11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 38
“11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Sayfa 38 Hisar Yayınları” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.
11. Sınıf Felsefe Ders Kitabı Cevapları Hisar Yayınları Sayfa 38
b. Aristoteles
Aristoteles (Görsel 1.27), sistematik felsefenin gelişmesini sağlayan çalışmalar yapmıştır. Pek çok eserinde kendinden önceki filozofların düşüncelerine yer vermiş olması ve bu düşünürlerce ele alınan problemleri yeniden incelemesi bakımından bir felsefe tarihçisi olarak da kabul edilir. Felsefi çalışmalarına Platon’un kurduğu Akademia’da başlamış daha sonra Lykeion (Likeyon) adlı okulu kurmuştur. Bu okul; bilimsel bilgilerin çok yönlülüğü, öğretimdeki disiplini, planlı araştırma ve çalışmalarıyla kısa sürede Akademia’yı gölgede bırakmıştır. Aristoteles felsefesi, çağının geniş felsefi birikimini bir araya getiren büyük bir sistem olarak görülmelidir.
Onun sistemli felsefesi mantıktan biyolojiye, ahlaktan siyasete kadar bilginin hemen her kolu ile ilgilenmiş ve bu alanlarda kapsayıcı açıklamalar getirmiştir. Aristoteles’in ilgi ve çalışma alanlarının çok yönlülüğü nedeniyle pek çok alanda etkili olmuş ve iz bırakmıştır. Ünlü İslam filozofu İbn Rüşd onun hakkında şöyle der: “… Yunanların en bilgesi; mantık, fizik ve metafiziği ortaya koymuş ve tamamlamış olan Aristoteles’tir. Bu bilimler üzerine ondan önce yazılmış olan bütün eserler, kendilerinden söz edilmeye değmez ve onun eserleri tarafından gölgede bırakılmıştır.”
• Varlık Anlayışı
Aristoteles; Yunan felsefesinin varlıkla ilgili biri materyalist (maddeci), diğeri idealist (düşünceci) olmak üzere iki temel yaklaşımdan meydana geldiğini görerek bu iki yaklaşımın da eksik olduğu yönünde değerlendirmelerde bulunmuştur. Aristoteles’e göre materyalist yaklaşım hem bir değer ve inanç varlığı olan insan doğasıyla ilgili tatmin edici bir açıklama getirememiş hem de değişmeyi açıklamak bakımından yetersiz kalmıştır. Aristoteles, Platon’un idealist varlık anlayışını ise basitleştirici bir yaklaşım olarak görmüştür. Ona göre Platon’un kuramı, ideaların maddi dünyadan ayrı varoluşu olduğunu öne sürmekle birlikte bu ideaların duyusal dünya ile nasıl ilişki kurduklarını açıklayamamıştır.
Platon, bilgi bakımından duyusal varlıkların gerçekliğini reddeden bir idealizmi benimserken Aristoteles, bu yaklaşıma karşı eleştirel bir bakış açısına sahip olmuştur. Ona göre gerçekten var olan, “şu” diye gösterdiğimiz bireysel varlıklar ve bu dünyadır; fenomenlerden (algılanabilenler) ayrı, ikinci ve üstün bir dünya, idealar dünyası yoktur. Geliştirdiği madde-form kuramına göre nesnelerin idea ya da form olarak adlandırılan varlığı, fenomenlerin dışında ayrı bir gerçekliğe sahip değildir, idea ya da form, fenomenlerin içinde kendini gerçekleştiren özdür.
Aristoteles’e göre nesnelerin varoluşu ve hareketi kavranmak isteniyorsa kendisi salt form olan, artık hareket etmeyen ama bütün hareketlerin ilk nedeni olan bir ilkenin kabul edilmesi gerekir. Aristoteles’in ilk hareket ettirici ilke ya da salt form dediği bu ilke, Piaton’un felsefesindeki “iyi ideası”na benzer.
• Varlığın Dört Nedeni Öğretisi
Aristoteles’e göre var olan şeylerdeki oluşumu ve değişimi açıklayabilmek için dört nedene ihtiyaç duyulur. Bu nedenler şunlardır: maddi neden, formel neden, etkin (fail) neden, ereksel (amaçsal) neden.
- Cevap: Bu sayfada soru bulunmamaktadır.
11. Sınıf Hisar Yayınları Felsefe Ders Kitabı Sayfa 38 ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.























