namusuna leke sürmüş olur! (Mahalleliye) Öyle değil mi komşular?
MAHALLELİ ‒ Hay hay!..
MÜŞTAK BEY ‒ Alamam efendim! Bunda bir yanlışlık var. Çünkü bana nikâh ettiğiniz kız bu değildir. Bunun küçüğüdür. Ben onu isterim.
EBÜLLAKLAKA ‒ Hayır, sana nikâh ettiğimiz büyük kızdır.
MÜŞTAK BEY ‒ Değildir.
EBÜLLAKLAKA ‒ Vay! Sen beni de mi yalancı çıkarıyorsun? Bu ne yüzsüzlüktür!
(…)
MÜŞTAK BEY ‒ Vay ferasetli adam vay!
BATAK ESE ‒ Feres atlu adam sensin! (…)
EBÜLLAKLAKA ‒ Bu herif hem edepsiz hem deli.
BATAK ESE ‒ Benim aklıma galırsa hem hapishaneye gomalı hem tımarhaneye.
EBÜLLAKLAKA ‒ Bana danışırsanız, her şeyden önce bir edepsiz belgesini alalım da bu edepsizi mahallemizde
oturtmayalım. Artık istemeyiz!
MAHALLELİ ‒ İstemeyiz!..
Yedinci Sahne
(MÜŞTAK BEY-ZİBA DUDU-HABBE KADIN-EBÜLLAKLAKA-BATAK ESE-ATAK KÖSEHİKMET
EFENDİ)
ATAK KÖSE ‒ (Sırtında küfe, bir elinde kürek, ötekinde süpürgeyle) İstemeyüz!
HİKMET EFENDİ ‒ (Atak Köse’nin ardından yetişerek) Ne istemiyorsunuz?
ATAK KÖSE ‒ Ben ne bileyin! Mahalleli “istemeyüz” diyor, ben de öyle der diyorun? Elbette mahallelinin öyle demelerinde hakkı vardır.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 216 Cevapları ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























