Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA
10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 228

“10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 228 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 228

BİR MANEVRA

Atatürk askerliğin âşığı idi: Geçen harp sonrası millî liderler arasında tek asker o iken, hiç üniformalı dolaşmayan da o olduğunu yazmıştım.
Devlet Reisi olduktan sonra yalnız bir defa, nihayet belki iki defa Mareşallik üniformasını giymiştir. İstiklâl madalyasına kadar Çanakkale savaşlarında kazandığı Osmanlı madalyasına bağlı idi. Bu madalya kendisine verilmiş bir şey değil de, onun şerefi göğsünde sanki kendiliğinden doğan bir şeydi. Birinci Dünya Harbinde âdeta zorla vazife almıştı. Rütbelerini kıskançlıkların pençesinden çekerek ve sökerek kurtarmıştı. Osmanlı altın madalyası yalnız siper savaşlarının değil, karakter ve irâde çatışmalarının da sembolü idi.
Ankara’nın toz kasırgaları içinde nefes kesilen ilk yıllarda idi. Rahmetli Doktor Fikret anlatırdı. Viyana’da röntgenli bir hekim muayenesinden geçmiş. Profesör sormuş:
— Fırıncı mısınız?
Ömrü Ankara’ da geçen eski bir milletvekili idi.
Bir gün, henüz Gazi ve Müşir Mustafa Kemal Paşa olan Atatürk arkadaşları arasında beni de manevraya götürmüştü. Bizim kuvvetlerimizle Kocaeli tarafla ından gelen kıtalar Dikmen sırtlarında son çarpışmalarını yapacaklardı. Atatürk’ü adım adım takip ediyordum. Olanca varlığını, nihayet bir oyun olan manevraya vermişti. Siperlere girip çıkıyor, soruyor, meraklanıyor, anlatıyordu. Hiç unutmam. Küçük bir kıta komutanına durumu izah ettirmiş ve ne karar vermiş olduğunu anlamak istemişti. Komutan canlı canlı cevap veriyordu:
— Pek doğru çocuğum, fakat acaba şöyle de olamaz mı? Böyle de düşünülemez mi? Gibi uyarışlarla subayın görüş ve teşhis yanlışlarını düzeltmeğe çalışıyor, subay hemen onun dediğini benimsiyordu.
Bu kıta komutanı manevra sonunda takdir kazananlardan biri idi. Atatürk başkalarına bile:
— Ne mükemmel hareket etmiştir, diye genç komutanı övüyordu.
Bir aralık, tabiî alâkalıların olmadığı bir zamanda, “— Paşam, ben yanınızda idim, hepsini siz kendiniz yapmıştınız.” dedim.
Güldü:
— Bilir misin, dedi, ben harplerde de böyle idim. O kadar az imzalı emrim vardır ki eğer tarih, yazılı vesikalara göre hüküm verecek olsa, bana atfolunan zaferlerin harplerinde benim bulunmuş olduğumu bile güç isbat eder.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır. 

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 228 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2024 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!