Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA
10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 273

“10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Sayfa 273 Meb Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 273

“Deli eder insanı bu dünya,
Bu gece bu yıldızlar bu koku”

Orhan Veli

Biz mavi yolculara balık vermekte deniz hep nazlı davranmıştır, orfos ararken sinagrit tutmuş, barakuda peşinde koşarken barbunya bulmuş, her yolculukta beklenmedik olaylarla karşılaşmıştık, ama sirti ya da paraketa ile tutamadığımızı ağ ile tutmuş, hiçbir zaman da büsbütün balıksız kalmamıştık. Bu yolculuk için Ayvalıklı bir dost ağzımızı sulandırmıştı: Altınoluk mendireğinin dibinde bir orfos tarlası varmış, deniz tüfeği ile orfos’ları vur vurabildiğin kadar, vuramazsan elini uzat yakala. Şu Altınoluk’tan neler de neler bekliyorduk! Dostumuzun dayısı bizi Kazdağı’nın yamaçlarındaki şelalelere, göllere çıkaracaktı, belki de Sarı Kız’a gitmiş bir Türkmen’le tanıştıracaktı, körfezin neresinde ne balık bulunduğunu söyliyecekti bize. Sarı Kız neyse, güzel adlı Altınoluk da o oldu bizim için: sır perdesini kaldıramadık bir türlü. Otobüsle körfeze inerken, soruyordum habire şoföre: “Altınoluk nerde?” Bir şeyler mırıldandı, ama Altınoluk’u gösteremedi doğru dürüst. Ayvalık’ta Altınoluk, orfos yatağı dedik, kimse aldırmadı, Altınoluk’ta ne var ki! deyip geçtiler. Sonunda da rüzgâr, deniz, fırtına yüzünden Altınoluk’un ne kendisini, ne de orfosunu görebildik.

Öyledir Türkiye’de, İstanbullu Kadıköy’ü bilmez, bilmediği için hor görür, İzmirli de Foça’ya uğramamıştır, yolu düşmediği için boş verir oraya. Altınoluk hakkındaki olumsuz görüşlere pek aldırış etmedim. Eyuboğlu bize yolculuğumuz boyunca balık tutacak bir balıkçı bulmuştu. Motorlu sandalı da vardı. Motorda takım taklavatının tamam olup olmadığını kontrol eden çıkmadı aramızda. Bir haftalık yolculukta epey yol almak istiyorduk. İlk gününden bir telâşa kapıldık, ikinci günü de fırtına koptu, yola çıkıp çıkamıyacağımız belli değil. Balıkçımız çok iyi bir adamdı, balık tutayım diye çırpındı, karada bulsa satın alacak, havada bulsa yakalıyacaktı, ama deniz dedi, rüzgâr dedi, dinamit dedi, sekiz günlük yolculuk boyunca bir tek balık tutamadı. Arkadaşlar çok güldüler, balıkçının beceriksizliğine, takımlarının eksikliğine verdiler. Gülünecek şey değil, bizim balıkçı bir yana, öbür balıkçılar da balık tutamıyor, dahası balık yok, balıkçılık diye bir meslek yok bu kıyılarda. Bir tek İmroz’da Çanakkale balık pazarından balık getiren motora rasladık ve dizisi 10 liraya nefis barbunya balıkları aldık, yedik, o kadar. Yer yüzünde çoraklaşan topraklarımız ne haldeyse, denizlerimiz de öyle, kara sularına fırlattığımız dinamit bombaları yüzünden Homeros’un deyimiyle “ürün vermez” olmuş. Balıkçılık diye bir meslek de kalmamış yahut yakında kalmıyacak Türkiye’de. Bu yıl Bodrum’a giden bir arkadaş Bodrum’da da balık çıkmadığını söyledi. Ah Mercan, bize adından başka balık sunmamakla alay ettiğimiz zavallı

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır. 

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 273 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2024 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
1
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!