Kitap Cevapları TIKLA
Test Çöz TIKLA
sınıf 1 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 2 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 3 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 4 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 5 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 6 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 7 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 8 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 9 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 10 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 11 Ders Kitapları ve Cevapları
sınıf 12 Ders Kitapları ve Cevapları
Test Çöz Sayfası
11. Sınıf Biyoloji Tuna Yayınları

11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 38

Test Çöz Sayfası

“11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Sayfa 38 Tuna Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

11. Sınıf Biyoloji Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 38

1.2.4. Böbrek Üstü Bezleri

Böbreklerin üst kısmında bulunan böbrek üstü bezleri adrenal bezler olarak da adlandırılır. Böbreklerden bağımsız olarak çalışan bu bezlerin dışta kabuk (korteks) ve içte öz (me- dulla) olmak üzere iki bölgesi bulunur (Şekil 1.1.23). Kabuk bölgesi daha çok endokrin uyarılara tepki verir. Örneğin stres durumunda hipotalamus, salgılatıcı faktörlerle hipofizin ön lobunu uyarır. Buradan da adrenokortikotropik hormon salgılanır ve böbrek üstü bezinin kabuk bölgesini uyarır. Öz bölgesi sinirsel uyarılara tepki verir.

Kabuk bölgesinden salgılanan hormonlara genel olarak kortikosteroitler adı verilir. Bu hormonlar ve görevleri aşağıda belirtilmektedir:

Kortizol: Karbohidrat, protein ve yağ metabolizmasını düzenler. Karaciğerde depolanmış glikojenin yıkılması sonucu oluşan glikozun yetmediği durumlarda protein ve yağların yıkılmasını, oluşan yapı taşlarının da glikoza dönüşmesini sağlayarak kan şekerini yükseltir. Ayrıca bağışıklık tepkisini ve iltihaplanmayı azaltır. Kortizol romatizma, alerji gibi çeşitli rahatsızlıklarda tedavi edici olarak kullanılır. Bağışıklık sistemiyle ilgili olan bu rahatsızlıklarda kortizol kullanımı bağışıklığı baskıladığı için tercih edilmektedir. Adı geçen rahatsızlıkların belirtilerini geçici süreyle ortadan kaldıran kortizol, uzun süreli kullanıldığında bireyde kilo artışı gibi yan etkilere neden olmaktadır.

Aldosteron: Böbreklerde sodyum (Na+) ve suyun emilimini artırıp potasyum (K+) emilimini azaltır. Böylece kanın, hücre içiyle hücre dışındaki sıvıların iyon ve su dengesini düzenler. Bu sayede aldosteron dolaylı bir şekilde kan pH düzeyinin ayarlanmasına da katkı sağlar. Az salgılandığında bağışıklık sistemi zayıflar. Gerekli önlemler alınmazsa zamanla düşük tansiyon, hâlsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, baş dönmesi, kilo kaybı, cilt renginde koyulaşma, kas ve eklemlerde ağrı gibi belirtilerle kendini gösteren Addison hastalığı meydana gelebilir. Bu hastalık kortizol eksikliğinde de ortaya çıkabilir. Hastalığa deri bronz rengini aldığı için tunç hastalığı da denir. Aldosteron seviyesinin normalden fazla olması, vücutta sodyum birikmesine ve buna bağlı olarak suyun tutulmasıyla ödeme neden olur. Ayrıca vücuttan potasyumun atılmasını artırır. Bu durum bir yandan yüksek tansiyon, inme, kalp krizi, kalp yetmezliği ve böbrek yetmezliği gibi sorunlara yol açarken diğer yandan kas ve sinir hücrelerinin zarlarında hiperpolarizasyona neden olur. Bu da kaslarda uyarı yetersizliğine bağlı olarak kas zayıflığı oluşmasına yol açar.

Kabuk bölgesinden az miktarda östrojen ve testosteron da salgılanır.

Beyinden gelen sinirsel uyarılara tepki olarak öz bölgesinden adrenalin ve noradrenalin salgılanır. Bu hormonlar, vücudun ani ihtiyaç duyması hâlinde üretilebilecek enerji miktarının artmasını sağlar.

Adrenalin (Epinefrin): Tehlike ve stres altındayken kandaki miktarı artar. Adrenalin, kalp atışını hızlandırırken kalbin kan pompalama hacmini artırır ve kan basıncını yükseltir. Ayrıca akciğerlerin kapasitesini yükselterek vücuda daha fazla oksijen taşınmasını sağlar. Karaciğerdeki glikojenin glikoza dönüşerek kana geçmesini hızlandırır. Ayrıca yağ hücrelerindeki yağın yıkımını uyararak kana yağ asitleri geçişini sağlar. Böylece hücreler tarafından yakıt olarak kullanılabilecek glikoz ve yağ asitlerinin kandaki oranı artmış olur.1 Bununla birlikte deri, sindirim sistemi ve böbreklerdeki kan damarlarını daraltarak kanın çoğunun kalp, beyin, akciğer gibi organlara ve iskelet kaslarına yönelmesini sağlar. Bu yüzden korku anında deri rengi solar, soluk alışverişi ve metabolizma hızlanır. Buna karşın sindirim faaliyetlerinde yavaşlama görülür.

  • CevapBu sayfada soru bulunmamaktadır.

11. Sınıf Tuna Yayınları Biyoloji Ders Kitabı Sayfa 38 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

2025 Ders Kitabı Cevapları
🙂 BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER, PAYLAŞ!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Bir yanıt yazın

**Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!