11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 210
“11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Sayfa 210 Tuna Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 210
Belli bir alanda yaşamını sürdüren canlılar; etkileşim hâlinde oldukları hava, su, toprak, iklim vb. cansız çevre elemanlarıyla birlikte ekosistemi oluşturur. Ekosistemler, bulundukları çevreye göre adlandırılır. Örneğin deniz, göl, nehir gibi ortamlardaki ekosistemler genel olarak sucul ekosistemler; dağ, ova, vadi gibi ekosistemler de karasal ekosistemler olarak adlandırılır. Sınırları belirli bir alanda bulunan tüm türlere ait canlıların oluşturduğu birliğe komünite denir. Komünitelerin büyüklükleri değişkenlik gösterir. Örneğin bir ormandaki bütün canlılar bir komünitenin üyeleri olabileceği gibi ormandaki bir ağaç ve bu ağacın üzerinde yaşayan tüm mikroorganizmalar, böcekler ve kuşlar başka bir komüniteyi oluşturabilir. Hatta bir hayvanın bağırsağındaki mikroorganizmalar da bir komünite olarak nitelendirilebilir. Komünitelerin varlığını sürdürdüğü, homojen özelliklere sahip coğrafi alana biyotop denir. Biyotopun büyüklüğünün komünitenin büyüklüğünü etkilemesine rağmen bu iki durum arasında her zaman doğru orantı yoktur. Örneğin çöldeki komünitelerin biyotopunun geniş olmasına rağmen tür çeşitliliği ve birey sayısı az; bol yağış alan bölgelerdeki komünitelerin biyotopunun çöle göre küçük olmasına rağmen tür çeşitliliği ve birey sayısı fazla olur.
Komünite farklı türlere ait canlı topluluklarından oluşur. Sınırları belirli bir alandaki aynı türe ait canlılar popülasyon adını alır. Genellikle karasal ekosistemlerdeki komünitelerde baskın tür bulunur. Ko- münitede sayıca en çok bulunan ya da en fazla biyokütleye sahip tür, baskın tür adını alır ve komünite bu baskın tür adıyla adlandırılır. Örneğin kızılçamın yoğun olduğu ormanlık alan, kızılçam ormanı olarak anılır (Görsel 2.1.1). Sucul ekosistemlerdeki komünitelerde genellikle baskın tür belirgin değildir.
Farklı ekosistemlerin kesiştiği alanlarda, komüniteler arasında belirgin farklılıkları olmayan ve her iki komüniteye ait türlerin görüldüğü bölgeler bulunur. Bu bölgelere ekoton (geçiş bölgeleri) denir. Örneğin göl ekosistemindeki komüniteyle karasal ekosistemdeki komünite arasında bulunan kıyı bölgesi ekoton özelliği taşır. Geçiş bölgelerinin genişliği değişkendir ve bu bölgeler her iki komüniteye ait özellikleri kısmen barındırır. Örneğin çayır ekosisteminde bulunan komüniteyle orman ekosisteminde bulunan komünite arasındaki ekotonda çalılar ve kısa boylu ağaçlar bulunur (Görsel 2.1.2). Ekotonda tür çeşitliliği fazla, birey sayısı azdır.
Komüniteler sahip oldukları biyolojik çeşitlilik bakımından farklılık gösterir. Biyolojik çeşitlilik; tür içi, türler arası ve ekosistemler arasındaki çeşitlilikten kaynaklanan canlılar arasındaki çeşitliliğin tümünü kapsar. Komünitelerde bulunan türlerin sayısı ve birbirlerine nispi yoğunluğu, komünitenin biyolojik çeşitliliğini gösterir. Barındırdıkları tür sayısı daha fazla olan komünitelerin biyolojik çeşitliliği de yüksek olur. Ancak biyolojik çeşitliliğin belirlenmesinde türlerin nispi yoğunluğu da önemlidir. Komünitedeki türlerin birey sayısı bakımından birbirlerine oranları, türlerin nispi yoğunluğunu verir. Aynı sayıda türe sahip olsa bile barındırdığı türlerin nispi yoğunlukları birbirine yakın olan komünitenin biyolojik çeşitliliği daha fazla olur. Örneğin A komünitesinin sahip olduğu üç türün yoğunluklarının %30, %35 ve %35 olması; B komünitesinin aynı sayıdaki türlerinin yoğunluklarının %70, %20 ve %10 olması hâlinde A komünitesinin biyolojik çeşitliliği daha fazladır.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Tuna Yayınları Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 210 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























